Küresel enerji krizi, artan arz sorunları ve fiyat dalgalanmalarıyla birlikte yeni bir boyuta taşındı. Uzmanlar, mevcut durumun daha da kötüleşmesi halinde ülkelerde yakıtın karneyle dağıtılabileceği uyarısında bulunuyor. Enerji piyasalarında yaşanan gelişmeler, küresel ekonomiye yönelik riskleri de artırıyor.
Tarihin en büyük petrol arz şoklarından biri olarak değerlendirilen süreç birinci ayını doldururken, fiyatlarda keskin yükseliş dikkat çekiyor. Küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilirken, özellikle Asya’da Tayland’dan Pakistan’a kadar birçok ülkede ciddi yakıt kıtlıkları yaşanıyor.
Hürmüz boğazı enerji krizini tetikliyor
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, küresel petrol akışında günlük yaklaşık 11 milyon varillik bir düşüşe neden oluyor. Yapılan müdahalelere rağmen piyasada oluşan yaklaşık 9 milyon varillik açık, Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin toplam tüketimini aşan bir seviyeye ulaştı.
TotalEnergies CEO’su Patrick Pouyanne, Houston’da düzenlenen CERAWeek konferansında yaptığı açıklamada, krizin birkaç ay daha sürmesi halinde küresel ölçekte sistemik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Küresel ham petrol ve LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20’sinin Körfez bölgesinde sıkışmasının ciddi etkiler yaratacağı belirtildi.
ABD’li yetkililer ve Wall Street analistleri ise petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara çıkma ihtimalini değerlendirmeye başladı.
Doğal gazda alternatif bulunmuyor
Enerji krizinin bir diğer boyutunu ise doğal gaz arzı oluşturuyor. Küresel LNG arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçerken, bu alanda alternatif bir taşıma rotasının bulunmaması krizi derinleştiriyor.
Katar’da bulunan büyük LNG tesislerinden birinin füze saldırısında zarar görmesi ve onarım sürecinin uzun yıllar alabileceğinin açıklanması, arz güvenliğine yönelik endişeleri artırdı.
Avrupa ve ABD için kritik eşik
Enerji krizinin etkileri yalnızca üretici bölgelerle sınırlı kalmıyor. ABD’de akaryakıt fiyatlarının yükselmesiyle birlikte enflasyon oranlarında artış gözlemlendi. Bloomberg Economics verilerine göre, Şubat ayında yüzde 2,4 olan yıllık enflasyon Mart ayında yüzde 3,4’e yükseldi.
Analizler, petrol fiyatlarının 110 dolar seviyesine ulaşmasının Euro Bölgesi’nde enflasyonu artırırken büyümeyi olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Fiyatların 170 dolar seviyesine çıkması durumunda ise daha geniş çaplı ekonomik etkiler ve stagflasyon riski gündeme geliyor.
Enerji politikalarında yeni dönem
Artan enerji krizi nedeniyle bazı ülkeler talebi azaltmaya yönelik adımlar atmaya başladı. Filipinler’in geçici olarak haftada 4 gün çalışma sistemine geçmesi bu adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise uzaktan çalışma ve toplu taşıma kullanımının artırılması yönünde tavsiyelerde bulundu.
Carlyle Group Strateji Başkanı Jeff Currie, Körfez kaynaklı arz şokunun günlük 5 ila 10 milyon varillik talep kaybına yol açabileceğini ifade etti.
Enerji sektörü temsilcileri ise mevcut krizin henüz başlangıç aşamasında olduğu uyarısında bulunuyor. Sektör temsilcileri, yaşanan gelişmelerin 1970’li yıllardaki petrol krizine benzer etkiler doğurabileceğini ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının daha geniş çaplı bir küresel krize yol açabileceğini belirtiyor.
