Maduro’nun yakalanması, akıllara ABD'nin geçmişte gerçekleştirdiği lider odaklı askeri operasyonları getirdi. Panama'da Manuel Noriega ve Irak'ta Saddam Hüseyin vakalarında olduğu gibi, ABD ordusu bir kez daha başka bir ülkenin devlet başkanını doğrudan hedef alarak ele geçirdi. Bu durum, uluslararası hukuk ve devlet egemenliği tartışmalarını küresel ölçekte yeniden alevlendirdi.
Manuel Noriega ve Saddam Hüseyin: Tarihsel Paralellikler
ABD’nin Venezuela müdahalesi, 1989 yılındaki Panama işgalini hatırlatıyor. Dönemin askeri lideri Manuel Noriega, tıpkı Maduro gibi uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlandı ve ABD ordusunun Vietnam sonrası en büyük operasyonlarından biriyle devrildi. Noriega, yakalandıktan sonra yargılanmak üzere Miami’ye götürüldü ve 2010 yılına kadar ABD hapishanelerinde kaldı.
Benzer bir süreç 2003 yılındaki Irak işgalinde yaşandı. Saddam Hüseyin, kitle imha silahları iddiasıyla başlatılan işgalden dokuz ay sonra, 13 Aralık 2003'te bir sığınakta bulundu. Her iki lider de yakalandıkları süreçte Washington tarafından "istenmeyen kişi" ilan edildi. Nicolas Maduro'nun yakalanma biçimi ve sonrasındaki belirsizlik, bu iki tarihi figürün yaşadığı akıbetle büyük benzerlikler taşıyor.

Nicolas Maduro Kimdir?
1962 yılında Karakas'ta doğan Nicolas Maduro, siyasi kariyerine sendika lideri ve otobüs şoförü olarak başladı. Hugo Chavez döneminde Dışişleri Bakanlığı ve Devlet Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. Chavez’in 2013 yılındaki vefatının ardından devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. Görev süresi boyunca ağır ekonomik krizler, yaptırımlar ve ABD ile diplomatik çatışmalarla mücadele etti. 3 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen askeri müdahaleyle iktidarı son buldu.
Uluslararası Hukuk ve Operasyonun Yankıları
Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Maduro ve eşi Cilia Flores'in hayatta olduğuna dair kanıt isteyerek hükümetin nerede olduklarını bilmediğini açıkladı. ABD, operasyonu uyuşturucu trafiğini engelleme ve Amerikan vatandaşlarını koruma argümanlarıyla savunuyor. Ancak, Honduraslı eski lider Juan Orlando Hernandez’in ABD Başkanı Trump tarafından affedilmesi gibi son dönem gelişmeleri, Washington'un bölgedeki hukuk anlayışına yönelik eleştirileri artırdı. Karakas'taki askeri varlık, uluslararası toplumda hem destek hem de sert tepkilerle karşılanıyor.
