ABC News'in haberine göre, ABD'li askerlerin aileleri, açtıkları davada Lafarge'ın ekonomik çıkarlarının, DEAŞ'ın sivilleri öldürmesine sebep olduğunu iddia etti.

Davacılar, Lafarge'ın terör örgütlerine materyal desteğinin terör faaliyetlerinde kullanılacağını bildiklerine işaret ederek Fransız şirketi, DEAŞ'ın uluslararası terörist faaliyetlerine "bilerek yardım ve yataklık yapmakla" suçladı.

Çimento fabrikasını güvenli bir şekilde kaldırıp buranın tahliye edilmediğini belirten davacılar, bu yüzden "tonlarca ham madde ve çimentonun terör gruplarına bırakıldığını" vurguladı.

Dava dilekçesinde, "Lafarge'ın DEAŞ'a yaptığı ödemeler ve iş ortaklığı, örgüte 2010'ların başında yeni başlayan bir milis gücünden Amerikalıları öldürme niyeti ve kabiliyetine sahip acımasız bir terörist deve dönüşmesi için ihtiyaç duyduğu başlangıç sermayesini sağladı." ifadeleri kullanıldı.

Davacılar arasında ise 2016'da DEAŞ tarafından Irak'ta öldürülen Deniz Yüzbaşı Jason Finan, yine aynı yıl Suriye'de öldürülen Deniz Kıdemli Astsubay Scott Cooper Dayton ile 2015'te Libya'da öldürülen denizci David Berry'nin ailelerinin yer aldığı kaydedildi.

Lafarge, daha önce şirketin ve kendilerine bağlı Lafarge Çimento Suriye şirketinin "üst yöneticilerinden olaya dahil olan kişilerin eylemlerinin sorumluluğunu kabul ettiklerini" açıklamıştı.

Lafarge ABD'de DEAŞ'a yardımdan mahkum edildi

ABD'de de 18 Ekim'de Lafarge, New York Brooklyn'deki federal mahkemede anlaşma yoluna giderek "DEAŞ'a yardım etme" suçunu kabul etti ve 777,78 milyon dolar ceza ödemeye razı oldu.

Ancak Fransa'da 2016'dan beri kamuoyunda tartışılan "Lafarge'ın DEAŞ'a yardımı" yıllar geçmesine rağmen soruşturma aşamasında kaldı.

Konu Fransa'da yargıya intikal etse de hala ilerleme kaydedilmemesinin arkasında Fransız istihbaratının suç ortağı olması dolayısıyla meselenin örtbas edilmek istendiği değerlendirmeleri yapılıyor.

Fransa'daki soruşturmada sivil taraf olan Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi (ECCHR) ve yolsuzlukla mücadele sivil toplum kuruluşu Sherpa ile birkaç muhalif isimden başka davaya ilişkin kamuoyuna açıklama yapan henüz çıkmadı.

AA, Lafarge'ın DEAŞ'ı finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayınlamıştı

Anadolu Ajansı (AA), 7 Eylül 2021'de Fransız şirketi Lafarge’ın, terör örgütü DEAŞ’ı Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamış; bu, dünya genelinde geniş yankı bulmuştu.

Belgelere göre, Lafarge, terör örgütü DEAŞ'la ilişkisi hakkında Fransız istihbarat servislerini sürekli bilgilendirdi. Fransız istihbarat ve devlet kurumları, Lafarge'ı terörü finanse ederek insanlığa karşı suç işlediği konusunda uyarmadı ve bu durumu gizli tutanaklarda itiraf etti. DEAŞ, Lafarge'dan aldığı çimentoları sığınak ve tünel yapımında kullandı. 

Şirket hakkında Haziran 2017'de açılan soruşturma kapsamında, Lafarge'ın Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont'un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler, "teröre finansman sağlamak"la suçlanmıştı.

Haziran 2018'de şirkete yöneltilen "insanlığa karşı suçlara ortak olmak" suçlaması, Kasım 2019'da düşürülmüştü.

Davaya müdahil sivil taraflar yolsuzlukla mücadele sivil toplum kuruluşu Sherpa ile ECCHR, suçlamanın düşürülmesine itiraz ederek Yargıtaya başvurmuştu.

Fransa Yargıtayı, 7 Eylül 2021'de Lafarge'ın Suriye'de DEAŞ'lı teröristleri finanse etmesi nedeniyle "insanlığa karşı suça ortak olmak" suçlaması yöneltilebilmesinin önünü açan kararı almıştı.

Paris Temyiz Mahkemesi de 18 Mayıs'ta Suriye'de terör örgütü DEAŞ'a finansman sağladığı AA'nın ulaştığı belgelerle ispatlanan, Fransız çimento şirketi Lafarge'a "insanlığa karşı suça ortak olduğu" iddiasıyla soruşturma açılmasını onaylamıştı.

Yan etkileri ortaya çıktı: Almanya Biontech aşısı olanlara tazminat ödemeye başladı Yan etkileri ortaya çıktı: Almanya Biontech aşısı olanlara tazminat ödemeye başladı

Şirketin Suriye'de kuruluşundan DEAŞ'a finansmana uzanan süreç

Dünyanın en büyük çimento şirketlerinden Fransız Lafarge, Suriye'de Mart 2011'de başlayan iç savaşa rağmen faaliyetini sürdürdü.

Terör örgütü DEAŞ'ın bölgeyi ele geçirmesine rağmen üretim faaliyetlerini sürdüren şirket, 2014'ün sonlarında çalışmalarını sonlandırdı ancak şirketin Çelebiye bölgesindeki faaliyetlerini devam ettirebilmek için DEAŞ'a "haraç" ödemenin dışında örgütten malzeme ve akaryakıt temin ettiği ifşa oldu.

Şirket, Temmuz 2015'te İsviçreli rakibi Holcim ile birleşerek isim değişikliğine gitti.

Tesisin bir bölümüne 2015 başlarında yerleşen ABD ve Fransız askerleri, Türkiye'nin 9 Ekim 2019'da Suriye'de terör örgütlerine karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı öncesinde, yaklaşık 4,5 yıl boyunca buranın bir kısmını üs olarak kullandı.