ABD’de Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin açıklanan yeni belgelerde ismi geçen Norveç’in Amman Büyükelçisi Mona Juul hakkında dikkat çeken bir karar alındı. Norveç Dışişleri Bakanlığı, soruşturma süreci netleşene kadar Juul’un görevinden uzaklaştırıldığını duyurdu.
Yeni belgeler sonrası Norveç’ten kritik adım
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın, Epstein soruşturması kapsamında 3 milyondan fazla yeni dosyayı kamuoyuyla paylaştıklarını açıklamasının ardından belgelerde Norveçli diplomat Mona Juul’un adının da geçtiği belirtildi. Gelişmenin ardından Norveç yönetimi, büyükelçiyle ilgili inceleme başlattı.
Norveç Dışişleri Bakanı: “Soruşturma açıklığa kavuşana kadar görev yapmayacak”
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, NRK’ye yaptığı açıklamada, Juul’un soruşturma sonuçlanana kadar büyükelçilik görevini sürdürmeyeceğini belirtti. Eide, kararın Juul ile istişare edilerek alındığını aktarırken, devam eden soruşturma nedeniyle ayrıntı paylaşmak istemediğini söyledi.
Juul: “Tam işbirliği yapıyorum”
Mona Juul ise NRK’ye yaptığı değerlendirmede Epstein ile olan iletişimi konusunda açık olmak istediğini vurguladı. Dışişleri Bakanlığı ile diyalog halinde olduğunu belirten Juul, eksiksiz şeffaflık için tam işbirliği yaptığını söyledi.
Juul, Epstein ile eşi Terje Rod Larsen’in iletişimde olduğunu ifade ederken, kendisinin Epstein ile bağımsız bir sosyal ya da profesyonel ilişkisinin bulunmadığını savundu. Ayrıca Epstein ile bağlantı kurmada aracı olmadığını ve aracılık etmediğini dile getirdi.
Liberal Parti’den istifa çağrısı
Norveç’te Liberal Parti Başkanı Guri Melby ise Epstein belgelerinde ismi geçen Juul’un büyükelçilik görevinden istifa etmesi gerektiğini belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.
Epstein dosyaları yeniden gündemde
Jeffrey Epstein, 18 yaş altındaki kız çocuklarına cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 10 Ağustos 2019’da New York’taki hücresinde ölü bulunmuştu. Epstein’e ilişkin dava dosyalarında birçok ünlü ismin de yer aldığı belirtilirken, FBI ve ABD Adalet Bakanlığı incelemelerinde “müşteri listesi” tutulduğuna dair kanıt bulunmadığı açıklanmıştı.
