Marmara Denizi’nde Adalar çevresinde peş peşe meydana gelen mikrodepremlerin ardından Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken açıklamalar geldi. Bektaş, küçük sarsıntıların faydaki tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirterek Adalar Fayı’nın aktif yapısını koruduğunu ifade etti.
“ADALAR FAYI ÖLÜ DEĞİL”
Bektaş, Adalar Fayı’nın deprem enerjisini biriktirip biriktirmediğine ilişkin değerlendirmesinde, bazı zayıf ve kolay hareket eden fayların küçük depremler yoluyla enerjinin bir bölümünü boşaltabileceğini söyledi. Adalar Fayı’nın “ölü” olmadığının altını çizen Bektaş, fayın eğim atım bileşenli doğrultu atımlı ve aktif bir yapıya sahip olduğunu kaydetti. Son dönemde meydana gelen mikrodepremlerin yanı sıra geçmişte gerçekleştirilen çalışmaların da bu değerlendirmeyi desteklediğini ifade etti.
6’NIN ÜZERİNDE DEPREM ÜRETEBİLİR
Bektaş, Adalar Fayı’nın İzmit Fayı kadar büyük miktarda enerji biriktiren bir yapı olmadığını belirterek, 7 ve üzerindeki depremlerden ziyade orta büyüklükte depremler üretmesinin daha olası olduğunu söyledi. 1963 yılında bölgede meydana gelen 6’nın üzerindeki depremi hatırlatan Bektaş, Adalar Fayı’nın benzer büyüklükte sarsıntılar üretme potansiyeli bulunduğuna dikkat çekti.
FAYIN DERİN KESİMİ SESSİZCE HAREKET EDİYOR OLABİLİR
Bektaş’ın daha önce yaptığı değerlendirmelere göre, fayın yaklaşık 10 kilometre derinliğindeki bölümü küçük hareketlerle deformasyonun bir kısmını tüketiyor olabilir. Bu değerlendirmeye göre fayın daha derindeki bölümleri yavaş ve sessiz biçimde hareket ederken, kırılgan yapıdaki üst kesimlerde gerilim birikmeye devam edebiliyor.
117 MİKRODEPREM KAYDEDİLDİ
Marmara Denizi’nde Adalar’ın güneyinde 18 Ağustos sabahı başlayan sismik hareketlilik 20 Ağustos öğle saatlerine kadar devam etti. Kandilli Rasathanesi verilerine göre yaklaşık 20 kilometrelik dar bir bölgede büyüklükleri 0,7 ile 3,1 arasında değişen toplam 117 deprem kaydedildi.
DEPREMLER BENZER FAYLANMA YAPISINDA GERÇEKLEŞTİ
19 ve 20 Ağustos tarihlerinde kaydedilen bazı depremlerin moment tensör çözümlerinde odak mekanizmalarının “normal bileşenli oblik doğrultu atımlı” özellik gösterdiği belirtildi. Uzmanlar, depremlerin kaynak mekanizmalarının birbirine yakın olmasının, sarsıntıların benzer bir faylanma geometrisi içerisinde meydana geldiğine işaret ettiğini değerlendirdi.
