Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile gerçekleştirdiği görüşme, Türkiye’nin terörle mücadele, adli yardımlaşma ve suçluların iadesi konularındaki beklentilerini bir kez daha güçlü şekilde gündeme taşıdı. Ankara’daki kritik temaslarda, başta FETÖ, PKK ve DHKP-C olmak üzere terör örgütlerine yönelik iade talepleri öne çıktı. Bakan Gürlek, özellikle Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’a yönelik hain saldırının talimatını verdiği belirtilen DHKP-C elebaşı Musa Aşoğlu’nun Hollanda’dan Türkiye’ye iadesinin beklendiğini açık ifadelerle dile getirdi.
Ankara’da dikkat çeken temas
Adalet Bakanlığı’nda gerçekleşen görüşmede Bakan Gürlek, ziyaretin Türkiye ile Hollanda arasındaki mevcut ilişkileri daha da güçlendirmesini temenni etti. İki ülke arasında uzun yıllara dayanan köklü bağlar bulunduğunu vurgulayan Gürlek, Hollanda’da yaşayan yaklaşık 500 bin kişilik Türk toplumunun da bu ilişkiler açısından son derece önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti.
Gürlek, küresel ve bölgesel risklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin NATO müttefiki olan Hollanda ile diyalog ve iş birliğini artırmayı önemsediğini belirterek, bu temasların yalnızca diplomatik düzeyde değil, adalet ve güvenlik başlıklarında da somut sonuçlar doğurması gerektiğine işaret etti.
Geçtiğimiz yıl Lahey’de düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Hollanda Başbakanı Dick Schoof arasında yapılan görüşmeyi hatırlatan Gürlek, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede de ittifakın geleceğine yön verecek önemli kararların alınmasının beklendiğini söyledi.
Adli iş birliğinde ortak mücadele vurgusu
Görüşmede adalet alanındaki ilişkilerin ikili bağların önemli bir ayağını oluşturduğunu kaydeden Gürlek, özellikle örgütlü suçlar, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı ve suç gelirlerinin aklanması gibi sınır aşan suçlarla mücadelede daha etkili bir ortak çalışma yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Bakan Gürlek, “Özellikle örgütlü suçlar, örgütlü suçlarla mücadele, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması gibi konularda özellikle adli anlamda iki ülkenin karşılıklı işbirliğini önemsiyoruz. Adli makamlar arasındaki işbirliği aynı zamanda ülkeler arasındaki işbirliğini de güçlendirecek ve uluslararası adaletin etkinliği açısından önemli bir görev üstlenecektir.” sözleriyle, hukuki dayanışmanın sadece iki ülke için değil, uluslararası güvenlik için de belirleyici olduğunun altını çizdi.
FETÖ ve PKK dosyaları yeniden masada
Türkiye’nin 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ’ye karşı yürüttüğü kararlı mücadelenin sürdüğünü belirten Gürlek, bu süreçte çok sayıda adli yardımlaşma talebinin Hollanda makamlarına iletildiğini hatırlattı. Ancak bu başvuruların karşılanması noktasında çeşitli sorunlar yaşandığını söyleyen Bakan, müttefiklik hukukuna uygun, daha yapıcı bir yaklaşım beklendiğini ifade etti.
Gürlek, FETÖ’nün anayasal düzeni hedef alan ve milli iradeyi gasbetmeye çalışan bir yapı olduğunu vurgulayarak, Hollanda’nın da bu tehdidi dikkate alması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bu konuda yalnız bırakılmaması gerektiğine işaret eden Gürlek, dost ve müttefik ülkelerden terörle mücadelede daha açık destek beklediklerini belirtti.
PKK’ya ilişkin değerlendirmelerinde ise Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir bu örgüte karşı mücadele verdiğini hatırlatan Bakan Gürlek, örgütün Avrupa Birliği tarafından da terör örgütü olarak kabul edildiğini anımsattı. Buna rağmen, PKK kapsamındaki iade taleplerinin de istenen düzeyde sonuç vermediğini ifade etti.
