İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan kutsal mekanlara ilişkin yeni kararını açıkladı. Yapılan duyuruya göre, Kıyamet Kilisesi’nde sınırlı şekilde ibadete izin verilirken, Mescid-i Aksa’nın kapalı kalmaya devam edeceği bildirildi.
Açıklamada, yaklaşık bir aydır Müslümanların girişine izin verilmeyen Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamanın sürdüğü ifade edildi.
Kıyamet kilisesi için sınırlı izin verildi
İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, Kudüs Latin Patriği ile koordinasyon sağlandığı belirtildi. Kudüs Bölge Polisi Komutanı Avshalom Peled ile yapılan değerlendirme sonucunda Kıyamet Kilisesi’nde kısıtlı ibadete onay verildiği aktarıldı.
Kiliseye girişlerde uygulanacak kısıtlamaların detaylarına ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
Güvenlik gerekçesi öne sürüldü
Açıklamada, alınan kararların “halkın güvenliğini sağlama” gerekçesiyle uygulandığı ifade edildi. Bu kapsamda Mescid-i Aksa ile bitişiğinde bulunan Burak (Ağlama) Duvarı’nın ibadet edenlerin girişine kapalı olmaya devam edeceği bildirildi.
İsrail ordusuna bağlı iç cephe komutanlığı da bölgede toplu faaliyetlere yönelik kısıtlamaların 4 Nisan’a kadar uzatıldığını duyurdu.
28 şubat sonrası kısıtlamalar sürüyor
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede güvenlik önlemleri artırılmıştı. Bu süreçte İsrail, ülke genelinde toplu etkinliklere sınırlamalar getirirken, Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve Kıyamet Kilisesi’ne girişleri de kısıtlamıştı.
Kudüs Latin Patriği Kardinal Pierbattista Pizzaballa ve beraberindeki heyetin, Hristiyanlar için önemli olan Palmiye Pazarı ayini kapsamında Kıyamet Kilisesi’ne girişinin engellenmesi de kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.
Tepkiler sonrası geri adım atıldı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, gelen tepkiler üzerine Kudüs Latin Patriği Pizzaballa ile Kutsal Topraklar Muhafızı Başrahip Francesco Ielpo’nun kiliseye girişinin engellenmesi kararından geri adım atmıştı.
Öte yandan İsrail, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa ve Kıyamet Kilisesi gibi kutsal mekanlara erişimi kısıtlamak ve ibadet özgürlüğünü engellemekle suçlanıyor. Aynı zamanda Burak Duvarı’na erişimde farklı uygulamalar yapılması nedeniyle ayrımcılık eleştirileri de gündeme geliyor.
