“Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.
20 Şubat’ta tutuklanan Uludağ, 90 günlük tutukluluğun ardından Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Silivri Cezaevi’nde bulunan gazeteci, duruşmaya SEGBİS sistemi üzerinden katıldı.
Mahkemeden tahliye kararı çıktı
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Alican Uludağ hakkında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamaları yöneltildi.
Uludağ hakkında toplam 19 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Duruşmada savcı, Uludağ’ın tutukluluk halinin devamını istedi. Ancak mahkeme, gazetecinin tahliyesine karar verdi.
“Ben terörist miyim?” sözleri dikkat çekti
Savunmasını SEGBİS aracılığıyla yapan Alican Uludağ, dosyasının terör savcılığı tarafından hazırlanmasına tepki gösterdi.
Uludağ savunmasında, “Tam 90 gündür Ankara’dan, ailemden, gazetecilikten uzakta Silivri’de sürgündeyim. Dosyamı basın savcısı değil terör savcısı hazırladı. Ben terörist miyim?” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Uludağ ayrıca, yargı süreciyle ilgili eleştirilerde bulundu.
“Yaşasın gazetecilik” dedi
Savunmasının sonunda açıklamalarda bulunan Alican Uludağ, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün dışarıda olmakla içeride olmak arasında farkın silikleştiği bir dönemdeyiz. Korku iklimi bir sis gibi Türkiye’nin üzerine çökmüş durumda. İnsanlar konuşmaktan, yazmaktan, düşünmekten korkuyor.”
Uludağ, “Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu demokratik ve laik Türk Cumhuriyeti. Yaşasın gazetecilik” dedi.
Gazeteciler ve yakınları adliyeye geldi
Duruşma öncesinde Alican Uludağ’ın yakınları ile gazetecilik örgütleri Ankara Adliyesi’ne gelerek destek verdi.
Uludağ’ın avukatları Akın Atalay, Tora Pekin ve Abbas Yalçın daha önce mahkemeye tahliye talebinde bulunmuş ancak bu talepler reddedilmişti.
