Gazeteci ve televizyon programcısı Cem Küçük'ün, yaklaşık bir ay önce TGRT Haber ve Türkiye Gazetesi ile yollarını ayırdığı öğrenildi. Küçük, ayrılığın karşılıklı mutabakatla gerçekleştiğini belirterek yeni yayın döneminde farklı bir platformda çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.
Ayrılığın yaklaşık bir ay önce gerçekleştiği ortaya çıktı
Cem Küçük'ün Türkiye Gazetesi'ndeki son köşe yazısının 29 Haziran tarihinde yayımlandığı, aynı tarihten sonra sosyal medya hesaplarında TGRT Haber ve Türkiye Gazetesi içeriklerini paylaşmayı bıraktığı görüldü. Gazetecinin son olarak 30 Haziran'da TGRT Haber'deki programına ilişkin reyting paylaşımı yaptığı belirtildi.
"Karşılıklı anlaşarak ayrıldık"
Memleketi Giresun'da bulunduğunu belirten Cem Küçük, yaptığı açıklamada İhlas Holding yönetimiyle herhangi bir sorun yaşamadığını ifade etti. Ayrılık kararının yönetim katından gelen talep doğrultusunda karşılıklı fikir birliğiyle alındığını söyledi.
Küçük, ayrılığa ilişkin ayrıntıları ilerleyen günlerde sosyal medya hesaplarından paylaşacağını da dile getirdi.
Eylül ayında yeni platformda olacak
Gazeteci, kariyerine ilişkin planlarının sürdüğünü belirterek eylül ayından itibaren farklı bir platformda izleyicilerin karşısına çıkacağını açıkladı. Yeni döneme ilişkin "Sürprizlerim var" ifadelerini kullanan Küçük, detayları daha sonra kamuoyuyla paylaşacağını söyledi.
Ayrılığın perde arkasına ilişkin iddialar
Kulislerde ayrılığın nedenine ilişkin çeşitli iddialar gündeme gelirken, bunlardan birinin CHP'deki "mutlak butlan" tartışmaları ve bu konudaki değerlendirmeler olduğu öne sürüldü. Ancak bu iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Son paylaşımlarında CHP tartışmalarına değinmişti
Cem Küçük, sosyal medya hesabından yaptığı son siyasi değerlendirmelerde CHP'deki olası bölünme senaryoları ve yeni parti iddiaları hakkında analizlerini paylaşmış, Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi geleceğine ilişkin eleştirilerde bulunmuştu. Bu paylaşımlarının ardından çeşitli yorumlarla karşılaştığını ifade eden Küçük, değerlendirmelerinin siyasi analiz niteliğinde olduğunu savunmuştu.
