ANALİZ HABER - Küresel güç dengelerini ve bölgesel jeopolitiği yakından ilgilendiren Ortadoğu'nun nükleer enerji haritası: Kim ne aşamada sorusu, Körfez ülkelerinden Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada farklı hızlarda ilerleyen projelere işaret ediyor. Bir yanda reaktörlerini ardı ardına devreye sokarak hedeflerine ulaşanlar, diğer yanda ise devasa bütçeli anlaşmalarla bu kulübe girmeye hazırlanan ülkeler bulunuyor.
Körfez'in öncüsü BAE ve nükleer kulübe giren ülkeler
Bölgede nükleer enerjiyi kağıt üzerindeki bir plandan çıkarıp gerçeğe dönüştüren ilk ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. Ülkenin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini tek başına karşılayan Barakah Nükleer Güç Santrali, dört ünitesinin de tamamlanmasıyla tamamen ticari işletmeye geçmiş durumda. Son dönemde sivil nükleer tesislerin güvenliğine dair yaşanan bölgesel gerilimlere rağmen, BAE bu yatırımıyla bölgede temiz enerji liderliğini elinde tutuyor.

Nükleer kulübün hemen eşiğinde duran Suudi Arabistan ise "Vizyon 2030" hedefleri kapsamında adımlarını hızlandırıyor. Ülkede henüz aktif bir nükleer reaktör bulunmasa da, Krallık hem büyük ölçekli santraller kurmak hem de yeni nesil küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisini ülkeye getirmek istiyor. Bu doğrultuda uluslararası ortaklarla yürütülen sivil nükleer iş birliği müzakereleri, Suudi Arabistan'ın yakın gelecekte haritada çok daha belirgin bir yer alacağını gösteriyor.
Akdeniz hattında yükselen reaktörler ve Mısır'ın atağı
Nükleer yarışın Akdeniz ve Kuzey Afrika ayağında ise Mısır dikkat çekici bir atağa kalkmış durumda. Ülkenin ilk nükleer tesisi olacak El Dabaa Nükleer Güç Santrali'nde inşaat çalışmaları Rusya ile ortakalşa tam gaz devam ediyor. Toplamda 4 bin 800 megavat kapasiteli dört reaktörden oluşacak bu dev projede, ilk ünitenin operasyonlara başlaması için gözler 2028 yılına çevrilmiş durumda.
Mısır'ın hemen yanı başında, Akdeniz kıyısında inşaatı devam eden Türkiye'nin Akkuyu Nükleer Güç Santrali de bölgedeki genel nükleer dönüşümün en somut örneklerinden biri olarak yükseliyor. Çevresindeki komşularının nükleer hamlelerini yakından takip eden Ürdün ve bölgede nükleer tecrübeye sahip olan İran gibi aktörler de hesaba katıldığında, Ortadoğu'nun gelecekte sadece petrol boru hatlarıyla değil, nükleer reaktörleriyle de anılacağı netleşiyor.
