Ortadoğu su krizi, dünyanın en az su güvenliğine sahip coğrafyasının önümüzdeki yirmi yılda nasıl bir tabloyla karşılaşacağını ortaya koyuyor. ABD merkezli Dünya Kaynakları Enstitüsü'nün analizine göre 2040 yılında aşırı yüksek su stresi yaşayacak 33 ülkenin 14'ü bu bölgede yer alıyor. Listenin en üst sıralarında Bahreyn, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, İsrail, Suudi Arabistan, Umman ve Lübnan var.
Hangi ülkeler en yüksek risk altında?
Körfez ülkeleri tablonun zirvesinde. Bahreyn ve Kuveyt'te düşük su arzı ile yüksek talep birleşince ciddi bir kriz oluşuyor. Bu ülkelerde içme suyunun büyük bölümü deniz suyundan tuz arındırılarak elde ediliyor. Körfez kıyılarında 400'den fazla tuzdan arındırma tesisi bulunuyor. Tesislerin çoğu olası bir saldırı veya enerji kesintisinde milyonlarca insanı doğrudan etkileyecek konumda.
İran, Ürdün, Irak, Yemen, Suriye ve Libya da listede yer alıyor. Türkiye 33 ülke arasında 27. sırada bulunuyor. Kişi başına yıllık 1700 metreküpün altında düşen su miktarı su stresinin başalaığı eşik kabul ediliyor. Türkiye'nin kullanılabilir yıllık yenilenebilir su miktarı 112 milyar metreküp, ancak iklim değişikliğinin bu rakamı düşürmesi bekleniyor. Ürdün ve Mısır'da kişi başına düşen miktar zaten 500 metreküpün altına indi.

Kriz hangi sonuçları doğurdu?
Su kıtlığının sadece çevresel bir mesele olmadığı en çarpıcı biçimde Suriye örneğinde görüldü. 2011 iç savaşı öncesinde yaşanan uzun süreli kuraklık, tarım gelirlerini çökertti ve yaklaşık 1,5 milyon kişiyi kırsaldan kentlere itti. Filistin ile İsrail arasındaki onlarca yıllık çatışmanın önemli bir boyutunu da su paylaşımı oluşturuyor. Suudi Arabistan 2016'da gıda ihtiyacının tamamını ithalata bağladığını açıkladı. Sebep yine su kaynaklarının tükenme korkusuydu.
2050'ye gelindiğinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika nüfusunun tamamının aşırı su stresi altında yaşaması bekleniyor. Aynı yıl içinde küresel su talebinin yüzde 20-25 artması, bölgedeki kırılganlığı çok daha derin bir noktaya taşıyacak. Day Zero olarak anılan "sıfır su günü" senaryosu 2 milyardan fazla insanı tehdit ediyor.
Bölgenin önündeki çıkış yolu su yönetiminde köklü reformlardan geçiyor. Tarımda damla sulama, atık suların yeniden kullanımı ve sınır aşan havzalarda işbirliği kritik adımlar olarak görülüyor.
