Yeni yıla girilirken uluslararası güvenlik uzmanları, 2026’da dünya genelinde gerilimin daha da artabileceği uyarısında bulunuyor. Büyük güçlerin askeri hamleleri, deniz altı altyapılarına yönelik sabotaj iddiaları ve dar boğazlarda artan hareketlilik, küresel çatışma riskini gündemde tutuyor.
Uzmanlara göre gerilimin yoğunlaştığı bazı bölgeler, “yanlış hesaplama” veya “ani tırmanış” nedeniyle beklenmedik şekilde büyük bir krize dönüşebilir.
Karayip Denizi: ABD’nin askeri yığınağı dikkat çekiyor
Karayipler’de ABD’nin savaş gemileri, savaş uçakları ve stratejik bombardıman unsurlarıyla bölgede varlığını artırması, olası bir askeri hamle ihtimalini güçlendiren gelişmeler arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre Washington’ın bu ölçekte bir yığınak yapması, “caydırıcılık” kadar “hazırlık” mesajı da içeriyor.
Finlandiya Körfezi: Sabotaj iddiaları Avrupa’yı endişelendiriyor
Finlandiya, Estonya ve Rusya arasındaki Finlandiya Körfezi, Avrupa güvenliği açısından kritik bir hattı temsil ediyor. Deniz altı kablolarına yönelik tahribat iddiaları, insansız hava araçlarının hava sahası ihlalleri ve savaş uçaklarının karşı karşıya gelmesi gibi gelişmeler, bölgede tansiyonun hızla yükselebileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, Rusya’nın Ukrayna savaşında baskıyı azaltmak için Avrupa’da “dikkat dağıtıcı krizler” yaratmayı deneyebileceği görüşünde.
Kinmen Adaları: Çin–Tayvan hattında kritik eşik
Çin kıyılarına yakın Kinmen Adaları, Pekin ile Tayvan arasındaki gerilimin potansiyel çatışma sahalarından biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 150 bin nüfusa sahip adalarda sınırlı çaplı bir askeri hamlenin, uluslararası reaksiyonun ölçülmesi amacıyla gündeme gelebileceği iddia ediliyor.
Böyle bir senaryo, ABD’nin bölgede daha sert bir pozisyona geçmesine yol açabilecek bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı: Petrol geçidi, küresel ekonominin kilit noktası
Orta Doğu’nun en kritik başlıklarından biri olan Hürmüz Boğazı, dünya petrol sevkiyatının önemli bir kısmının geçtiği stratejik bir geçit. Uzmanlara göre İran’ın İsrail ve Batı ile gerilimin artması halinde boğazı kapatma veya sevkiyatı aksatma kartını masaya sürmesi, sadece bölgesel değil küresel etkiler doğurabilir.
Bu durum petrol fiyatlarından lojistiğe kadar tüm dünyayı sarsabilecek bir kriz ihtimali anlamına geliyor.
Kore Yarımadası: Seul çevresinde tansiyon yeniden yükseliyor
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un askeri kapasiteyi öne çıkaran mesajları ve Rusya ile yakınlaşması, Kore Yarımadası’nda gerilimin artmasına neden oluyor. Uzmanlara göre Pyongyang yönetiminin kendisini daha “cesur” hissetmesi, yanlış hesaplama riskini artırıyor.
Bu nedenle Seul çevresinde yaşanabilecek olası bir kriz, bölgesel bir çatışmanın küresel düzeye taşınabileceği senaryolar arasında gösteriliyor.
