İran'ın başkenti Tahran'da ABD Başkanı Donald Trump'ı hedef alan dikkat çekici bir protesto gerçekleştirildi. Kentin işlek noktalarından Tecriş Meydanı'nda hazırlanan hapishane düzeneğine Trump'ı canlandıran bir oyuncu yerleştirildi. Demir parmaklıklar ardındaki Trump görüntüsü çevredeki vatandaşların ilgisini çekerken, gösteride ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarına gönderme yapıldı.
Tahran'ın Merkezinde Trump İçin Sembolik Hapishane Kuruldu
İran'ın başkenti Tahran, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik alışılmışın dışında bir protestoya sahne oldu.
21 Ekim'de Tecriş Meydanı'nda kurulan dev reklam panosu, hapishane hücresi görünümünde düzenlendi. Trump maskesi takan, koyu renk takım elbise ve kırmızı kravat giyen bir oyuncu, oluşturulan hücrede demir parmaklıkların arkasına geçti.
ABD Başkanı'nın mimiklerini ve hareketlerini taklit eden oyuncu, meydandan geçen vatandaşların dikkatini çekti.
Trump'ın Hapishane Görüntüsü Yoğun İlgi Gördü
Meydandaki gösteriyi fark eden vatandaşlar, sembolik hapishanenin önünde durarak yaşananları cep telefonlarıyla kaydetti.
Oyuncunun parmaklıklar arkasındaki hareketleri çevredeki kalabalığın ilgisini artırırken, bazı vatandaşlar da fotoğraf çekmek için bölgede toplandı.
Gösterinin oluşturduğu yoğunluk nedeniyle Tecriş Meydanı çevresindeki araç trafiğinde hareketlilik yaşandı.
Protestoda ABD'nin İran'a Yönelik Saldırıları Hatırlatıldı
Sembolik hapishane yalnızca Trump'ın canlandırıldığı bir gösteriden ibaret kalmadı. Hazırlanan reklam panolarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına yönelik eleştirel mesajlara da yer verildi.
Özellikle İran'ın güneyindeki Minab kentinde bulunan Şecere-i Tayyibe İlkokulu'na düzenlenen saldırı ile Sirik bölgesinde bir düğün evinin hedef alınması protestonun öne çıkan konuları arasında yer aldı.
Gösteride kullanılan ifadelerle söz konusu saldırılarda yaşanan sivil kayıplar yeniden gündeme taşındı.
Minab'daki Okul Saldırısı Yeniden Gündemde
ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'da İran'a yönelik başlattığı askeri harekâtın ilk gününde, Hürmüzgan eyaletinin Minab kentindeki Şecere-i Tayyibe Kız İlkokulu saldırıya uğramıştı.
Çok sayıda öğrencinin hayatını kaybettiği saldırı, uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekmişti.
İran yönetimi, okula yönelik saldırıyı savaş suçu olarak nitelendirirken olayın sorumlularının hesap vermesi gerektiğini savunmuştu.
Saldırının ardından ortaya çıkan görüntüler ve hayatını kaybeden çocuklara ilişkin bilgiler, bölgedeki savaşın siviller üzerindeki ağır sonuçlarını yeniden tartışmaya açmıştı.

Sirik'teki Düğün Evi Saldırısına da Gönderme Yapıldı
Tahran'daki protestonun bir diğer gündem maddesi, İran'ın Sirik bölgesinde bir düğün evine düzenlenen hava saldırısı oldu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, eylül ayında yaptığı açıklamada ABD'yi söz konusu saldırıdan sorumlu tutmuştu.
Bekayi, saldırıda biri çocuk dört kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek sivillerin hedef alınmasını savaş suçu olarak değerlendirmişti.
Tahran'da kurulan sembolik hapishanede de bu olay hatırlatılarak ABD'nin askeri faaliyetlerine yönelik eleştiriler ön plana çıkarıldı.

İran-ABD Gerilimi Sokak Gösterilerine Yansıdı
ABD ile İran arasındaki askeri ve siyasi gerilim, Tahran'da düzenlenen protestoların da gündeminde yer almaya devam ediyor.
Trump'ın hapishane hücresinde canlandırılması, iki ülke arasındaki gerilimin kamuya açık alanlardaki dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Tecriş Meydanı'nda gerçekleştirilen gösteri, hem kullanılan semboller hem de vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle gündeme taşındı.
ABD Başkanı'nın gerçek bir tutukluluk durumunu yansıtmayan gösteri, tamamen sembolik bir protesto olarak gerçekleştirildi.

