İstanbul
Açık
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA İran’da din adamlarından nükleer fetva çağrısı!

İran’da din adamlarından nükleer fetva çağrısı!

İran’daki din adamları, artan tehditleri gerekçe göstererek nükleer silah fetvasının yeniden değerlendirilmesini istedi. Nihai kararın dini lider Hamaney’e ait olduğu vurgulandı.

İran’da Kum, Meşhed ve İsfahan başta olmak üzere önde gelen dini eğitim merkezlerinden bir grup din adamı, dikkat çeken bir çıkışa imza attı. Dini lider Mücteba Hamaney’e hitaben kaleme alınan mektupta, “nükleer silahların üretimi ve kullanımına” yönelik mevcut fetvanın yeniden değerlendirilmesi talep edildi. Bu çağrı, bölgedeki güvenlik dengeleri açısından kritik bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Değişen Şartlar, Artan Tehditler

Mektupta, mevcut fetvanın geçmiş dönemin şartlarına göre verildiği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:
“Bu fetva, İslam’ın barışa, adalete ve kitle imha silahlarının yasaklanmasına olan bağlılığının göstergesidir. Ancak bugün sosyal, siyasi ve güvenlik şartları hızla değişmekte, tehditler artmakta ve İran’ın korunması zorunlu hale gelmektedir.”

Din adamları, özellikle bölgesel gerilimlerin ve küresel güç rekabetinin İran üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.

Caydırıcılık Vurgusu Ön Planda

Metinde, İslam hukukunda zaman ve şartlara bağlı olarak hükümlerin yeniden değerlendirilebileceği hatırlatıldı. “Zararın önlenmesi ve İslam düzeninin korunması” ilkelerine vurgu yapılırken, hayati tehditler karşısında meşru savunmanın kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

Bu çerçevede bazı fetvaların gözden geçirilmesinin yalnızca mümkün değil, gerektiğinde zorunlu olabileceği belirtilerek, böyle bir adımın İran’ın caydırıcılığını ve ulusal güvenliğini güçlendireceği savunuldu.

Son Söz Hamaney’de

Din adamları, herhangi bir hükmü peşinen dayatmadıklarını özellikle vurguladı. Konunun “ilmi sorumluluk” çerçevesinde gündeme getirildiğini belirten grup, nihai değerlendirme ve kararın dini lider Hamaney’e ait olduğunu ifade etti.