Orta Doğu'daki gelişmeler, hafta boyunca emtia fiyatlarının seyri üzerinde etkisini korudu. ABD'nin İran'a yönelik yeni ekonomik yaptırım kararlarının yanı sıra savaş nedeniyle bölgeden tahliye edilen diplomatlarını Orta Doğu'daki büyükelçiliklerine geri göndermeye hazırlandığına ilişkin haberler, jeopolitik risklerin bir miktar dengelenmesini sağladı.
ABD ile İran arasında diplomatik görüşmelerin yeniden başlayabileceğine yönelik beklentiler ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in İran'a karşı açıkladığı “ekonomik dışlama” operasyonu için kesin bir tarih vermemesi, yatırımcıların olumlu gelişmelere yönelmesini destekledi.

ABD'den gelen makroekonomik veriler ile Fed yetkililerinin açıklamaları da emtia piyasasında fiyatların yönünü etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Fed'in enflasyon göstergesi olarak yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,2 yükselerek piyasa beklentilerinin üzerine çıktı. Endeks yıllık bazda yüzde 3,7 artarken, gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek PCE fiyat endeksindeki yıllık yükseliş yüzde 3,3 olarak gerçekleşti.
Enflasyonun Fed'in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde seyretmeye devam etmesi, bankanın önümüzdeki dönemde faiz artırımına gidebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

Haftanın son işlem gününde Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda Fed Başkanı sıfatıyla ilk kez konuşan Kevin Warsh, enflasyonu önceleyen mesajlar verdi. Warsh'un açıklamaları, para politikasında “şahin” kanada yakın bir duruş sergilediği şeklinde değerlendirildi.
Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin esnetilemez ve sabit bir ilke olduğunu belirten Warsh, mevcut finansal koşulların henüz yeterince sıkı olmadığını ifade etti.
Warsh'un açıklamalarının ardından para piyasalarında Fed'in eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artıracağına yönelik ihtimal yüzde 35'ten yüzde 60'a yükseldi. Aralık ayında yeni bir faiz artırımına gidilebileceği beklentisi de güç kazandı.

ABD'nin politika faizine en duyarlı tahvilleri arasında bulunan 2 yıllık tahvilin faizi cuma günü yaklaşık 10 baz puan yükselerek yüzde 4,35 seviyesine çıktı.
Gelişmelerin ardından haftalık bazda ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yatay bir seyir izleyerek yüzde 4,72'de kalırken dolar endeksi yüzde 0,9 artışla 99,7 seviyesine yükseldi.

ALTINDA ÜÇ HAFTALIK YÜKSELİŞ SERİSİ SONA ERDİ
Değerli metallerde geride kalan haftada paladyum dışındaki ürünlerde negatif bir görünüm öne çıktı. Haftanın ilk günlerinde yaşanan yükselişler, Warsh'un açıklamalarının ardından yerini satışların ağırlık kazandığı bir seyre bıraktı.
Altının ons fiyatı, ABD Hazinesinin önceki hafta duyurduğu uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararının etkisinin devam etmesi, doların değer kaybetmesi ve teknik alımların desteğiyle salı günü 4 bin 696,8 dolara kadar çıktı. Böylece altın, 14 Mayıs'tan bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Altın ve diğer değerli metal fonlarına yönelik talebin devam etmesi de haftanın ilk bölümündeki yükselişi destekleyen faktörlerden biri oldu. Bu fonlara 26 Ağustos'ta sona eren haftada 4,21 milyar dolarlık net para girişi gerçekleşti.
Söz konusu giriş, yaklaşık son 6 ayın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti.


