CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, TBMM gündemindeki “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin açıklama yaptı. Saraç, silahların tamamen devre dışı kaldığı, demokratik siyasetin tek meşru zemin olduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı ve toplumsal mutabakatın Meclis iradesiyle oluşturulduğu bir Türkiye'nin ortak hedef olması gerektiğini söyledi.
Saraç'tan Çerçeve Yasa Değerlendirmesi
“Terörsüz Türkiye'den Terörsüz Bölgeye” başlığıyla açıklama yapan Saraç, Türkiye'nin son 40 yılın en kritik eşiklerinden birinde olduğunu belirterek bölgedeki gelişmelere değindi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'nin Suriye'nin ardından Irak ve Lübnan'da silahların devlet denetimine alınmasının istikrar açısından önemine vurgu yaptığını aktaran Saraç, Barzani ile Şara'nın Şam'daki görüşmesinde de SDG'nin feshi ve siyasi partiye dönüşüm sürecinin gündeme geldiğini ifade etti.
Mazlum Abdi'nin Şam'da Şara ile yaptığı görüşmeye de değinen Saraç, Irak'ta iktidarın silahların yalnızca devletin elinde bulunması gerektiğini açıkladığını ve 30 Eylül'e kadar silahlarını devlete teslim etmeyen gruplar hakkında “Terörle Mücadele Yasası” kapsamında işlem yapılacağının ilan edildiğini söyledi.
Saraç, Hizbullah ve Hamas konusunda da benzer tartışmaların uzun süredir devam ettiğini belirterek, bölgedeki gelişmelerin PKK, YPG, Hizbullah, Haşdi Şabi ve Hamas gibi silahlı örgütlenmeler açısından yeni bir döneme işaret ettiğini savundu. TBMM'de görüşülmeye başlanan kanun teklifinin de bu gelişmeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Saraç'tan 2023 Seçimleri Hatırlatması
Son üç yıldaki siyasi gelişmelere değinen Saraç, 2023 seçimleri döneminde kullanılan söylemler ile bugün kullanılan ifadeler arasında farklılık bulunduğunu belirtti.
İktidar blokunun seçim döneminde terör ve Kandil üzerinden açıklamalar yaptığını, DEM'in hazine yardımının ve milletvekili maaşlarının kesilerek şehit ailelerine aktarılması yönünde söylemlerde bulunduğunu hatırlatan Saraç, bugün ise “milli dayanışma” ve “toplumsal bütünleşme” kavramlarının kullanılmaya başlandığını ifade etti.
Meclise sunulan teklifin hazırlanış biçiminden uygulanmasına, 2005'in milat kabul edilmesinden umut hakkına kadar farklı başlıklarda soru işaretleri ve itirazların bulunduğunu belirten Saraç, şehit ve gazi yakınlarının itirazlarının da görünür hale geldiğini söyledi.
Saraç ayrıca AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması konusuna değinerek Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay'ın durumlarını hatırlattı.
“Çerçeve Yasa İlk Adım Olabilir”
Silahların tamamen susması ve siyasetin demokratik zeminde yürütülmesi amacıyla bir yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesini önemli bulduğunu belirten Saraç, silahların susmasının, ölümlerin sona ermesinin ve demokratik siyasetin öne çıkmasının şiddet ve terörden beslenmeyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak temennisi olduğunu ifade etti.
Saraç, “Çerçeve Yasa”nın bu yönde ilk adım olabileceğini belirterek Kürt meselesinin yalnızca böyle bir yasayla çözülemeyeceğini söyledi. Meselenin sadece güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını; ekonomik, sosyolojik, hukuki ve eşit yurttaşlık boyutlarının da bulunduğunu kaydetti.
Sürecin toplumsal dinamiklerle birlikte iyi yönetilmesi halinde tarihi bir fırsata dönüşebileceğini savunan Saraç, bunun çatışma ve kutuplaşmanın sona ermesine ve demokratik siyasetin önünün açılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
AİHM ve AYM kararlarının uygulanmadığı bir ortamda sürecin bir Anayasa dayatmasını beraberinde getirebileceğine ilişkin kaygıların anlaşılır olduğunu belirten Saraç, buna rağmen söz konusu kaygıların sürece destek verilmesinin önünde engel olmaması gerektiğini söyledi.
Saraç: Demokratik Siyaset İçin Adım Zorunlu
CHP'nin Kürt meselesinin çözümünde tarihsel olarak doğru bir konumda bulunduğunu savunan Saraç, hukukun üstünlüğü ve yargıya güven konusunda eleştirilerde bulundu.
Saraç, “Evet, bu ülkede hukukun üstünlüğü yok, evet bu ülkede yargıya güven yerlerde. Buna rağmen demokratik siyaset için adım atmak zorunludur. Silahların tamamen devre dışı kaldığı, demokratik siyasetin tek meşru zemin olduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, toplumsal mutabakatın Meclis iradesiyle inşa edildiği bir Türkiye, hepimizin ortak hedefi olmalıdır” dedi.
CHP'nin kanun teklifine “evet” dediğini belirten Saraç, teklifin Adalet Komisyonu ve TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri sırasında toplumsal barış, hukukun üstünlüğü, demokratik siyaset anlayışı ve ortak geleceğin güçlendirilmesi için gerekli gördükleri düzenlemeleri savunacaklarını aktardı.
Saraç: Türkiye Bölgenin Model Ülkesi Olur
CHP'nin 2020 yılında “Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı” (OBİT) önerisinde bulunduğunu hatırlatan Saraç, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'nde yaptığı konuşmaya da atıfta bulundu.
Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'nin iç barışını oluştururken dış jeopolitik hesaplara karşı dikkatli olması ve meselenin Türkiye'nin kendi Meclisi, hukuku ve vatandaşlarıyla çözülmesi gerektiğine yönelik sözlerini aktaran Saraç, Türkiye'nin güvenlik mimarisini ve toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturması gerektiği görüşünü dile getirdi.
İran'ın dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen resmi devlet törenine CHP'yi temsilen katıldığını da belirten Saraç, burada yaptığı gözlemler doğrultusunda laikliği, demokrasiyi ve barışı önceleyen bir Türkiye'nin bölgenin model ülkesi olabileceğini ifade etti.
Saraç, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında meselenin yalnızca terörü sona erdirmek olmadığını belirterek, hukukun üstün olduğu ve eşit yurttaşlığın güvence altına alındığı model bir Türkiye Cumhuriyeti hedefini dile getirdi.
