Oluşan dev su birikintileri ve çamur yığınları, binlerce yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığı çadır kentleri yaşanmaz hale getirirken, sağlık uzmanları çok daha büyük bir tehlikeye işaret etti. Bölgedeki doktorlar, durgun ve kirli sulardan kaynaklanan "bataklık humması" (Leptospirosis) vakalarının hızla yayılabileceği konusunda uluslararası kamuoyunu uyardı.
Sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği Gazze'de, temiz suya erişim neredeyse imkansız hale gelirken, sel sularının getirdiği hijyen sorunu salgın hastalıklar için zemin hazırladı. Özellikle Deir el-Balah ve Han Yunus bölgelerindeki derme çatma kamplarda yaşayan siviller, dondurucu soğuğun yanı sıra şimdi de ölümcül enfeksiyon riskiyle karşı karşıya kaldı. Sahadaki doktorlar, ilaç ve tıbbi malzeme eksikliğinin had safhada olduğunu belirterek, olası bir "bataklık humması" salgınının önlenemez boyutlara ulaşabileceğini vurguladı.
Bataklık Humması (Leptospirosis) Nedir ve Neden Yayılıyor?
Halk arasında "bataklık humması" olarak da bilinen ve tıbbi literatürde Leptospirosis olarak adlandırılan hastalık, genellikle sel suları ve kanalizasyonun birbirine karıştığı ortamlarda ortaya çıkıyor. Enfekte hayvanların idrarıyla kirlenmiş suların insan cildindeki açık yaralarla veya mukoza yoluyla temas etmesi sonucu bulaşan bu bakteri, tedavi edilmediği takdirde böbrek yetmezliği, karaciğer hasarı ve ölüme yol açabiliyor. Gazze'deki sel felaketi sonrası oluşan göletler ve çöp yığınları, bu bakterinin üremesi ve yayılması için ideal bir ortam oluşturdu. Doktorlar, özellikle çıplak ayakla çamurlu sularda yürümek zorunda kalan çocukların büyük risk altında olduğunu belirtiyor.
Sağlık Sistemi Alarm Veriyor: İlaç Yok, Vaka Artıyor
Gazze'deki hastanelerden gelen raporlar, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve kas ağrıları gibi şikayetlerle başvuran hasta sayısında ciddi bir artış olduğunu gösteriyor. Ancak bölgedeki antibiyotik ve temel tıbbi malzeme stoklarının tükenme noktasına gelmesi, tedaviyi imkansız kılıyor. Doktorlar, uluslararası yardım kuruluşlarına acil çağrıda bulunarak, su arıtma sistemlerinin onarılması ve bölgeye acil tıbbi yardım koridorunun açılması gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde, sel felaketinin yarattığı bu "biyolojik bombanın" en az bombardımanlar kadar ölümcül olabileceği ifade ediliyor.