MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bahçeli, ana muhalefet lideri Özgür Özel'in söylemlerini eleştirerek "CHP genel başkanının Türkiye'de herkes eşittir fakat daha az eşittir açıklaması bölücü güruhun yansımasıdır. Kürt kardeşlerimizin daha az eşit olduğunu iddia etmek suçtur. Kürt kökenli kardeşlerim eşit hakka sahip vatandaşlarımızdır bizim can beraberimizdir.

Meral Akşener'e yaylım ateş. 'Büyük zarar verdi' Meral Akşener'e yaylım ateş. 'Büyük zarar verdi'

Fırsat eşitliğini yok saymak mümkün müdür. Vatandaşımıza her kapı açık değil midir? Vali, Başbakan, hatta cumhurbaşkanı olmadı mı? CHP'ye genel başkan olarak toplum önüne çıkmadı mı? Bir insanın etnik kökeni nedeniyle ikinci sınıf muamele görmesi tarihimizde olmayan alçalma halidir. Kürt kökenli kardeşlerimiz istismar için gemi azıya almıştır.  Kürt kökenli kardeşlerim siyasi üçkağıtçılara aldanmaz. CHP genel başkanına tavsiyem ya HEDEP'i içlerine almaları ya da derhal HEDEP'e derhal katılmalarıdır. HEDEP demek CHP demektir."  ifadesinde bulundu.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şu açıklamalarda bulundu;

İkinci el siyasetlerin, defolu partilerin, yıkıcı düşüncelerin ülke ve millet hayrına bir değer üretmesi hayal mahsulüdür. Yalandan vergi alınsa yüzsüz olanların ne duruşu duruştur ne sözü sözdür. MHP için siyasi namus millete hizmet ve mensubiyettir. Bozgunda zafer düşü gören güruhu sürekli rahatsız ediyoruz. Aynı gökte uçan karganın gündemi başka kartalınki başkadır. Bizim gündemimizin mihenk taşı Türkiye ve Türk milletidir. 

Açık sözlü tavırla sömürgeleşen siyasetçileri, kimliğine yabancılaşmış aydınların alayını birden silkeleyen üç hilaldir. İhanetin dışında huzurlu liman arayanların tek çaresi MHP ve cumhur ittifakıdır. İnsan üstü bir gayretle çalışıyor ve hazırlık yapıyoruz. 

Milletimizi karanlığa çekmeye çalışanların ipliğini pazara çıkarmaya çalışıyoruz. Siyaset kofluğunu mahalli idarelerden atmak için yanıp tutuşuyoruz. 14-28 Mayıs'taki başarımıza yeni bir halka eklemek istiyoruz. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında denge ve uyum olsun istiyoruz. 


Hür bir irade ile devamlı çalışıyoruz. 14 Ekim'de Bursa'da başlattığımız bölge istişare toplantılarımızın sonuncusunu 26 Kasım Pazar günü 9 ilimizin katılımı ile Ankara'da yaptık. Milletimizden her insan ile görüştük. Milli ve manevi emanetleri kucakladık. Biz büyük bir aileyiz. Tek bilek tek yüreğiz. Biz Türk milleti, Türkiye'yiz. Alparslan Türkeş bizim öz değerimiz ve biz demektir. Hüseyin Nihal Atsız demek biz demektir, Ziya Gökalp demek biz demektir. Mehmet Akif Ersoy demek biz demektir. Hangisini sayalım hangi birini atlayalım. Düşüncelerimizin kılavuzu büyük dava adamlarımızdır.

