Türkiye'de geniş yankı uyandıran fon soruşturmasının siyasi etkileri, kamuoyu araştırmalarına yansımaya başladı. ASAL Araştırma tarafından gerçekleştirilen anketin sonuçlarını değerlendiren gazeteci Abdulkadir Selvi, fon krizinin AK Parti'nin oy desteğinde 3 ila 3,5 puanlık düşüşe yol açtığını ileri sürdü.
Hakkında soruşturma yürütülen fon işlemleri ve yatırımcıların yaşadığı mağduriyetler kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, ankette vatandaşlara krizin sorumluluğunun kimde olduğu soruldu.
Fon krizi AK Parti'nin oylarını 3,5 puan etkiledi iddiası
Abdulkadir Selvi, köşe yazısında ASAL Araştırma'nın fon krizine ilişkin anket sonuçlarına yer verdi. Selvi'nin değerlendirmesine göre yaşanan gelişmeler, AK Parti'nin oy desteğinde 3 ila 3,5 puanlık bir gerilemeye neden oldu.Selvi, yaşananların siyasi sonuçlarına dikkat çekerek, "Fon krizi AK Parti oylarında 3-3.5 puanlık bir gerilemeye neden olmuş. Açgözlü muhterislerin verdiği zararı görüyor musunuz?" ifadelerini kullandı.Ancak paylaşılan haber metninde AK Parti'nin kriz öncesi ve sonrası oy oranları ile bu değişimin nasıl hesaplandığına ilişkin ayrıntılı veriler bulunmuyor. Bu nedenle 3 ila 3,5 puanlık gerileme, Selvi'nin aktardığı değerlendirme olarak öne çıkıyor.
ASAL Araştırma'nın fon anketi sonuçları açıklandı
ASAL Araştırma'nın 4-10 Ekim 2026 tarihleri arasında 28 ilde toplam 2 bin 20 kişiyle gerçekleştirdiği ankette, katılımcılara fon krizinden kimin sorumlu olduğu soruldu.Açıklanan sonuçlara göre vatandaşların önemli bir bölümü, sorumluluğun denetim ve gözetim görevini yerine getirmesi gereken kurumlarda olduğunu düşünüyor.
- Yüzde 45,6: Denetim ve gözetim yapması gereken kuruluşları sorumlu görüyor.
- Yüzde 24,7: Ekonomi yönetimini sorumlu tutuyor.
- Yüzde 19,9: Yüksek getiri beklentisiyle risk alan yatırımcıları sorumlu buluyor.
Paylaşılan üç yanıtın toplamı yüzde 90,2'ye ulaşıyor. Kalan yüzde 9,8'lik bölümün hangi yanıtlardan oluştuğu ise haber metninde belirtilmiyor.
Abdulkadir Selvi'den Erdoğan'ın oy desteğine ilişkin değerlendirme
Fon krizinin AK Parti'nin oylarını olumsuz etkilediğini savunan Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik destekte ise aynı yönde bir düşüş yaşanmadığını ileri sürdü.Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın süreç boyunca sergilediği tutumun seçmen tarafından farklı değerlendirildiğini belirterek, "Burada ilginç bir nokta var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan destekte bir azalma yok." dedi.Erdoğan'ın kriz karşısındaki yaklaşımını olumlu bulduğunu ifade eden Selvi, seçmenlerin Cumhurbaşkanı ile AK Parti'yi bu konuda birbirinden ayırdığını savundu.Bununla birlikte paylaşılan anket haberinde Erdoğan'a yönelik desteğin önceki araştırmalarla karşılaştırıldığı sayısal sonuçlara yer verilmedi.
SPK ve BDDK'ya yönelik denetim eleştirisi
Abdulkadir Selvi, yazısında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) fon krizi karşısındaki rollerini de eleştirdi.Denetim mekanizmalarının yeterince işlemediğini savunan Selvi, ilgili kurumların gerekli kontrolleri ve önleyici tedbirleri zamanında uygulamadığı görüşünü dile getirdi.Ankette katılımcıların yüzde 45,6'sının denetim ve gözetim kuruluşlarını sorumlu göstermesi, kurumsal denetime ilişkin kamuoyu beklentisini ortaya koyan sonuçlardan biri oldu.
Fon mağdurlarının zararlarının karşılanması yeterli olacak mı?
Fon soruşturmasının yaklaşık 500 bin doğrudan mağduru ilgilendirdiği belirtilirken, krizin ekonomik sonuçlarının yanı sıra siyasi ve toplumsal etkileri de tartışılıyor. Haberde aktarılan mağdur sayısına ilişkin ayrıntılı hesaplama ise paylaşılmadı.Abdulkadir Selvi, mağduriyetlerin giderilmesi için yalnızca kaybedilen paraların geri ödenmesinin yeterli olmayacağını savundu.Selvi'ye göre kamuoyunda güvenin yeniden sağlanabilmesi için sorumluların hesap verdiği ve hiçbir kişinin korunmadığı yönünde güçlü bir kanaatin oluşması gerekiyor.ASAL Araştırma'nın açıkladığı sonuçlar, fon krizinin yalnızca yatırımcıları değil, siyasi partilere yönelik değerlendirmeleri ve ekonomi yönetimine duyulan güveni de etkileyebileceğine işaret ediyor. Krizin seçim tercihleri üzerindeki kalıcı etkisi ise sonraki kamuoyu araştırmalarıyla daha net değerlendirilebilecek.
