Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail’in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na katılan İsrailli aktivist Zohar Chamberlain Regev, İsrail’in uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İsrail’in kuzeyindeki Celile bölgesinde Yahudi bir ailede dünyaya gelen Regev, Filistinlilerin yaşadığı olayları dünyaya duyurmak amacıyla aktivizm çalışmalarına yöneldiğini söyledi.
“Siyonist projenin adaletsizlik olduğunu biliyordum”
İşgal altındaki Filistin topraklarında yaşamanın Siyonist projeyi desteklemek anlamına geldiğini düşündüğünü belirten Regev, bu nedenle ülkesini terk ederek yurt dışında yaşamaya başladığını ifade etti.
Regev, “Siyonist projenin Filistin'de yaptıklarının adaletsizlik olduğunu hep biliyordum. Adaletsizlik olduğunu hissetmek için dışarı çıkmak zorundasın, çünkü İsrail toplumunda adaletsizlik normalleştirilmiş durumda.” dedi.
17 yaşında bacağını kaybettiğini söyleyen Regev, bu durumun askerlik yapmasının önüne geçtiğini belirterek, “Belki de 17 yaşındayken bacağımı kaybetmiş olmam bir şans oldu, böylece askerlik yapmadım.” ifadelerini kullandı.
Müslüman olduğunu açıkladı
Filistinlilerle mülteci kamplarında birlikte yaşadığını aktaran Regev, bu süreçte Müslüman olduğunu söyledi.
2021 yılında Beytüllahim’de ihtida ettiğini belirten aktivist, “Kendimden daha büyük bir şeye gerçekten tüm kalbimle teslim olmam gerektiğini anladım.” dedi.
İslam’ın kendisine manevi güç verdiğini ifade eden Regev, Gazze’de yaşanan olayların ardından inancının kendisine dayanma gücü sağladığını kaydetti.
Regev, “Gazze'deki soykırım, adaletsizlik, savaş ve korkunç olaylarla birlikte şu anda dünyada olup bitenleri görünce, eğer manevi dayanağım olmasaydı akıl sağlığımı koruyamazdım.” ifadelerini kullandı.
Filodaki müdahaleyi anlattı
Küresel Sumud Filosu’na katıldığını belirten Regev, İsrail ordusunun uluslararası sularda aktivistlere müdahale ettiğini söyledi.
Aktivistlerin kötü muameleye maruz kaldığını öne süren Regev, “İnsanları dövdüler, işkence ettiler.” dedi.
Regev, kendisinin de fiziksel müdahaleye maruz kaldığını belirterek, “Bana kötü sözler söylediler. Kafamı aşağı ittiler. İçlerinden biri beni boğmaya çalıştı.” ifadelerini kullandı.
“Türk hükümeti sayesinde işlemler hızlı oldu”
Filoda yer alan aktivistlerin Türkiye sayesinde İsrail’den ayrıldığını ifade eden Regev, “Türk hükümeti sayesinde bu işlem hızlı oldu. Uçaklar gönderdiler ve onların hepsini aldılar.” dedi.
İsrail hapishanelerinde Filistinli tutukluların sistematik işkenceye maruz kaldığını öne süren Regev, filonun amaçlarından birinin bu durumu dünyaya duyurmak olduğunu söyledi.
“Ülkemin beni hain olarak görmesi onurdur”
İsrail toplumunda yoğun bir propaganda olduğunu savunan Regev, kendisini dinleyen bazı İsraillilerin kendisini “deli” olarak gördüğünü ifade etti.
Regev açıklamasını, “Ülkemin beni bir hain olarak görmesinin benim için bir onur olduğunu düşünüyorum; çünkü bunun bir parçası olmak daha kötü olurdu.” sözleriyle tamamladı.
