Yemen'in batı kıyısında son günlerde şiddetlenen çatışmalar ve İran destekli Husilerin Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan stratejik Babulmendeb Boğazı çevresindeki ilerleyişi, bölgedeki güç mücadelesini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Haber 14 Eylül 2026'da yayımlandı. Eylül ayının başından itibaren Husiler, Taiz ve Hudeyde vilayetlerinde özellikle Hays, Huha, Vaziye ve Kedha eksenlerinde kara saldırılarının yanı sıra füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdı. Askeri kaynaklara göre saldırılar, hükümet güçlerinin bazı bölgelerden çekilmesine veya yeniden konuşlanmasına neden oldu.
HUSİLER BABULMENDEB'DE KONTROLÜ SAĞLADI
Yaklaşık bir hafta süren çatışmaların ardından Husilerin 11 Eylül'de Babulmendeb üzerindeki kontrolünü tamamladığı belirtildi. Grup, batı kıyısında Muha kenti ve limanı ile stratejik adaların da aralarında bulunduğu bazı bölgeleri ele geçirdi. Yaşananlar, son yıllardaki en geniş kapsamlı askeri tırmanışlardan biri olarak değerlendirildi. Yemen hükümet güçleri ise Husilerin kontrolüne geçen bölgelerdeki mevzileri, toplanma noktalarını ve araçları hava saldırılarıyla hedef aldığını ve gruba kayıplar verdirdiğini açıkladı. Çatışmalar nedeniyle batı kıyısındaki bazı bölgelerde sivillerin yerinden edildiği bildirildi. Hükümet güçleri kaybettiği bölgeleri geri almak ve Babulmendeb üzerindeki kontrolünü yeniden sağlamak amacıyla hava saldırılarını sürdürürken birliklerini de yeniden düzenliyor.
1. SENARYO: HUSİLER BAZI BÖLGELERDEN ÇEKİLEBİLİR
İlk senaryoya göre Yemen hükümet güçlerinin saldırılarını yoğunlaştırması, Husileri son dönemde ele geçirdikleri bazı bölgelerden çekilmeye veya birliklerini yeniden konuşlandırmaya zorlayabilir. Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi araştırmacısı Dr. Adil Duşeyla, hükümet güçlerinin birden fazla cephede oluşturduğu baskının Husilerin kazanımlarını uzun süre korumasını zorlaştırabileceğini belirtti. Duşeyla'ya göre Marib, El-Cevf, Beyda ve Taiz gibi bölgelerde yeni cephelerin açılması, Husilerin ilerleyişini yavaşlatabilir veya bazı birliklerini farklı noktalara kaydırmasına neden olabilir. Yemenli askeri ve stratejik uzman Tuğgeneral Muhammed el-Kumeym de hükümet güçlerinin kaybedilen bölgeleri geri almak için karşı saldırılar gerçekleştirmesini beklediğini söyledi. Kumeym, gelecek günlerde Muha ve çevresinin geri alınması amacıyla belirleyici bir çatışmanın yaşanabileceğini ifade etti.
STOCKHOLM ANLAŞMASINA DİKKAT ÇEKTİ
Kumeym, müdahalede yaşanabilecek gecikmenin daha ağır sonuçlara yol açabileceğini savunarak 2018'de imzalanan Stockholm Anlaşması'nı hatırlattı. Yemen hükümeti ile Husiler arasında Aralık 2018'de Birleşmiş Milletler himayesinde imzalanan anlaşma; Hudeyde'de ateşkes, tarafların Hudeyde kenti ile Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarında yeniden konuşlanması, Taiz'e insani erişimin kolaylaştırılması ve esirlerle tutukluların karşılıklı serbest bırakılması gibi başlıkları içeriyordu. Ancak anlaşmanın uygulanması, tarafların karşılıklı suçlamaları nedeniyle özellikle Hudeyde'deki yeniden konuşlanma ve Taiz'deki yolların açılması konularında sekteye uğradı.
