İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın yaptığı son açıklama, yalnızca diplomatik bir çıkış değil, aynı zamanda bölgede yeniden sertleşen denklem için önemli bir kırılma işareti olarak görülüyor. Tahran yönetimi, ABD’nin taraflar arasında şekillenen 10 maddelik ateşkes çerçevesinin üç temel unsurunu ihlal ettiğini öne sürerken, masaya yeniden dönmenin mevcut şartlarda “makul” olmadığını savunuyor. Bu çıkış, İran’ın özellikle güvenlik, egemenlik ve nükleer haklar konusunda geri adım atmayacağını ortaya koyarken, bölgede güç siyasetinin yeniden ön plana çıktığını gösteriyor.
Galibaf: Uzlaşma Zemini ABD Tarafından Aşındırıldı
İran Meclis Başkanı Muhammed Galibaf, ABD’nin son dönemdeki tutumunun taraflar arasında oluşan sınırlı uzlaşma ihtimalini ortadan kaldırdığını söyledi. Galibaf’a göre bu ihlaller üç ana başlıkta toplandı: Lübnan’a yönelik saldırıların sürmesi, İran hava sahasının ihlal edilmesi ve İran’ın nükleer programı üzerindeki baskının devam etmesi.
Tahran cephesi, bu başlıkların yalnızca teknik anlaşmazlıklar olmadığını, doğrudan doğruya güven krizini derinleştiren stratejik hamleler olduğunu düşünüyor. İran yönetimi, özellikle uranyum zenginleştirme hakkının reddedilmesini kırmızı çizgi olarak tanımlayarak, bu hak tanınmadan yürütülecek herhangi bir temasın gerçekçi olmayacağını savunuyor.
“ABD 3 Maddeyi İhlal Etti”
Galibaf açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Müzakerelerin başlamasından önce, 10 Maddelik Teklif'in (Mutabakat Çerçevesi) üç temel maddesinin ihlal edildiğine dair beyanat şöyledir:
Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı duyduğumuz derin tarihsel güvensizlik, ABD'nin her türlü taahhüdü mükerrer bir şekilde ihlal etmesinden kaynaklanmaktadır; bu durum maalesef bir kez daha tekerrür etmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın kendi beyanında ("Truth") açıkça ifade ettiği üzere, İran İslam Cumhuriyeti'nin 10 Maddelik Teklifi müzakereler için ‘üzerinde çalışılabilir bir temel’ ve bu görüşmelerin ana çerçevesidir. Ancak bu teklifin 3 maddesi şu ana kadar ihlal edilmiştir.”
Galibaf’ın sözleri, İran tarafının sorunu yalnızca anlık bir kriz olarak değil, geçmişten gelen derin bir güvensizlik zincirinin devamı olarak gördüğünü ortaya koydu.
Lübnan Başlığı En Kritik Maddelerden Biri
Galibaf, ateşkes teklifinin ilk maddelerinden birinin Lübnan’da çatışmaların durdurulması olduğunu hatırlatarak, bu taahhüdün yerine getirilmediğini söyledi. Açıklamasında şu ifadeye yer verdi:
“10 Maddelik Teklif'in Lübnan'da ateşkesle ilgili birinci maddesine uyulmaması — ki bu taahhüt, Başbakan Şahbaz Şerif tarafından da açıkça dile getirilmiş ve ‘Lübnan ve diğer bölgeler dâhil olmak üzere her yerde, derhal geçerli olacak bir ateşkes’ olarak ilan edilmiştir.”
İran’a göre burada yaşanan durum, sadece saha ihlali değil; aynı zamanda verilen siyasi sözlerin boşa düşmesi anlamına geliyor. Bu nedenle Tahran, ateşkes söylemi ile sahadaki fiili durum arasındaki farkın artık görmezden gelinemeyeceğini savunuyor.
İran Hava Sahası ve Nükleer Haklar Vurgusu
Galibaf’ın üzerinde durduğu bir diğer başlık ise İran hava sahasının ihlali oldu. Tahran yönetimi, İran hava sahasına giren bir insansız hava aracının Fars eyaletine bağlı Lar kentinde düşürüldüğünü belirterek, bunun açık bir provokasyon olduğunu ifade etti.
Galibaf bu konuda şu sözleri kullandı:
“İran hava sahasının her türlü ihlalini yasaklayan maddenin açık bir ihlali olarak, İran hava sahasına giren müdahaleci bir insansız hava aracının Fars Eyaleti'nin Lar şehrinde imha edilmesi; Çerçevenin altıncı maddesinde yer alan İran'ın zenginleştirme hakkının reddedilmesi.”
Bu vurgu, İran’ın iki temel meselede tavizsiz kaldığını net biçimde gösteriyor: ulusal egemenlik ve nükleer program üzerindeki hak iddiası. Bölgedeki gelişmeler dikkate alındığında, bu başlıkların önümüzdeki süreçte daha da sert tartışmalara yol açabileceği değerlendiriliyor.
“Bu Şartlarda Ateşkes Makul Değil”
Galibaf, açıklamasının en dikkat çeken bölümünde mevcut tablo karşısında yeni bir ateşkes ya da müzakere sürecinin anlamını yitirdiğini söyledi:
“Şu an gelinen noktada, bizzat müzakerelerin ‘üzerinde çalışılabilir temeli’, daha müzakereler bile başlamadan açıkça ihlal edilmiştir. Böyle bir durumda, ikili bir ateşkes veya müzakere yapılması mantık dışıdır. Bu şartlarda ateşkes makul değildir.”
Bu çıkış, Tahran’ın yalnızca tepki vermediğini; aynı zamanda müzakere masasına dönüş için çok daha sert koşullar öne sürebileceğini gösteriyor.
Top Artık ABD’nin Sahasında
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de benzer bir çizgide konuştu. Erakçi, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ABD ile varılan geçici ateşkese zarar verdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Top ABD'nin sahasında. Dünya, ABD'nin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceğini izliyor.”
