2019’dan bu yana derin ekonomik krizle mücadele eden Lübnan’da, Merkez Bankası kasasında bulunan altın rezervlerinin bir kısmının satışı yeniden gündeme geldi. Hükümet yetkilileri ve finans çevreleri, kısa vadeli nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla altın stoklarının bir bölümünün nakde çevrilmesi seçeneğini değerlendiriyor. Olası satışın ise parlamento onayı ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülecek süreç kapsamında şekillenebileceği belirtiliyor.
Krizin arka planı ve nakit ihtiyacı
Lübnan’da 2019’dan bu yana yerel para birimi Lübnan lirasının yüzde 90’dan fazla değer kaybettiği, bankacılık sisteminde döviz mevduatlarına erişimin büyük ölçüde kısıtlandığı ve devletin mali açıdan fiilen iflas ettiği kaydediliyor. Ekonomi yönetiminin, küresel altın fiyatlarındaki yükselişi de dikkate alarak, altın rezervlerinin satışını gündemine aldığı bildirildi.
Merkez Bankası kasasındaki altın miktarı
Lübnan Merkez Bankası (BDL) bünyesinde 280 tonun üzerinde altın rezervi bulunduğu ifade ediliyor. Bu rezervin, 2026 itibarıyla artan küresel altın fiyatlarıyla birlikte yaklaşık 45 milyar dolar değerine ulaştığı belirtildi. Söz konusu büyüklüğün, bölgedeki ülkeler arasında Suudi Arabistan’ın ardından üst sıralarda yer aldığı aktarıldı.
Satış için yasal süreç
Altın satışına ilişkin sürecin, Lübnan’daki yasal düzenlemeler nedeniyle belirli şartlara bağlı olduğu belirtildi. 1986 tarihli yasa kapsamında, Merkez Bankası’ndaki altın rezervlerinin satışı için parlamentonun özel onayının gerektiği ifade ediliyor. Bu nedenle satış kararının, siyasi süreçle birlikte ele alınacağı kaydediliyor.
IMF görüşmeleri ve olası etkiler
Olası altın satışının, IMF ile yürütülebilecek bir mali yardım anlaşmasının parçası olarak değerlendirilebileceği belirtiliyor. Bazı bankacılar ve siyasetçiler, satışın kısa vadede nakit akışı sağlayarak krizin etkilerini hafifletebileceğini savunurken, bazı ekonomi uzmanlarının uzun vadeli etkiler konusunda temkinli yaklaştığı aktarıldı. Maliye Bakanlığı uzmanlarının da altın rezervlerinin önemli bir varlık olduğunu, ancak kararın kamu yararı gözetilerek alınması gerektiğini vurguladığı ifade edildi.
Bankacılık sistemi ve kayıplara ilişkin veriler
Lübnan’da bankacılık sisteminde yaşanan sıkıntıların sürdüğü, mevduatların önemli bir bölümünün kısıtlamalar nedeniyle fiilen donduğu kaydediliyor. Dünya Bankası’nın daha önce Lübnan finans sistemini “Ponzi düzeni” olarak nitelendirdiği, mevduat kayıplarının yaklaşık 70 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu açıkladığı hatırlatıldı.
