Yunanistan’ın Sakız Adası açıklarında, Yunan Sahil Güvenlik gemisinin düzensiz göçmenleri taşıyan bir bota çarpması sonucu meydana gelen faciada 15 göçmen hayatını kaybetti. Olayın ardından, sahil güvenlik gemisindeki kameraların aktif olup olmadığına dair hükümet açıklamaları, Yunan kamuoyunda ve uluslararası çevrelerde ciddi tartışmalara yol açtı.
Kameralar Çalışmıyordu İddiası Tepki Çekti
Yunan basınında yer alan haberlere göre, hükümet kaynaklarının olay sırasında kameraların çalıştırılmasının zorunlu olmadığı yönündeki değerlendirmeleri, uzmanlar tarafından eleştiriliyor.
Avrupa Birliği Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex kaynaklarının ardından, Emekli Sahil Güvenlik Amirali ve Uluslararası Bilirkişi Nikos Spanos da hükümetin yaklaşımına karşı çıktı. Spanos, devriye görevindeki sahil güvenlik gemilerinde bulunan tüm teknik cihazların, özellikle de kameraların, operasyon sırasında aktif olması gerektiğini vurguladı.
“Bu Bir Tercih Değil, Kuraldır”
Yunan televizyon kanallarına konuşan Spanos, kameraların kapalı tutulmasının açıkça kurallara aykırı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Herhangi bir operasyonda kameralar açık olmalıdır. Bu, tartışmaya açık bir konu değil, net bir kuraldır.”
Üst Düzey Talimat İddiası Gündemde
Kameraların kapalı olmasının üst düzey bir talimatla gerçekleşmiş olabileceği ihtimaline de değinen Spanos, sahil güvenlik gemisi kaptanlarının mevcut protokoller çerçevesinde hareket etmekle yükümlü olduğunu, aksi durumda hukuki ve idari sorumluluk doğacağını ifade etti.
Olayın Detayları Yeniden İnceleniyor
Facia, 3 Ocak Salı günü Sakız Adası açıklarında meydana geldi. Yunan Sahil Güvenlik gemisinin, düzensiz göçmenleri taşıyan bota çarpması sonucu bot alabora oldu. Bottaki göçmenlerin tamamının denize düştüğü olayda, 15 kişi yaşamını yitirirken, 24 kişi yaralandı. Kaybolanların da olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Göç Politikaları ve İnsan Hakları Tartışması Derinleşiyor
Yaşanan facia, Yunanistan’ın göçmenlere yönelik uygulamalarını ve Ege Denizi’ndeki operasyonların şeffaflığını yeniden tartışmaya açtı. Kameraların kapalı olması iddiası, yalnızca teknik bir detay değil, insan hakları ve uluslararası hukuk açısından da kritik bir mesele olarak değerlendiriliyor.
