CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle iftar programında açıkladığı projelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sarıbal, mevcut tarım politikalarını eleştirerek, “İthalata dayalı, bilinçli olarak sürdürülen tarım politikaları üreticiyi, halkı yoksullaştırdı. Derinleşen krizin üzeri ‘müjde’ başlıklarıyla örtülmek isteniyor” ifadelerini kullandı.
Tarımın planlama ve kamucu bir anlayış gerektirdiğini savunan Sarıbal, açıklanan projelerin tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak olduğunu öne sürdü. “Kırsalda bereket, küçükbaşa destek” başlığıyla duyurulan yaklaşımın günü kurtarmaya dönük olduğunu iddia etti.
“Dar gelirli yurttaş sofraya et koyamaz hale geldi”
Et fiyatlarının yüksekliğine dikkat çeken Sarıbal, geçmiş yıllarda açıklanan strateji ve projelere rağmen somut sonuç alınamadığını savundu. Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına milyarlarca dolar harcandığını belirten Sarıbal, buna rağmen fiyatların düşmediğini ifade etti.
Türkiye’de dana etinin kilogram fiyatının komşu ülkelere kıyasla daha yüksek olduğunu dile getiren Sarıbal, tarım dış ticaretinde açık verildiğini ve bunun mevcut politikaların sonucu olduğunu öne sürdü.
Yem maliyetleri ve çiftçi borçları
Hayvansal üretimde maliyetlerin büyük bölümünü yem giderlerinin oluşturduğunu belirten Sarıbal, yem fiyatlarındaki artışın üreticiyi zorladığını söyledi. Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın maliyetleri artırdığını ifade eden Sarıbal, KDV düzenlemelerinin de ek yük getirdiğini savundu.
Çiftçilerin bankalara olan borçlarının arttığını belirten Sarıbal, faizsiz kredi açıklamalarının yeterli olmayacağını ileri sürdü.
“Tarım planlama ile ayağa kalkar”
Sarıbal, yerli yem hammaddesi üretiminin artırılması, meraların ıslah edilmesi, desteklerin zamanında ödenmesi ve Et ve Süt Kurumu’nun piyasada dengeleyici rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin gösteri projelerine değil, üreticiyi destekleyen kapsamlı bir tarım politikasına ihtiyaç duyduğunu belirten Sarıbal, mevcut uygulamaların hayvancılığı sürdürülemez hale getirdiğini savundu.
