Emekli Tuğgeneral Prof. Dr. Esat Arslan, Gazze’de savaşın ikinci yılına girilirken bölgedeki gelişmeleri ve ABD’nin yaklaşımını değerlendirdi. Haberler.com’da sunucu Melis Yaşar’ın konuğu olan Arslan, İsrail ve ABD’nin diplomatik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “İsrail ve ABD köşeye sıkıştı” ifadelerini kullandı.
“Yeni bir savaş evresine girildi”
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, Viyana’da planlanan müzakereler öncesinde gerçekleştiğine dikkat çeken Arslan, bunun diplomatik süreci sekteye uğrattığını ifade etti. Arslan, “Bu işin 3-4 ay içinde farklı bir safhaya evrileceği kanaatindeyim. Uzun soluklu bir savaş olmaması en büyük temennimiz. Ancak bölgesel dengeler ciddi şekilde etkilenecek” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun son yıllarda İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin yaptığı açıklamaları hatırlatan Arslan, bu söylemlerin askeri seçeneğe zemin hazırlayan bir argüman olarak kullanıldığını belirtti.
Tahran’da savunma refleksi devrede
İran’ın başkenti Tahran’da saldırıların ardından Besiç güçlerinin mahalle aralarında devriyeye başladığını aktaran Arslan, bunun kısmi bir seferberlik anlamına geldiğini söyledi. Yüksek irtifa hava savunma sistemlerinin devreye alındığını belirten Arslan, sahada savunma organizasyonunun hızla kurulduğunu ifade etti.
Bu gelişmelerin, İran’ın olası yeni saldırılara karşı hazırlık sürecine girdiğini gösterdiğini dile getirdi.
“İran en büyük balistik füze envanterine sahip”
İran’ın askeri kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, Tahran yönetiminin Orta Doğu’daki en büyük balistik füze envanterine sahip olduğunu söyledi. Hayber (Khaybar) ve Fettah tipi uzun menzilli füzelerin yaklaşık 2 bin kilometre menzille İsrail’i hedef alabilecek kapasitede olduğunu belirtti.
Siccil orta menzilli füze sistemlerinin de caydırıcılık unsuru olduğunu kaydeden Arslan, “Modern savaşta ilk vuruş önemlidir; ancak belirleyici olan ikinci vuruş kapasitesidir” dedi. İran’ın son 20 yılda özellikle Çin’in teknolojik desteğiyle askeri kabiliyetini geliştirdiğini ifade etti.
Çin faktörü ve yeni güvenlik dengesi
Arslan, İran’ın elinde yaklaşık 3 bine yakın füze bulunduğunu öne sürerek, Çin’in bölgedeki etkisinin yeni bir güvenlik mimarisi oluşturduğunu söyledi. Bu durumun çatışmayı farklı bir evreye taşıyabileceğini belirtti.
ABD ve İsrail’in İran karşısında sert bir direnişle karşılaşabileceğini dile getiren Arslan, mevcut tabloyu “sert kayaya çarpma” benzetmesiyle değerlendirdi.
Bölgedeki gelişmelerin askeri, siyasi ve diplomatik sonuçlarının önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkacağı ifade ediliyor.
