2020 yılında Tunceli’de esrarengiz şekilde kaybolan Gülistan Doku dosyası, yıllar süren sessizliğin ardından yeniden gündemin merkezine oturdu. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun yürüttüğü kapsamlı ve derinlemesine inceleme, dosyanın basit bir kayıp vakası olmadığını gözler önüne serdi. İlk kez konuşan Cansu’nun açıklamaları, hem kamuoyunda hem de adalet beklentisi içinde olan ailelerde yeni bir umut dalgası yarattı.
“Vicdani Sorumluluk Hissettim”
Başsavcı Ebru Cansu, dosyaya yaklaşımının yalnızca mesleki olmadığını açıkça ifade etti. Bir anne olarak yaşanan dramı derinden hissettiğini belirten Cansu, şu sözleri kullandı:
“Mesleki ve vicdani görevim gereği bu dosyanın üzerine gidilerek bu kızımıza ne olduğunun bulunması gerektiğine inandım.”
Bu açıklama, soruşturmanın insani boyutunun da en az hukuki süreç kadar önemsendiğini ortaya koydu.
Tüm İhtimaller Masaya Yatırıldı
Soruşturmanın yeniden açılmasıyla birlikte ekiplerin titiz bir çalışma yürüttüğünü belirten Cansu, Adalet Bakanı’nın “ucu nereye giderse gitsin” yaklaşımının kendilerine önemli bir destek sağladığını vurguladı.
Adliye personeli ve JASAT ekipleriyle koordineli bir şekilde hareket ettiklerini söyleyen Cansu, sürece dair şu ifadeleri kullandı:
“Tüm ihtimalleri yeniden değerlendirdik, hiçbir detayı göz ardı etmeden gece gündüz çalıştık.”
“Gerçeği Ortaya Çıkarmak Boynumuzun Borcu”
Başsavcı Cansu, eğer ortada bir cinayet ihtimali varsa bunun aydınlatılmasının devletin ve adalet sisteminin temel görevi olduğunu belirtti. Teknolojinin sunduğu yeni imkanların da sürece katkı sağladığını ifade ederek şöyle konuştu:
“Bizim görevimiz gerçeği ortaya çıkarmaktır. Gülistan Doku dosyası da bunun mümkün olduğunu göstermiştir.”
Bu kararlı duruş, uzun süredir çözülemeyen dosyalar için de yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı.
Sıradaki Dosya: Çağla Tuğaltay Cinayeti
Cansu’nun gündeminde yalnızca Gülistan Doku dosyası yok. 26 yıl önce 15 yaşındayken evinde vahşice öldürülen Çağla Tuğaltay cinayetinin de yeniden inceleneceği açıklandı.
Bu gelişme, Türkiye’de faili meçhul dosyaların yeniden açılması konusunda güçlü bir iradenin oluştuğunu gösteriyor.
“Faili Meçhuller İçin Yeni Dönem”
Başsavcı Cansu’nun açıklamaları, Hande Fırat’ın köşesinde de geniş yer buldu. Yazıda, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in özel ekip yaklaşımının yalnızca bürokratik bir adım olmadığına dikkat çekildi:
“Bu yaklaşım hem bir dönüm noktası hem de kamusal bir taahhüt. Eğer sistematik bir çalışma yürütülürse; Çağla Tuğaltay, Rabia Naz, Narin Güran gibi dosyalar için adaletin kapısı yeniden aralanacaktır.”
