İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Irak'ın Saddam'ı, Panama'nın Noriega'sından sonra ABD Maduro'yu da ele geçirdi

Irak'ın Saddam'ı, Panama'nın Noriega'sından sonra ABD Maduro'yu da ele geçirdi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'ya yönelik başlattığı askeri operasyon neticesinde Nicolas Maduro ve eşinin yakalandığını duyurması, dünya genelinde büyük bir şok yarattı. Washington'un uyuşturucu kaçakçılığı iddialarıyla gerekçelendirdiği bu hamle, Latin Amerika'daki siyasi dengeleri derinden sarstı. Karakas'ta yaşanan patlamalar ve operasyonun hızı, bölgedeki jeopolitik gerilimi en üst düzeye taşıdı.

Maduro’nun yakalanması, akıllara ABD'nin geçmişte gerçekleştirdiği lider odaklı askeri operasyonları getirdi. Panama'da Manuel Noriega ve Irak'ta Saddam Hüseyin vakalarında olduğu gibi, ABD ordusu bir kez daha başka bir ülkenin devlet başkanını doğrudan hedef alarak ele geçirdi. Bu durum, uluslararası hukuk ve devlet egemenliği tartışmalarını küresel ölçekte yeniden alevlendirdi.

Manuel Noriega ve Saddam Hüseyin: Tarihsel Paralellikler

ABD’nin Venezuela müdahalesi, 1989 yılındaki Panama işgalini hatırlatıyor. Dönemin askeri lideri Manuel Noriega, tıpkı Maduro gibi uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlandı ve ABD ordusunun Vietnam sonrası en büyük operasyonlarından biriyle devrildi. Noriega, yakalandıktan sonra yargılanmak üzere Miami’ye götürüldü ve 2010 yılına kadar ABD hapishanelerinde kaldı.

Benzer bir süreç 2003 yılındaki Irak işgalinde yaşandı. Saddam Hüseyin, kitle imha silahları iddiasıyla başlatılan işgalden dokuz ay sonra, 13 Aralık 2003'te bir sığınakta bulundu. Her iki lider de yakalandıkları süreçte Washington tarafından "istenmeyen kişi" ilan edildi. Nicolas Maduro'nun yakalanma biçimi ve sonrasındaki belirsizlik, bu iki tarihi figürün yaşadığı akıbetle büyük benzerlikler taşıyor.

Nicolas Maduro Kimdir?

1962 yılında Karakas'ta doğan Nicolas Maduro, siyasi kariyerine sendika lideri ve otobüs şoförü olarak başladı. Hugo Chavez döneminde Dışişleri Bakanlığı ve Devlet Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. Chavez’in 2013 yılındaki vefatının ardından devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. Görev süresi boyunca ağır ekonomik krizler, yaptırımlar ve ABD ile diplomatik çatışmalarla mücadele etti. 3 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen askeri müdahaleyle iktidarı son buldu.

Uluslararası Hukuk ve Operasyonun Yankıları

Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Maduro ve eşi Cilia Flores'in hayatta olduğuna dair kanıt isteyerek hükümetin nerede olduklarını bilmediğini açıkladı. ABD, operasyonu uyuşturucu trafiğini engelleme ve Amerikan vatandaşlarını koruma argümanlarıyla savunuyor. Ancak, Honduraslı eski lider Juan Orlando Hernandez’in ABD Başkanı Trump tarafından affedilmesi gibi son dönem gelişmeleri, Washington'un bölgedeki hukuk anlayışına yönelik eleştirileri artırdı. Karakas'taki askeri varlık, uluslararası toplumda hem destek hem de sert tepkilerle karşılanıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *