Demokratik Kongo Cumhuriyeti, ülke tarihinin en ağır Ebola salgınlarından biriyle mücadele ediyor. Mayıs ayından bu yana hızla yayılan Bundibugyo türü Ebola virüsü nedeniyle üç ay içinde 2 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Hükümetin açıkladığı son verilere göre 4 bin 945 vaka tespit edilirken, 2 bin 325 kişi hayatını kaybetti. Böylece salgın, 2018-2020 yılları arasında kaydedilen 3 bin 481 vaka ve 2 bin 299 ölümün yaşandığı Ebola krizini geride bıraktı.
DSÖ SALGININ HIZINA DİKKAT ÇEKTİ
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre son 24 saatte 101 yeni vaka ve 33 ölüm kaydedildi. Hastanelerde ve karantina altında 730 kişinin bulunduğu, iyileşenlerin sayısının ise 1000'i geçtiği bildirildi. Son bir haftada 579 vaka ve 304 ölüm kaydedilmesiyle haftalık bazda rekor seviyeye ulaşıldı. Yetkililer, salgının daha da büyümesi halinde 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da yaklaşık 11 bin kişinin hayatını kaybettiği Ebola krizine yaklaşılabileceğinden endişe ediyor.
BUNDİBUGYO TÜRÜNE KARŞI ONAYLI AŞI YOK
Salgının, Ebola virüsünün nadir görülen türlerinden Bundibugyo suşundan kaynaklandığı belirtildi. Virüse karşı henüz onaylanmış bir aşı veya tedavi bulunmuyor. Kongo'nun doğusundaki altı eyalette yayılan hastalığın merkez üssü olarak gösterilen Ituri’de aşı ve tedavi denemeleri sürdürülüyor. Sınır Tanımayan Doktorlar yetkilileri ise bazı ailelerin 15'e yakın yakınını kaybettiğini belirterek müdahalenin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
TEŞHİSTEKİ GECİKME SALGINI BÜYÜTTÜ
Salgının bilinen ilk kurbanının Bunia’da görev yapan bir sağlık çalışanı olduğu belirtildi. 24 Nisan’da yüksek ateş, kusma ve şiddetli kanama şikayetleriyle hayatını kaybeden sağlık çalışanının ardından salgının resmi olarak ilan edilmesi yaklaşık üç hafta sürdü. Uzmanlar virüsün resmi açıklamanın yapıldığı 15 Mayıs’tan çok daha önce, şubat ayında Mongbwalu bölgesinde yayılmaya başlamış olabileceğini değerlendiriyor.
İLK TESTLER NEGATİF ÇIKTI
İlk vakalarda kullanılan test kitlerinin yalnızca Zaire türü Ebola virüsünü tespit edebilmesi de teşhisin gecikmesine neden oldu. İlk testlerin negatif çıkması üzerine hastaların sıtma ve salmonella enfeksiyonu geçirdiği düşünüldü. Ancak kanamaların devam etmesi üzerine örneklerin gelişmiş laboratuvarlarda incelenmesiyle virüsün Bundibugyo türü olduğu belirlendi.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI TEHDİTLERLE KARŞILAŞIYOR
Salgınla mücadelede sağlık çalışanlarının grevleri, silahlı grupların yarattığı güvenlik sorunları, kötü yol koşulları ve toplumdaki yanlış bilgiler önemli engeller arasında gösteriliyor. Ituri ve Kuzey Kivu’da bazı kişilerin Ebola’nın varlığına inanmadığı, sağlık ekiplerinin ise zaman zaman tehditlerle karşı karşıya kaldığı bildirildi. Virüse yakalandıktan sonra iyileşen sağlık çalışanlarının dahi toplum tarafından dışlandığı ve tehdit edildiği belirtiliyor.
VİRÜS VÜCUTTA UZUN SÜRE KALABİLİYOR
Ebola virüsünün hasta iyileştikten sonra da gözler, merkezi sinir sistemi ve testisler gibi bazı bölgelerde aylarca hatta yıllarca kalabileceği belirtiliyor. Bu nedenle iyileşen hastalar uzun süre takip altında tutuluyor. DSÖ tarafından Bundibugyo türünü atlatan kişiler için 18 aylık bir takip programı da yürütülüyor.
