17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara Depremi, Türkiye’de derin izler bıraktı. Aradan geçen 27 yılda ülke, başta 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremler olmak üzere çok sayıda sarsıntıyla karşı karşıya kaldı.
Yaşanan depremler, hem Türkiye genelinde hem de afetlerden doğrudan etkilenen bölgelerde Zorunlu Deprem Sigortası’nın önemini bir kez daha ortaya koydu.
Marmara Depremi’nin ardından 2000 yılında kurulan DASK, Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortası’nın uygulanması, edindirilmesi ve yönetilmesinden sorumlu kamu kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
ZORUNLU DEPREM SİGORTASI YAPTIRAN KONUT SAYISI 11 MİLYON 700 BİNİ AŞTI
Devlet tarafından finansal güvence olarak sunulan DASK poliçesi, konutları depremin yanı sıra deprem kaynaklı yangın, infilak, yer kayması ve tsunami gibi risklere karşı güvence altına alıyor.
DASK verilerine göre Türkiye genelinde Zorunlu Deprem Sigortası bulunan konutların oranı yüzde 58 seviyesinde bulunuyor. Zorunlu Deprem Sigortası yaptıran toplam konut sayısı ise 11 milyon 700 bin 223’e ulaştı.
Bölgeler arasında en yüksek sigortalılık oranı yüzde 65 ile Marmara’da görülüyor. Marmara’yı yüzde 64 ile Doğu Anadolu, yüzde 63 ile Güneydoğu Anadolu, yüzde 59 ile Ege ve Akdeniz ve yüzde 51 ile İç Anadolu izliyor. En düşük oran ise yüzde 45 ile Karadeniz Bölgesi’nde bulunuyor.
DASK’ın faaliyetlerine başladığı 2000 yılından bugüne Türkiye genelinde hasara yol açan 1397 deprem meydana geldi. Bu depremler sonrasında kuruma toplam 867 bin 275 ihbar ulaştı.
En fazla hasar yapıcı deprem 175 sarsıntıyla 2020’de yaşanırken, 2021’de 123 deprem kaydedildi. En fazla ihbar ise 653 bin 81 ile 2023 yılında yapıldı. İhbar sayısında 76 bin 431 ile 2020 yılı ikinci sırada yer aldı.
“MARAŞ DEPREMİNDE 39 MİLYAR LİRA HASAR ÖDEDİK”
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirine sigortalılık oranları, kurumun 25 yılı aşan deneyimi, hasar ödeme kapasitesi ve gelecek hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kurumun faaliyet dönemi içerisinde karşılaştığı en büyük depremin Kahramanmaraş merkezli depremler olduğunu belirten Demirkan, 6 Şubat 2023’teki depremlerde DASK’ın, sigorta sektörünün ve devletin büyük bir sınavdan geçtiğini söyledi.
DASK’ın kurumsal yapısındaki değişimin 6 Şubat depremlerinden önce başladığını hatırlatan Demirkan, yapının ihtiyaçlar ve meydana gelen hasarların sonuçları doğrultusunda yeniden şekillendirildiğini ifade etti.
Bugüne kadar 1000’in üzerinde depremi yönettiklerini ve çok sayıda sigortalının zararını hızlı şekilde karşıladıklarını belirten Demirkan, “Maraş depreminde 9 ayda 540 bin dosyayı elleçledik ve 39 milyar lira tutarında bir hasar ödedik. Bu önemli bir deneyim oldu. Dünya çapında böyle bir operasyonu gerçekleştiren kurum yok. DASK olarak bundan gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş depremlerinde ortaya çıkan 104 milyar dolarlık toplam finansal zararın yaklaşık 5,5 milyar dolarlık bölümünün sigorta sektörü tarafından karşılandığını belirten Demirkan, bunun 1,6 milyar dolarının DASK’ın kapasitesi kapsamında ödendiğine dikkati çekti.
“SIK DEPREMLERLE KARŞILAŞILAN YERLERDE SİGORTALILIK ORANI DAHA YÜKSEK”
Türkiye genelindeki yüzde 58’lik zorunlu deprem sigortalılık oranının yeterli olmadığını belirten Demirkan, “Kurum olarak olduğumuz yerden memnun değiliz. Sebebi şu, yüzde 100 sigortalılık oranı, zaten kanunda da yazdığı gibi hedefimiz. Dolayısıyla yüzde 99 olsa da memnun olmayacaktık, yüzde 98 olsa da memnun olmayacaktık. Yüzde 58 bizim için yeterli bir seviye değil. Amacımız yüzde 100. Yüzde 100 olana kadar memnun olamayacağız, çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Yüzde 100 sigortalılık hedefine ulaşılması durumunda olası büyük bir deprem sonrasında yurt dışı piyasalardan Türkiye’ye finansman sağlanabileceğini söyleyen Demirkan, sigorta havuzu büyüdükçe daha fazla zararın karşılanabileceğini ve bu korumanın daha düşük maliyetle sağlanabileceğini belirtti.
Sigortalılık oranlarının bölgeler arasında farklılık gösterdiğini de aktaran Demirkan, “Bu, tamamen sigortalılık, DASK, deprem bilinciyle ilintili. Sık sık depremlerle karşılaşılan yerlerde sigortalılık oranı daha yüksek, daha az depremle karşılaşılan yerlerde daha düşük” diye konuştu.
Konya ve Karadeniz gibi depremlerin daha seyrek görüldüğü bölgelerde deprem sigortası yaptırma eğiliminin düşük olduğunu veya poliçelerin takip eden yıl yenilenmediğini belirten Demirkan, DASK’ın sel, dolu ve yangın gibi her yıl yaşanan diğer doğal afetleri de kapsamasını öngören Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) Kanunu’nun önemine işaret etti.
“ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILIN PROJEKSİYONUNU HAZIRLADIK”
DASK’ın deprem bilincini artırmak amacıyla kamuoyuna yönelik çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Demirkan, acenteler, sigorta şirketleri, bölge ofisleri ve DASK tırı aracılığıyla hem farkındalığı hem de poliçe sayısını yükseltmek için çalışmaların sürdüğünü anlattı.
Gelecek dönem hedeflerine ilişkin de bilgi veren Demirkan, “Önümüzdeki 5 yılın projeksiyonunu hazırladık. 'Daha iyi nereye getirebiliriz?' diye üzerinde çalışıyoruz. Günün koşulları doğrultusunda yapay zekayı hem üretim süreçlerine hem hasar süreçlerine nasıl entegre ederiz, bunun çabası içerisindeyiz” dedi.
Birkaç pilot projenin devam ettiğini aktaran Demirkan, deprem sonrasında sigortalılara daha hızlı, etkili ve doğru hasar ödemesi yapabilmek amacıyla süreçlerini yapay zekâ desteğiyle yürüttüklerini ifade etti.
Demirkan, üretim aşamasında da ürünlerin daha hızlı satılması ve sigortalıların bu ürünlere daha kolay ulaşabilmesi için düzenleyici otoritelerle görüşmeler yaptıklarını ve atılabilecek adımlar üzerinde çalıştıklarını belirtti.
“BUGÜN OLMAZ, YARIN OLMAZ DEMEYİP POLİÇEMİZİ YAPTIRMAMIZ, SÜREKLİ ŞEKİLDE YENİLEMEMİZ LAZIM”
DASK Genel Sekreteri Demirkan, Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla vatandaşlara ve sigortalılara şu mesajı verdi:
"Şu andaki kapasitemiz olası bir Marmara depremini rahatlıkla karşılayacak seviyededir. Sigortalılarımız bu konuda müsterih olsun. Aynı zamanda sigorta poliçelerinde her ay enflasyon oranında artan bir teminat tutarımız var. O açıdan da sigorta sahiplerinin gönülleri rahat olabilir. Yaptırmayanların bir an önce poliçelerini yaptırmasını şiddetle tavsiye ediyoruz. Çünkü depremin ne zaman geleceğini hiç kimse bilemez. (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından) Türkiye'de yeni bir deprem fay haritası yayımlandı, 400 (civarında) değil 700 tane aktif fay olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla her an bir depremle karşı karşıya gelme olasılığımız çok yüksek. Bir de yenileme hususu çok önemli. Sigortalılığın tamamında ve DASK'ta da böyle, düzenli ve sürekli yenilediğiniz zaman hasarla karşılaşma riskiniz giderek küçülüyor. Çünkü bir dönem yaptırmayıp, ertesi gün depremle karşılaşan birçok vatandaşımızla biz de maalesef karşı karşıya geldik. Maraş'ta da bu oldu. Dolayısıyla bugün olmaz, yarın olmaz demeyip poliçemizi yaptırmamız ve hiç ara vermeden de sürekli bir şekilde yenilememiz lazım."
