CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Süleyman Bülbül, YDK'nın Özgür Özel döneminde alınan disiplin kararlarının yok hükmünde sayılması yönündeki kararına tepki gösterdi. Bülbül, söz konusu kararın CHP Tüzüğü'ne, mahkeme kararına ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğunu savundu.
CHP YDK'nın mutlak butlan kararının ardından gerçekleştirdiği ilk toplantıda alınan karar, parti içinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
YDK'da oy çokluğuyla karar alındı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanlığı'na seçildi.
Toplantıda ayrıca, 4-5 Kasım 2023 tarihinden sonra görev yapan YDK'nın aldığı disiplin kararlarının yok hükmünde sayılması yönündeki görüşün MYK aracılığıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirilmesi kararlaştırıldı.
Karara YDK üyeleri Süleyman Bülbül, Saniye Karalar ve Gülşah Deniz Atalar karşı oy kullandı.
"Tedbir kararı sadece yönetim organlarına ilişkindir"
Karara muhalefet şerhi koyduklarını belirten Süleyman Bülbül, Bölge Adliye Mahkemesi'nin verdiği kararın yalnızca yönetim organlarına yönelik olduğunu savundu.
Bülbül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bölge Adliye Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar tedbiren sadece 4-5 Kasım 2023 öncesindeki yönetime, genel başkan, Parti Meclisi ve YDK üyelerine yönelik bir karardır.cBölge Adliye Mahkemesi vermiş olduğu tedbir kararı dışında diğer konularda tedbir kararı vermemiştir."
"Disiplin kararlarını kaldırma yetkisi yok"
YDK'nın aldığı kararın hukuki dayanağı bulunmadığını öne süren Bülbül, disiplin cezalarına ilişkin yetkinin Parti Meclisi'nde olduğunu ifade etti.
Bülbül şu değerlendirmede bulundu:
"Mahkeme kararında daha önce Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen disiplin kararlarının ve tüm kararlarının yok hükmünde olduğuna ilişkin tedbir hükmü olmamasına rağmen YDK'nin Merkez Yönetim Kurulu'na yönelik böyle bir karar alınmasına talebi kesinlikle tüzüğe, mahkeme kararına ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırıdır."
Yetki tartışması gündemde
Bülbül, Bölge Adliye Mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini belirterek, disiplin kararlarının uygulanmasının durdurulması veya parti kayıtlarının değiştirilmesi konusunda ne YDK'nın ne de MYK'nın yetkili olduğunu savundu.
Açıklamasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirim yapılmasına yönelik girişimin de hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürdü.
