İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA İngiltere Başbakanı Starmer iki ismi işaret ederek isyan etti: Bu ikisinden bıktım

İngiltere Başbakanı Starmer iki ismi işaret ederek isyan etti: Bu ikisinden bıktım

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın sorumlusu olarak Putin ve Trump’ı gösterdi ve ulusal çıkar odaklı politika vurgusu yaptı. Orta Doğu gerilimi ve küresel krizlere karşı İngiltere’nin daha bağımsız ve kararlı adımlar atacağını açıkladı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar üzerinden dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ailelerin ve işletmelerin artan maliyetler altında ezildiğini vurgulayan Starmer, bu durumun arkasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının etkili olduğunu savundu. İngiltere’nin artık dış baskılardan bağımsız, kendi ulusal çıkarlarını merkeze alan bir yol izleyeceğinin altını çizdi.

“Enerji Faturaları Küresel Siyasetin Oyuncağı Olamaz”

Starmer, İngiliz basınına verdiği demeçte enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmaların kabul edilemez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ülkenin dört bir yanındaki ailelerin ve işletmelerin enerji faturalarının, Putin ya da Trump’ın dünya çapındaki eylemleri yüzünden sürekli iniş çıkışlar yaşaması beni bıktırdı. Ailelere ve işletmelere ‘Uluslararası piyasada olmak zorundayız, buna katlanmak zorundayız’ denmesini kabul etmiyorum.”

Bu sözler, hükümetin enerji politikalarında daha bağımsız ve korumacı bir çizgiye yönelebileceğinin sinyali olarak yorumlandı.

“Trump ile Bağları Kopardım”

Starmer, Orta Doğu’daki gerilimlerin İngiltere’ye doğrudan ekonomik etkileri olduğuna dikkat çekti. ABD ve İsrail’in İran ile yaşadığı çatışmanın enerji fiyatlarını hızla yukarı çektiğini belirten Başbakan, İngiltere’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için kurulan uluslararası koalisyonda kritik rol oynadığını söyledi.

Ancak en dikkat çekici açıklama ABD ile ilişkiler hakkında geldi:

“Savaşın ilk günlerinde ABD’ye İngiliz üslerini saldırı amaçlı kullanma izni vermeyi reddettim ve Trump ile bağlarımı kopardım.”

Trump’ın İran’a yönelik sert tehdidine de değinen Starmer, bu dili kesin bir şekilde reddetti:

“Bunu çok net söyleyeyim, bunlar benim asla kullanacağım sözler değil. Çünkü ben bu meseleye İngiliz değerleri ve ilkeleriyle yaklaşıyorum.”

“Kararlarımın Tek Ölçütü: İngiltere’nin Çıkarı”

Starmer, dış politika kararlarında net bir duruş sergilediğini belirterek ulusal çıkar vurgusunu yineledi:

“Ben İngiltere Başbakanıyım ve kararlarımı İngiliz ulusal çıkarlarına göre alırım. Gürültüye, baskıya ve söylemlere rağmen odak noktam hep bu oldu.”

Bu yaklaşım, özellikle küresel krizlerde daha temkinli ve egemenlik odaklı bir politika izleneceğine işaret ediyor.

Lübnan ve Ateşkes Mesajı

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına da değinen Starmer, diplomatik bir dil kullanarak ateşkes çağrısında bulundu:

“Bu olmamalı. Bu durmalı. Bu meselenin teknik olarak anlaşma ihlali olup olmadığı değil, ilkesel bir meseledir.”

Bu açıklama, İngiltere’nin bölgede tansiyonu düşürmeye yönelik bir tutum benimsediğini gösteriyor.

“Artık Eskiye Dönüş Yok”

Starmer, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek geçmiş kriz yönetimlerini eleştirdi:

“2008 küresel finans krizinde ve Covid-19 şokunda verilen tepkinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Herkes hızla normale dönmeye çalıştı ve hiçbir şeyi kökten değiştirmedi. Artık normale dönmeyi hedefleyemeyiz.”

Başbakan, bu süreçte yapısal değişimlerin şart olduğunu ve özellikle ekonomik büyümenin önünü açmak için Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurulmasının hedeflendiğini ifade etti.