İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İslamabad’da yapılması planlanan kritik görüşmeler öncesinde Tahran yönetiminin müzakere sürecine ilişkin temel şartlarını açıkladı. Kalibaf, diplomatik temasların başlayabilmesi için Lübnan’da ateşkes sağlanması ve İran’ın bloke edilen varlıklarının serbest bırakılması gerektiğini bildirdi.
İran ile ABD arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen diplomatik süreçte İran heyetine başkanlık etmesi beklenen Kalibaf, daha önce taraflar arasında uzlaşı sağlandığını ancak uygulamaya geçirilmeyen iki başlığın müzakereler öncesinde yerine getirilmesini istedi.
İran ön koşullarını açıkladı
Kalibaf, söz konusu iki başlığın ön koşul niteliği taşıdığını belirterek, müzakereler başlamadan önce bu adımların atılması gerektiğini ifade etti. Açıklamasında, taraflar arasında karşılıklı rıza ile kararlaştırılan ancak henüz uygulanmayan iki hususun bulunduğunu söyledi.
Bu başlıkların Lübnan’da ateşkesin sağlanması ile İran’a ait bloke edilen varlıkların serbest bırakılması olduğunu belirten Kalibaf, görüşmeler öncesinde bu iki konunun mutlaka sonuçlandırılması gerektiğini kaydetti.
Lübnan’daki gelişmeler süreci etkiliyor
ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından 8 Nisan’da geçici ateşkes sağlandığı belirtilirken, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesinin diplomatik zemini zorlaştırdığı ifade edildi. Bölgedeki askeri hareketliliğin ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının süreci daha kırılgan hale getirdiği aktarıldı.
11 Nisan’da yapılması planlanan görüşmelerde İran’ı Muhammed Bakır Kalibaf’ın, ABD’yi ise Başkan Yardımcısı James David Vance’in temsil etmesinin beklendiği bildirildi. Görüşmelerde geçici ateşkesin kalıcı hale getirilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Trump’ın teklifi ve Tahran’ın yanıtı
Sürecin başlangıcında ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan 15 maddelik çözüm paketinin yer aldığı ifade edildi. Bu pakette İran’ın nükleer programının tamamen sona erdirilmesi, uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması ve balistik füze kapasitesinin sınırlandırılması gibi maddelerin bulunduğu kaydedildi.
Tahran yönetiminin ise bu teklifi kabul etmediği ve buna karşılık 10 maddelik ayrı bir plan sunduğu belirtildi. İran’ın teklifinde yaptırımların kaldırılması, sivil nükleer programın tanınması ve dondurulan varlıkların iadesi gibi başlıkların öne çıktığı bildirildi. Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerinden geçişlere yönelik yeni bir ücretlendirme planının da dikkat çeken maddeler arasında yer aldığı ifade edildi.
Washington’dan farklı açıklamalar geldi
Geçici ateşkesin ardından Washington’dan gelen açıklamaların diplomatik belirsizliği artırdığı belirtildi. Donald Trump’ın İran’ın teklifini “mantıklı” bulduğunu söylediği aktarılırken, Beyaz Saray ile Başkan Yardımcısı James David Vance’in aynı teklifi “kabul edilemez” olarak değerlendirdiği ifade edildi.
ABD yönetiminden gelen bu farklı açıklamaların, müzakereler öncesinde Washington’ın net bir tutum ortaya koyamadığı yönündeki değerlendirmeleri artırdığı kaydedildi.
Ateşkes tartışmasında Lübnan öne çıktı
Ateşkesin kapsamına ilişkin en büyük anlaşmazlığın Lübnan başlığında ortaya çıktığı belirtildi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını açıkladığı, buna karşılık James David Vance’in bu iddiayı reddettiği ifade edildi.
İddialara göre Donald Trump’ın başlangıçta ateşkesin bölge geneline yayılmasını desteklediği, ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ardından tutum değişikliğine gittiği öne sürüldü. Netanyahu’nun güvenlik gerekçeleriyle yürüttüğü temasların bu değişimde etkili olduğu belirtildi.
