İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Pentagon'dan yeni savunma stratejisi: Öncelikli kaygı unsuru artık Çin değil

Pentagon'dan yeni savunma stratejisi: Öncelikli kaygı unsuru artık Çin değil

Pentagon’un yayımladığı 2026 Ulusal Savunma Stratejisi, öncelikli kaygı unsurunun artık Çin değil ABD anavatanı ve Batı Yarımküre güvenliği olduğunu vurguladı. Belge, müttefiklerden daha fazla yük paylaşımı isterken Tayvan’a önceki metinlerden farklı olarak yer vermiyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 2026 Ulusal Savunma Stratejisi belgesini yayımladı. 34 sayfalık raporda, savunma önceliklerinde belirgin bir yön değişikliğine işaret eden ifadeler öne çıktı.

“Öncelikli kaygı unsuru artık Çin değil”

Belgeye göre Pentagon, güvenlik önceliklerinde Çin’i ilk sıradan indirerek, ABD anavatanının ve Batı Yarımküre’nin güvenliğini “öncelikli kaygı unsuru” olarak konumlandırdı. Önceki strateji metinlerinde Çin kaynaklı tehditlerin en önemli savunma önceliği olarak işlendiği hatırlatıldı. Yeni metinde Çin’le ilişkilere “çatışma değil güç” yoluyla yaklaşılacağı vurgulandı.

Müttefiklere “daha fazla yük paylaşımı” çağrısı

Strateji, ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde müttefiklerden daha fazla yük paylaşımı talep eden söylemlerini güçlendiren bir çerçeve sunuyor. Raporda ABD’nin müttefiklerine mali destek sağlamaktan “memnun” olunduğu belirtilirken, bunun “izolasyonizm” anlamına gelmediği savunuluyor.
Metin ayrıca, özellikle Avrupa’nın, ABD için “daha az ama kendileri için daha fazla” olan tehditlerde daha baskın rol üstlenmesi gerektiği mesajını veriyor.

Rusya “kalıcı ama yönetilebilir tehdit” olarak tanımlanıyor

Belgede Rusya, NATO’nun doğu üyeleri için “kalıcı ama yönetilebilir” bir tehdit olarak tanımlanıyor. Bu ifade, önceki yıllardaki “revizyonist güçler” yaklaşımıyla karşılaştırılan bir vurgu değişimi olarak öne çıkıyor.

Tayvan’a önceki metinlerden farklı olarak değinilmiyor

Stratejinin önceki versiyonlarından ayrışan noktalardan biri de Tayvan’a doğrudan atıf yapılmaması. Bununla birlikte, metinde ABD’nin amacının “Çin dâhil herhangi bir ülkenin ABD’ye ya da müttefiklerine hükmetmesini engellemek” olduğu belirtiliyor. Belgede ayrıca Kuzey Kore’ye karşı caydırıcılıkta ABD’nin “daha sınırlı” bir rol üstlenebileceği; Güney Kore’nin bu alanda “birincil sorumluluğu” alabileceği görüşüne yer veriliyor.

“Ütopik idealizm dışarı; sert gerçekçilik içeri”

Rapor, yönetimin yaklaşımını “Soğuk Savaş sonrası dönemin büyüklenmeci stratejilerinden” ayırdığını vurguluyor ve “sert gerçekçilik” ifadesini öne çıkarıyor. Metinde ayrıca ABD’nin Panama Kanalı, Meksika Körfezi ve Grönland gibi “kilit bölgelere” askeri ve ticari erişimini güvence altına alma hedefi yineleniyor.

Davos’ta NATO eleştirisi de hatırlatıldı

Haber metninde, Trump’ın Davos’ta NATO’ya yönelik eleştirilerine ve bazı iddialarına da yer verildi. Ayrıca Kanada Başbakanı Mark Carney’nin “eski dünya düzeninin geri gelmeyeceği” yönündeki değerlendirmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “kuralsız dünyaya gidiş” uyarısı aktarıldı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *