En düşük emekli aylığı alan kişi sayısının 2019’da 800 bin iken 5 milyon seviyesine yükseldiği belirtildi. Prim gün sayısı ve ödenen prim miktarından bağımsız yapılan iyileştirmeler, yüksek prim ödeyen emekliler açısından “makasın kapanması” ve “çok çalışanın cezalandırılması” eleştirilerine neden oluyor.
7 yıllık maaş tamamlama uygulaması sona erebilir
Hükümetin, emeklilik sisteminde oluşan bu tabloyu düzeltmek amacıyla yeni bir formül üzerinde çalıştığı ifade edildi. Yaklaşık 7 yıldır süren maaş tamamlama uygulamasının sonlandırılmasının gündemde olduğu, yeni yapının “maaş odaklı” değil “gelir ve ihtiyaç odaklı” bir modele dayanacağı aktarıldı.
5 aşamalı model masada
Türkiye Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, yeni dönemde 5 aşamalı bir modelin konuşulduğunu söyledi. Karakaş, mevcut sistemde kimin toplamda ne kadar destek aldığına dair net bir tablo oluşmadığını, vakıf veya farklı kurumlar üzerinden alınan desteklerin de bulunduğunu belirterek, yeni düzenleme ile tüm yardımların tek bir sistemde görülebileceğini dile getirdi.
Veriler tek havuzda toplanacak
Karakaş’ın aktardığına göre, yeni yapıda SGK’nın maaş verileri ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal yardım verilerinin birleştirilmesi hedefleniyor. Bu sayede değerlendirme sadece emekli maaşı üzerinden değil, haneye giren toplam gelir ve yaşam koşulları üzerinden yapılacak.
Yardım yöntemi değişebilir
Model kapsamında kömür veya gıda kolisi gibi ayni yardımlar yerine karta para yüklenmesi gibi yöntemlerin öne çıktığı ifade edildi. Ayrıca en düşük emekli maaşı ile yaşanılan şehirdeki yaşam maliyeti arasındaki farkın hesaplanması, bu farkın kira yardımı, fatura desteği veya sosyal konut gibi seçeneklerle karşılanması gibi başlıkların gündemde olduğu belirtildi.
Bazı emekliler için “sıfır zam” riski
İsa Karakaş, kök aylığına göre bir süre 20 bin TL maaş alan bazı emeklilerin, yeni kriterler kapsamında “sıfır zam” ihtimaliyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Karakaş’ın açıklamasında, hükümetin üzerinde durduğu ana kriterin “hanedeki toplam gelirin kişi başına düşen payı” olduğu vurgulandı.
Karakaş, örnek olarak aynı kök maaşa sahip iki emeklinin; kira durumu ve evdeki ikinci bir gelir olup olmamasına göre farklı değerlendirilebileceğini ifade etti.
