Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokuna yönelik yaptığı dikkat çekici teklif, dünya siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Putin, İran’ın nükleer materyallerinin uluslararası denetim altında “dost bir ülkeye” taşınabileceğini belirtirken, Rusya’nın daha önce sunduğu tekliflerin hâlâ masada olduğunu açıkladı.
Moskova’nın bu çıkışı, ABD ile İran arasında aylardır süren nükleer gerilimin tam ortasında geldi. Özellikle uranyum zenginleştirme faaliyetleri konusunda taraflar arasında derin görüş ayrılıkları yaşandığı biliniyor.
Putin: “İran’ın Nükleer Silah Ürettiğine Dair Kanıt Yok”
Putin, İran’ın nükleer silah geliştirdiğine ilişkin ellerinde somut bir kanıt bulunmadığını savundu. Sürecin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) denetiminde yürütülebileceğini vurgulayan Rus lider, diplomatik çözüm kapısının hâlâ açık olduğu mesajını verdi.
Rusya’nın önerisine göre İran’daki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum, uluslararası gözetim altında Rusya’ya taşınabilecek. Böylece hem İran’ın nükleer programı devam edecek hem de Batı’nın güvenlik kaygılarının azaltılması hedeflenecek.
ABD-İran Hattında En Büyük Çatlak: Uranyum Krizi
Washington ile Tahran arasında yürütülen temaslarda en kritik başlığın uranyum zenginleştirme faaliyetleri olduğu belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’ın nükleer faaliyetlerini tamamen sonlandırmasını istediği ifade edilirken, İran ise “barışçıl nükleer enerji hakkından vazgeçmeyeceğini” net şekilde ortaya koyuyor.
Axios’un aktardığı bilgilere göre Putin’in uranyumu Rusya’ya taşıma önerisine Trump yönetimi sıcak bakmadı. ABD’nin, uranyumun doğrudan kendi kontrolünde tutulmasını istediği iddiaları uluslararası dengeleri daha da hassas hale getirdi.
İran’ın Nükleer Tesisleri Yeniden Dünyanın Gündeminde
2025 yılında İran, İsrail ve ABD arasında yaşanan çatışmaların ardından Natanz, Fordo ve İsfahan’daki nükleer tesisler yeniden küresel gündemin merkezine yerleşti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın raporlarına göre bazı tesislerde ciddi hasar oluştu. Ancak İran’ın elindeki yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyum stokunun tamamen ortadan kaldırılamadığı belirtildi.
Uzmanlar, bu stokun küresel güvenlik açısından en kritik risklerden biri olmaya devam ettiğini ifade ediyor.
Moskova-Tahran Yakınlaşması Endişe Yaratıyor
Son dönemde Rusya ile İran arasındaki stratejik iş birliği dikkat çekici biçimde hız kazandı. İki ülke geçtiğimiz yıl İran’da yeni nükleer santraller kurulmasına yönelik yaklaşık 25 milyar dolarlık dev anlaşmaya imza atmıştı.
Şimdi ise Rusya’nın İran’ın uranyumunu kendi topraklarında muhafaza etmeyi teklif etmesi, Moskova’nın Orta Doğu’daki etkisini daha da artırmak istediği yorumlarına neden oldu.
Enerji Piyasaları Alarmda
Uzmanlara göre İran’ın nükleer programı etrafında oluşabilecek yeni bir kriz yalnızca Orta Doğu’yu değil, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilir.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanabilecek olası gerilimlerin petrol sevkiyatında aksamalara ve enerji fiyatlarında sert yükselişlere yol açabileceği belirtiliyor.
