Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü operasyonların, ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Kurulu inisiyatifiyle çeliştiğini söyledi.
Lavrov, açıklamalarını Rusya’nın Perm kentinde düzenlenen “Uluslararası Dış Politika Görüşmeleri” kapsamında yaptı.
“İki devletli çözüm formülüne aykırı”
Filistin meselesine değinen Lavrov, İsrail’in Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki eylemlerini eleştirdi.
Lavrov, “İsrail'in yaptıkları, Filistin meselesinin iki devletli çözüm formülüne dayalı çözümüyle ilgili Birleşmiş Milletler kararları ve Trump’ın kurduğu Barış Kurulu inisiyatifine aykırı” ifadelerini kullandı.
“Sivil altyapıya saldırılar durmalı”
Rus Bakan, bölgede askeri müdahalelerin sona ermesi gerektiğini de vurguladı.
Lavrov, “İran ve Lübnan'ın iç işlerine askeri müdahaleye, İran ve komşu ülkelerde nükleer enerji tesisleri dahil sivil altyapı tesislerine yönelik saldırılara derhal son verilmesinden yanayız. Tüm bunların ne yasal ne de ahlaki gerekçesi var” dedi.
İran ve Arap ülkelerine diyalog çağrısı
Orta Doğu’daki istikrarın sağlanması için doğrudan diyaloğun önemine dikkat çeken Lavrov, İran ile Arap ülkeleri arasında yapıcı temasların artırılması gerektiğini söyledi.
Rusya’nın bölgede silahlı çatışmaların büyümesine karşı olduğunu ifade etti.
“Batı Asya’da NATO benzeri yapı kuruyor”
Lavrov, konuşmasında ABD ve NATO’nun Asya’daki askeri faaliyetlerine de değindi.
Batı’nın Asya kıtasında NATO benzeri askeri ittifaklar oluşturmaya çalıştığını savunan Lavrov, bunun Rusya’nın güvenlik çıkarları açısından tehdit oluşturduğunu dile getirdi.
Avrupa’ya sert sözler
Rus Bakan, Avrupa yönetimlerine yönelik sert ifadeler de kullandı.
Lavrov, “Avrupa, Rusya ile savaşmayı hedefleyen seçkinler tarafından yönetiliyor. Bu, Avrupa için her zaman kötü sonuçlandı, gelecekte de başka türlü sonuçlanmayacak” diye konuştu.
Ukrayna ve NATO mesajı
Lavrov ayrıca Batı’nın Ukrayna’yı NATO’ya dahil etme hedefinden vazgeçmediğini savundu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un öncülüğünde kurulan Avrupa Siyasi Topluluğu’nun ise “çatışmacı” bir anlayışla oluşturulduğunu öne sürdü.