2. SENARYO: ÇATIŞMA YEMEN SINIRLARINI AŞABİLİR
İkinci senaryoda ise Babulmendeb üzerindeki mücadelenin Yemen sınırlarını aşarak bölgesel ve uluslararası bir çatışmaya dönüşebileceği değerlendiriliyor. Tuğgeneral Kumeym, Babulmendeb mücadelesinin artık yalnızca Yemen'i ilgilendirmediğini, boğaz üzerindeki kontrolün İran açısından da stratejik bir hedef olduğunu savundu. Kumeym, Husilerin Muha saldırısında ellerindeki silah ve imkanların tamamına yakınını kullandığını, Babulmendeb'e ulaşmalarının bölgesel ve küresel deniz güvenliği açısından yeni bir durum ortaya çıkardığını belirtti. Uluslararası toplumun Husilerin stratejik adalar ve önemli mevkiler üzerindeki kontrolünün uzun süre devam etmesine izin vermeyeceğini savunan Kumeym, özellikle Meyyun ve Haniş adalarının deniz ulaşımı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Husilerin deniz ulaşımıyla bağlantılı bölgeleri tehdit etmeyi sürdürmesi veya bölge ülkelerini hedef alması halinde çatışmaların daha geniş kapsamlı askeri ve siyasi müdahaleye dönüşebileceği değerlendiriliyor.
3. SENARYO: HUSİLER KAZANIMLARINI KORUYABİLİR
Üçüncü senaryoya göre Husiler, Babulmendeb'i tamamen kapatmadan ve uluslararası gemileri doğrudan hedef almadan Yemen'in batı kıyısındaki kazanımlarını kalıcı hale getirmeye çalışabilir. Dr. Adil Duşeyla'ya göre Husilerin amacı, kıyıdaki kazanımlarını koruyarak Suudi Arabistan üzerinde baskı oluşturmak ancak Babulmendeb'i kapatıp uluslararası gemileri doğrudan hedef alarak geniş çaplı bir uluslararası çatışmanın içine girmekten kaçınmak olabilir. Bu durumda Husilerin kıyıdaki etkisini korurken Suudi Arabistan'ın hava saldırıları ve Yemen hükümet güçlerine verdiği destekle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi. Duşeyla, Husilerin hızlı bir askeri müdahaleyle bölgeden çıkarılmasının veya elde ettikleri kazanımların kısa sürede ortadan kaldırılmasının kolay olmayabileceğini belirtti. Çatışmaların daha fazla tırmanması durumunda ise Suudi Arabistan'ın alacağı kararlara bağlı olarak bölgesel anlaşmaların devreye girebileceği değerlendiriliyor.
14 ÜLKELİ DENİZ İTTİFAKI KURULDU
Suudi Arabistan, 30 Temmuz 2026'da Mısır, Türkiye, Pakistan ve Körfez ülkelerinin de aralarında bulunduğu 14 ülkenin, deniz ulaşımı ve küresel enerji tedarik zincirlerinin güvenliğini korumak amacıyla çok uluslu savunma amaçlı bir deniz ittifakının kurulmasını onayladığını duyurmuştu. İttifakın faaliyet alanının Kızıldeniz, Babulmendeb ve Aden Körfezi'ni kapsadığı; füze ve İHA tehditleri ile korsanlığa karşı ortak askeri komuta altında koordineli devriyeler gerçekleştirilmesi ve istihbarat paylaşımı yapılmasının planlandığı belirtildi. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki de 8 Eylül'de İran destekli Husilerin Ebha, Hamis Muşayt, Cazan ve Necran'daki sivil ve ticari tesislere yönelik saldırılarında 73 kişinin yaralandığını bildirmişti. Husiler Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana başta olmak üzere Yemen'in bazı bölgelerini kontrol ederken, Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu Mart 2015'ten bu yana Yemen hükümetine destek veriyor.