Bakan Gürlek, “Halihazırda FETÖ terör örgütünden 217, PKK terör örgütünden ise 8 iade talebimiz mevcuttur. Hollanda'yı müttefik ülke olarak gördüğümüzden dolayı bu konuda adli işbirliği kapsamında bu suçluların iadesini sizden rica ediyoruz. Ayrıca her iki terör örgütü mensuplarına da Hollanda'da mültecilik ya da oturma hakkı verilmemesi, verilmiş olanların da yeniden değerlendirilmesi konusunda bu hususun tekrar gözden geçirilmesini rica ediyoruz.” diyerek Türkiye’nin beklentisini net biçimde ortaya koydu.
Musa Aşoğlu için açık iade talebi
Görüşmenin en dikkat çeken başlıklarından biri ise Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehadet yıl dönümünde yapılan DHKP-C vurgusu oldu. Savcı Kiraz’ın terör örgütü mensuplarınca rehin alındıktan sonra katledildiğini hatırlatan Gürlek, bu saldırının hafızalardaki yerini koruduğunu belirtti.
Kendisi de geçmişte savcılık görevinde bulunduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, Savcı Kiraz için, “Cumhuriyet Savcısı meslektaşımız, aynı zamanda çalışma arkadaşımız, DHKP-C terör örgütü mensubu tarafından önce esir alındı, daha sonra da hunharca katledildi.” ifadelerini kullandı.
Bu saldırının talimatını verdiği belirtilen DHKP-C elebaşı Musa Aşoğlu’nun İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren yargılamasına dikkat çeken Gürlek, Hollanda’dan açık bir beklenti içinde olduklarını söyledi. Bakan, “Bu terör örgütü yöneticisi Musa Aşoğlu'nun da yürütülen yargılama sonucunda aynı şekilde Hollanda'dan ülkemize iadesini talep ediyoruz. Maalesef bu konuda da şu ana kadar olumlu bir adım atılmadı. Söylediğimiz taleplerin ve önemli hassasiyetlerin Hollanda makamları nezdinde de karşılık bulacağına samimi olarak inanıyoruz.” sözleriyle dosyanın Ankara açısından taşıdığı önemi vurguladı.
Uyuşturucu, kara para ve insan ticaretinde ortak operasyon mesajı
Terörle mücadele kadar, uluslararası suç ağlarına karşı iş birliğinin de gündemde olduğunu belirten Gürlek, uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve insan ticareti başta olmak üzere pek çok başlıkta ülkeler arası adli yardımlaşmanın kritik önemde olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda geçtiğimiz yıl nisan ayında Türkiye ile Hollanda arasında eş zamanlı gerçekleştirilen “Bulut Operasyonu”nu hatırlatan Bakan Gürlek, operasyon sayesinde uyuşturucu tacirlerinin yakalandığını ve suç gelirleriyle delillere el konulduğunu söyledi. Hollanda’da bulunduğu tespit edilen ve uyuşturucu ticareti suçlamalarıyla haklarında yakalama kararı bulunan kişilerin Türkiye’ye iadesi yönündeki taleplerin de karşılanmasını beklediklerini dile getirdi.
Avrupa’daki Türk toplumu ve İslamofobi uyarısı
Görüşmede Hollanda’daki Türk toplumunun güvenliği ve huzuru da öne çıkan bir başka başlık oldu. Gürlek, özellikle Batı Avrupa’da son dönemde artış gösteren ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi eğilimlerini endişeyle izlediklerini ifade etti.
Ocak ayı sonlarında Hollanda’da iki Müslüman kadının polis şiddetine maruz kaldığı yönündeki bilgileri üzüntüyle öğrendiklerini belirten Bakan, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin, yurt dışında yaşayan vatandaşlarının hak ve güvenliğini yakından takip etmeyi sürdüreceği mesajı da böylece bir kez daha verilmiş oldu.