"HEDEP demek CHP demektir"

Aziz milletimizin tüm değerler güzellikleri başımızın tacı kalbimizin tahtıdır. Kimseyi ayırmadık ayırmayacağız. Türk milleti onuruna düşkündür. Sözde sanatçının elini öpüp ardından onurum diyene hatırlatırım ki bizim onurumuz Türk milletidir. Bizim anlayışımıza göre herkes eşit bir Türkiye'dir. CHP genel başkanının Türkiye'de herkes eşittir fakat daha az eşittir açıklaması bölücü güruhun yansımasıdır. Kürt kardeşlerimizin daha az eşit olduğunu iddia etmek suçtur. Kürt kökenli kardeşlerim eşit hakka sahip vatandaşlarımızdır bizim can beraberimizdir. Fırsat eşitliğini yok saymak mümkün müdür. Vatandaşımıza her kapı açık değil midir? Vali, Başbakan, hatta cumhurbaşkanı olmadı mı? CHP'ye genel başkan olarak toplum önüne çıkmadı mı? Bir insanın etnik kökeni nedeniyle ikinci sınıf muamele görmesi tarihimizde olmayan alçalma halidir.

Kürt kökenli kardeşlerimiz istismar için gemi azıya almıştır.  Kürt kökenli kardeşlerim siyasi üçkağıtçılara aldanmaz. CHP genel başkanına tavsiyem ya HEDEP'i içlerine almaları ya da derhal HEDEP'e derhal katılmalarıdır. HEDEP demek CHP demektir. CHP ile PKK arasındaki teğet noktaları sayılamayacak kadar fazlalaşmıştır. Cumhur ittifakı İstanbul'da zilleti sallayıp indirecektir. Ankara'da Allah'ın izni ile son verecektir. CHP genel başkanı kulağını Kandil'e verdiği sürece hüsran ve hezimetten kurtulamayacak.

Büyük siyasetçiler ne kötü tarihin ne de sinsi tezgahların esiri olur. Milletimiz tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirmesini bilecek siyasetçilere destek verecektir. Türk milleti cumhur ittifakında uzlaşacaktır. 125 günlük bir süre vardır. Çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız.

Bölge istişare toplantılarımızın gerçekleşmesinde emeği geçen arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Alayınızı kutluyor, tam yol ileri diyorum. Bizim yol haritamızda sabır, ahlak, adanmışlık, denge vardır. Dibi görünmeyen kuyulardan su içmemekten anladığımız bu olmuştur.İhanetlere karşı uyanık olmazsak yıkım mukadderdir. Tedbirli olmazsak bozgun yakındır. Dağılmaya karşı güç birliğinin peşinden koşmalıyız. Zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalıyız. Yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız.


Onlarca yıldır değerlerimize saldırı ve suikast yapılmıştır. Bir teröristin, bölücünün insan haklarından, hukuk ilkelerinden, soysuz biz özgürlükten bahsetmesi kavramların ve kelimelerin infazıdır. Türkiye uzun süredir böyle bir tahakküm altındadır. Siyaset çağdaş talepler üzerine şekillenmektedir. Ülküde farklılaşma değil nasıl yönetileceği konusunda gel gitler ve tereddütlerdir. Niyeti kötü olanların, namerde avuç açanların, birbirinin kuyusunu açanların adı ne olursa olsun akıbetleri mefruştur. 

Daha çok faiz elde etmek için fon oyunları, milyon dolarlarını bu fonlara bağlayan tanınmış simalar, bankacılar, şaibeli soytarılar gerçekten de milletimize haklı bir öfkeye neden olmakta.
Tiktok rezaleti salgın gibi yayılmaktadır. Selin gidip kumun kalmasını beklemeye gerek yok. Türkiye bu kirliliğe daha fazla sessiz kalmamalıdır. MHP ile Cumhur İttifakı'nın yeri ve konumu bellidir. Ahlakımıza karşı tehlikelere karşı yegane siyasi irade gösteren parti MHP ve Cumhur İttifakı'dır. Haklılığımız milli vicdanda tescil edilmiştir.  
Ne CHP ne İP ne HEDEP ne de diğerleri karşımızda tutunamayacaktır. Milletimize çözüm olacağız, şifa olacağız. CHP başkanı demiş ki Ekrem bey İstanbul'a mühürlü. Ben CHP başarısına mühürlüyüm demiş. Biz o paslı mührü söküp atacağız.


 

Editör: Nehir Durdağı