Orta Doğu’da tansiyon her geçen saat daha da yükseliyor. ABD destekli İsrail ile İran arasında sekizinci gününe giren çatışmalarda yeni bir saldırı dalgası daha başladı. İran ordusu ve Devrim Muhafızları’nın yürüttüğü “Vaat-i Sadık 4” operasyonunun 23. dalgası, doğrudan İsrail’in kalbi sayılan Tel Aviv ve çevresini hedef aldı. Saldırılarda kullanılan gelişmiş füze sistemleri ise savaşın teknolojik boyutunun giderek daha tehlikeli bir noktaya ulaştığını gösteriyor.
Tel Aviv’de Art Arda Patlamalar
Bölgeden gelen görüntüler, Tel Aviv’de peş peşe büyük patlamaların yaşandığını ortaya koydu. Gece boyunca gökyüzünü yoğun duman kaplarken şehir genelinde hava saldırısı sirenleri çaldı. Yetkililer, çok sayıda vatandaşın hızla sığınaklara yöneldiğini bildirdi.
İsrail ordusu saldırı sırasında Demir Kubbe ve Arrow hava savunma sistemlerini devreye soktu. Ancak bazı balistik füzelerin savunma hattını aşarak kentte farklı noktalarda patlamalara neden olduğu iddia edildi.
Hipersonik Füzeler Dikkat Çekti
İran’ın saldırıda Kheibar, Khorramshahr-4 ve Fattah gibi yeni nesil balistik füzeler kullandığı öne sürülüyor. Bunun yanı sıra çok sayıda insansız hava aracının da operasyonun bir parçası olduğu bildirildi.
Özellikle Fattah hipersonik füzesi, İran’ın en gelişmiş silah sistemlerinden biri olarak gösteriliyor. İranlı yetkililer, bu füzenin yüksek hız ve gelişmiş manevra kabiliyeti sayesinde modern hava savunma sistemlerini aşabildiğini savunuyor.
Bir diğer dikkat çeken silah olan Khorramshahr-4 füzesi ise yaklaşık 2 bin kilometre menzile ve yüksek tahrip gücüne sahip. Uzmanlara göre bu tür uzun menzilli balistik sistemler, bölgedeki askeri dengeleri ciddi biçimde etkileyebilecek kapasiteye sahip.
Bölgesel Gerilim Daha da Artıyor
İran kaynakları, saldırıların İsrail’deki askeri üsler ve stratejik hedeflere yönelik olduğunu ileri sürerken Tel Aviv’e yönelik bu hamle, savaşın daha geniş bir cepheye yayılabileceği endişelerini güçlendirdi.
Son günlerde İsrail ve ABD’nin İran’daki bazı askeri noktalara yönelik operasyonlar düzenlediği biliniyor. Bu gelişmelerin ardından Tahran yönetimi misilleme saldırılarını artırdı. Karşılıklı hamlelerde giderek daha gelişmiş silahların kullanılması ise Orta Doğu’daki çatışmanın küresel güvenlik açısından kritik bir aşamaya girdiği yorumlarını beraberinde getiriyor.
