İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında görülen davada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren Ertan Yıldız, mahkeme heyetinin sorularını yanıtladı. Yıldız, daha önce verdiği ifadelerin büyük ölçüde doğru olduğunu ve beyanlarının arkasında durduğunu belirtti.
“MEDYA AŞ VE KÜLTÜR AŞ KAPALI DEVREYDİ”
Yıldız, Medya AŞ ve Kültür AŞ'nin Murat Ongun'un sorumluluğunda bulunduğunu, BİMTAŞ'ın ise Emrah Şahan'ın ilgilendiği bir alan olarak kendilerine aktarıldığını söyledi. Bazı iştiraklerde alınan kararların kendi bilgileri dışında kaldığını öne süren Yıldız, Medya AŞ ile ilgili toplantılara Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Serdal Taşkın'ın katıldığını iddia etti. Yıldız ayrıca Fatih Keleş'in İBB'de resmi bir sıfatı bulunmamasına rağmen söz konusu toplantılarda yer aldığını söyledi.
REKLAM İHALESİNDE YÜZDE 10 İDDİASI
Duruşmada Bebek Otel'de yapıldığı belirtilen bir toplantı da gündeme geldi. Yıldız, Murat Ongun, Fatih Keleş ve Murat İlbak'ın bulunduğu kahvaltıda reklam alanları ihalesinin konuşulduğunu ve gelir paylaşımı konusunda pazarlık yapıldığını öne sürdü. Yıldız, anlaşmada yüzde 10'luk bir payın gündeme geldiğini, pazarlığı ise Murat Ongun'un yürüttüğünü iddia etti.
BOĞAZİÇİ İMAR'A İLİŞKİN İDDİALAR
Yıldız, Boğaziçi İmar'daki süreçlerin Yakup Öner ve Fatih Keleş üzerinden yürütüldüğünü öne sürdü. Parasal hareketlerin Fatih Keleş tarafından kontrol edildiğini iddia eden Yıldız, şirkette farklı bir yapılanmanın bulunduğunu ve bunun Ekrem İmamoğlu tarafından takip edildiğini savundu. Metro ihalesine ilişkin yüzde 7 komisyon iddiasına ise doğrudan şahit olmadığını belirten Yıldız, söz konusu bilgiyi Yakup Öner'den duyduğunu söyledi.
“ŞARTNAMELER ADRESE TESLİM HAZIRLANIYORDU” İDDİASI
İBB iştiraklerindeki ihaleler hakkında da konuşan Yıldız, bazı şartnamelerin belirli firmaların sahip olduğu özel araç ve ekipmanlara göre hazırlandığını iddia etti. Bazı ihalelerde işi alacak şirketin önceden belli olduğunu savunan Yıldız, şartnamelerin bu firmalara uygun şekilde düzenlendiğini öne sürdü.
10 MİLYON DOLAR İDDİASI
Duruşmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Doğuş Holding'den istendiği öne sürülen 10 milyon dolar oldu. Yıldız, Saraçhane'deki bir toplantıda Ekrem İmamoğlu, Can Akın Çağlar ve Fatih Keleş'in bulunduğunu ve 10 milyon dolar konusunun gündeme geldiğini iddia etti. İmamoğlu'nun paranın bir bölümünün nakit alınması gerektiğini söylediğini öne süren Yıldız, toplantının ardından yaşanan süreç hakkında ise bilgi sahibi olmadığını belirtti.
CEBECİ HAFRİYAT SAHASI GÜNDEME GELDİ
Yıldız, Cebeci hafriyat sahasından elde edildiğini öne sürdüğü paranın Fatih Keleş, İbrahim Bülbüllü ve Murat Gülibrahimoğlu tarafından kontrol edildiğini iddia etti. Sürecin Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Fatih Keleş tarafından organize edildiğini öne süren Yıldız, “Hisseler bizde” şeklinde bir ifade duyduğunu ancak hisselerin kimin adına olduğunu bilmediğini söyledi.
FATİH KELEŞ'İN ROLÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
Fatih Keleş'in bazı süreçlerdeki rolüne ilişkin soruları da yanıtlayan Yıldız, Keleş'in Ekrem İmamoğlu'nun izni olmadan belediyede hareket edemeyeceğini düşündüğünü söyledi. Keleş'i yaklaşık 10-12 yıldır tanıdığını ifade eden Yıldız, mali durumunun iyi olduğunu ancak söz konusu ortaklıklar için yeterli büyüklükte bir ekonomik güce sahip olduğunu düşünmediğini belirtti.
“SİSTEM KAYNAK YARATMAK İÇİN KURULMUŞTU”
Mahkemede “sistem” ifadesinin ne anlama geldiğinin sorulması üzerine Yıldız, söz konusu yapının kaynak yaratmak amacıyla oluşturulduğunu iddia etti. Yıldız, sistemin Boğaziçi İmar, Cebeci Maden Bölgesi, ihaleler ve medya alanlarından oluştuğunu öne sürdü. Oluşturulan kaynağın ise siyasi amaçlarla veya kişisel zenginleşme için kullanılabileceğini savundu.
FATİH KELEŞ İÇİN “KRALIN ELİ” İFADESİ
Yıldız, Fatih Keleş'in sistem içerisindeki konumu sorulduğunda Keleş'i “kralın eli” olarak nitelendirdi. Keleş'in İBB'de resmi görevi bulunmamasına rağmen üst yönetim toplantılarına katıldığını, belediyeye ait bazı ofisleri kullandığını ve önemli toplantılarda bulunmasının bir mesaj niteliği taşıdığını ileri sürdü. Yıldız ayrıca Keleş'in Ekrem İmamoğlu ile belediye dışında da sık sık görüştüğünü söyledi.
MARKET KARTLARIYLA İLGİLİ İDDİA
Duruşmada belediye ve iştiraklerden firmalar aracılığıyla toplandığı öne sürülen market kartları da gündeme geldi. Yıldız, kartların görünürde ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla toplandığını, bir bölümünün gerçekten bu amaçla dağıtılmış olabileceğini ancak bazı kartların siyasi amaçlarla kullanıldığını iddia etti. Kartların bazı ilçe ve belediye başkan adaylarına, farklı illere ve CHP örgütlerine gönderildiğini öne sürdü.
“SİSTEMİN PARÇASI OLMAMAK İÇİN AYRILDIM”
Yıldız, Ekrem İmamoğlu'nun başka kişiler hakkında da benzer talimatlarda bulunup bulunmadığı sorusuna yalnızca Murat'a ilişkin böyle bir talimata rastladığını söyledi. Kendisinin iştirakleri profesyonel şekilde yönetmeye çalıştığını savunan Yıldız, bazı süreçlere bu nedenle dahil olmadığını ve sistemin parçası olmamak için görevinden ayrıldığını ifade etti. Duruşmada gündeme gelen anlatımların Ertan Yıldız'ın beyan ve iddiaları olduğu, mahkeme tarafından kesinleşmiş tespit niteliği taşımadığı da belirtildi.
