İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar 53'üncü duruşmada hakim karşısına çıktı.
Duruşmanın 13'üncü haftasında sanık savunmalarının alınmasının ardından savcılık ara mütalaasını açıkladı.
Savcılıktan 5 sanık hakkında tahliye talebi
Savcılık, ara mütalaasında Medya A.Ş'nin eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın ve reklamcı Yunus Göçer'in tahliyelerini talep etti.
Mahkeme heyeti, tahliye taleplerinin değerlendirilmesi için duruşmaya ara verdi.
İddianamede çok sayıda suçlama yer alıyor
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında çeşitli suçlamalara yer verildi.
İddianamede İmamoğlu'nun, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "suç gelirlerinin aklanması", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" dahil çeşitli suçları işlediği iddia edildi.
İmamoğlu hakkında 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Daha önce 42 sanık tahliye edilmişti
Mahkeme heyeti, önceki duruşmalarda çeşitli sanıklar hakkında tahliye kararı vermişti.
Dava kapsamında ilk duruşmadan bugüne kadar toplam 42 sanığın tahliye edildiği belirtildi.
Ramazan Gülten savunma yaptı
Duruşmada savunma yapan İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten, hakkındaki suçlamaların somut delillere dayanmadığını öne sürdü.
Gülten, müşteki ve etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadelerde adının geçmediğini belirterek, suçlamalara dayanak olarak gösterilen hususların görev kapsamında yürütülen işlemlerden ibaret olduğunu savundu.
"Dayanak olarak gösterilen tek delil HTS kayıtlarıdır"
Ramazan Gülten, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Dayanak olarak gösterilen tek delil ise HTS kayıtlarıdır. Oysa bu kayıtların tek başına herhangi bir suç isnadına dayanak oluşturması mümkün değildir. Kaldı ki iletişim kurduğum kişiler; uzun zamandır mesleki ilişkiler içinde bulunduğum kamu görevlileridir."
Gülten ayrıca, hakkında örgütsel ilişki iddiasında bulunulan kişilerle herhangi bir iletişim kaydının ortaya konulamadığını ifade etti.
