Bölgesel ve sektörel asgari ücret önerisi kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, SGK uzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş uygulamaya yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Karakaş, söz konusu modelin hem sosyal güvenlik sistemi hem de çalışma hayatı açısından önemli riskler barındırdığını savundu.
"SGK'nın teknik altyapısı zorlanabilir"
Karakaş, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tek merkezden yönetilen bir yapıya sahip olduğunu belirterek, illere göre farklı prim tabanlarının uygulanmasının teknik açıdan ciddi sorunlara neden olabileceğini ifade etti.
Birden fazla şehirde faaliyet gösteren işletmeler açısından prim hesaplamalarının karmaşık hale gelebileceğini dile getiren Karakaş, bu durumun işverenler için ek yük oluşturacağını öne sürdü.
"Eşitlik ilkesi tartışma konusu olabilir"
Karakaş, farklı şehirlerde uygulanacak ücret sisteminin idari yaptırımlar ve cezalar açısından farklı sonuçlar doğurabileceğini savundu. Bunun da hukuki açıdan eşitlik ilkesine ilişkin tartışmaları beraberinde getirebileceğini söyledi.
"İç göçü hızlandırabilir"
Bölgesel ücret farklılıklarının iş gücü hareketliliğini artırabileceğini belirten Karakaş, çalışanların daha yüksek ücret sunulan büyükşehirlere yönelmesinin yeni göç dalgalarına yol açabileceğini ifade etti.
Karakaş, bu durumun büyükşehirlerde nüfus baskısını ve kira maliyetlerini artırabileceğini, bazı bölgelerde ise nitelikli iş gücü eksikliğinin yaşanabileceğini ileri sürdü.
İş dünyasında karmaşa yaşanabileceğini savundu
Karakaş, bölgesel asgari ücret uygulamasının taşeron sistemi, kayıt dışı istihdam ve işletmelerin muhasebe ile insan kaynakları süreçleri üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini iddia etti. Yanlış bildirimlerin artmasının denetim süreçlerini de yoğunlaştırabileceğini belirten Karakaş, çalışma barışının korunması açısından mevcut sistemin önemine dikkat çekti.
