Merkez Bankası faiz kararı bu ay sürpriz içermedi. Banka, politika faizini yüzde 37 seviyesinde tuttu. Gecelik vadede borç verme faizi yüzde 40'ta, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5'te sabit kaldı. Böylece faiz koridorunda herhangi bir değişikliğe gidilmedi.
Merkez Bankası faiz kararı neden bu yönde çıktı?
Kararın arkasında küresel tablonun payı büyük. Orta Doğu'da ABD ve İsrail kaynaklı savaşın yarattığı belirsizlik, enerji fiyatları üzerinden enflasyonist baskıyı canlı tutuyor. Banka da bu ortamda temkinli duruşunu korumayı seçti. Jeopolitik risklerin fiyatlar üzerindeki etkisi sürdükçe para politikasında aceleci adımlar beklenmiyor. Yani kurul, gevşeme yerine mevcut sıkı çerçeveyi sürdürme yolunu tercih etti.

Merkez Bankası faiz kararı sonrası gözler nereye çevrildi?
Yoğun bir veri gününün ortasındayız. TCMB'nin ardından sahne Avrupa Merkez Bankası'na geçiyor, çünkü ECB de bugün kendi faiz kararını açıklıyor. Akşam saatlerinde Başkan Christine Lagarde'ın basın toplantısı izlenecek. Okyanusun öte yakasında ise ABD'nin haftalık işsizlik başvuruları ve mayıs ayı üretici fiyat endeksi verileri takvimde yer alıyor. Tüm bu başlıklar üst üste gelince piyasalarda dalgalanma ihtimali artıyor.
Merkez Bankası faiz kararı vatandaşı nasıl etkiliyor?
Politika faizinin sabit kalması, kredi ve mevduat faizlerinde ani bir değişim yaşanmayacağı anlamına geliyor. Konut ya da taşıt kredisi planlayanlar için mevcut koşullar bir süre daha geçerli olacak. Mevduat tarafında da bankaların sunduğu oranlarda büyük bir hareket beklenmiyor. Tasarruf sahipleri açısından asıl belirleyici, önümüzdeki toplantılarda enflasyon görünümünün nasıl şekilleneceği. Döviz kuru ve altın fiyatlarındaki seyir de bu beklentilere göre yön bulacak. Kurulun bir sonraki kararına kadar piyasalar, açıklanacak enflasyon verilerini didik didik edecek. Ekonomistlerin önemli bir kısmı, jeopolitik sis perdesi aralanmadan faiz patikasında kalıcı bir değişim öngörmüyor.
