İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, güncel uluslararası durum hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kalibaf, ABD'nin medya aracılığıyla yaptığı beyanların aksine, İran'a arabulucular vasıtasıyla önerilerde bulunduklarını ifade etti. Bu bağlamda, "Artık tek taraflı taleplerin kabul edileceği bir dönem yok ve Hürmüz Boğazı'nın açılabilmesi için İran'ın sunmuş olduğu yedi şartın yerine getirilmesi gereklidir." şeklinde konuştu. Kendisi ayrıca, ABD'nin İran'ın kararlılığını bildiğini ve bunu istismar ederek iç kamuoyunu etkilemek adına ekonomik baskıların yanı sıra askeri tehdit söylemlerini artırdığını öne sürdü.
Kalibaf'ın ABD'ye Yönelik Tepkileri
Kalibaf, İran'ın hükümet yetkilileri olarak sosyal medya üzerinden gelen tehditler yerine gerçek verilere dayalı bir politikayı benimsediklerini vurguladı. ABD'lilerin yaptığı "çelişkili" açıklamaların, İran halkının kafasını karıştırmayı amaçladığını belirtti. Kalibaf, bu tür manipülasyona karşı dikkatli olunması gerektiğini ve dış politikalarının sağlam temellere oturtulması gerektiğini de dile getirdi. Özellikle, İran heyetinin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu çerçevesinde ABD'de bulunarak Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla ilgili sunduğu yedi şartın, Katar aracılığıyla iletildiği açıklandı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın bu taleplerin hiçbirini kabul etmediği net bir dille ifade edilmişti.
Hürmüz Boğazı'nın Önemi ve Uluslararası Tepkiler
Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en önemli güzergahlarından biri olarak biliniyor. Bu nedenle, bölgedeki gerginliklerin artması, sadece İran ve ABD değil, diğer ülkeler için de ciddi sonuçlar doğurabilir. Kalibaf, İran'ın bölgede istikrar sağlama konusundaki kararlılığını yineleyerek, bu konudaki taleplerinin uluslararası güvenliğin sağlanması açısından hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun, İran'ın sunduğu şartlara kulak vermesi gerektiğinin altını çizen Kalibaf, bölgedeki barış ve güvenliğin sağlanmasında işbirliğinin önemini vurguladı. Ayrıca, bu durumun sadece İran için değil, tüm dünya için geçerli bir konu olduğunu hatırlattı.
