İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı açıklamalarda hem okul güvenliği hem de belediyelere yönelik soruşturmalar konusunda dikkat çeken mesajlar verdi. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan menfur saldırıların ardından devletin tüm kurumlarıyla harekete geçtiğini vurgulayan Çiftçi, belediyelerle ilgili yürütülen işlemlerin ise siyasi değil, tamamen hukuki zeminde ilerlediğinin altını çizdi.
Okul güvenliği için 81 ile genelge hazırlanıyor
Bakan Çiftçi, özellikle son günlerde kamuoyunda hassasiyet oluşturan okul güvenliği başlığının çok yönlü biçimde ele alındığını söyledi. Konunun yalnızca güvenlik perspektifiyle değil, idari koordinasyon ve eğitim ayağıyla birlikte değerlendirildiğini ifade eden Çiftçi, şu sözleri kullandı:
“Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in katılımıyla valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il millî eğitim müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptık. Ardından 81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz.”
Bu açıklama, özellikle ailelerin ve eğitim camiasının yakından takip ettiği güvenlik tedbirlerinin ülke genelinde daha sistemli hale getirileceğine işaret etti. Devletin çocukların güvenliği konusunda tavizsiz bir yaklaşım benimsediği mesajı da güçlü şekilde verilmiş oldu.
“Belediyelere yönelik işlemler siyasi aidiyete göre yürütülmüyor”
Çiftçi’nin açıklamalarının bir diğer önemli başlığı ise belediyelere yönelik soruşturmalar oldu. Bakanlık tarafından yürütülen süreçlerin bazı çevrelerce siyasi tartışma konusu yapılmasına karşı net konuşan Çiftçi, değerlendirmelerin parti kimliğine göre değil, hukuk çerçevesinde yapıldığını söyledi.
“Öncelikle şunu çok açık ifade etmek isterim: Bakanlığımızın belediyelere yönelik işlemleri siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikâyet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürütülmektedir.” diyen Çiftçi, 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026’ya kadar geçen döneme ilişkin sayısal verileri de paylaştı.
Buna göre söz konusu süreçte toplam 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldü. Bu dosyaların 1.535’i hakkında soruşturma izni verildi. Çiftçi, burada mükerrer dosyaların da bulunduğunu, yani aynı belediye hakkında birden fazla soruşturma dosyası açılabildiğini özellikle belirtti.
Soruşturma dağılımında en yüksek oran AK Partili belediyelerde
Bakan Çiftçi, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan “yalnızca muhalefet belediyeleri hedef alınıyor” söylemine karşı rakamlarla yanıt verdi. Verilere göre soruşturma izni verilen belediyelerin dağılımı şöyle açıklandı:
- 677’si AK Partili belediyeler
- 371’i CHP’li belediyeler
- 128’i MHP’li belediyeler
- 18’i DEM Partili belediyeler
- 9’u İYİ Partili belediyeler
- 332’si diğer partilere mensup belediyeler
Çiftçi, bu tabloya dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44’üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına ‘sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor’ iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor.”
Ankara Büyükşehir Belediyesi için 7 yıllık tablo paylaşıldı
Çiftçi, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Mansur Yavaş dönemine ilişkin verileri de ayrıca kamuoyuyla paylaştı. Açıklamaya göre, Yavaş’ın görev süresini kapsayan yaklaşık 7 yıllık dönemde toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi.
Bu süreçte:
- 23 ön inceleme raporu düzenlendi
- 32 iddia konusu değerlendirildi
- Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi
Bu 7 dosyanın 2’sinin Danıştay tarafından kaldırıldığı, 2’sinin halen Danıştay incelemesinde bulunduğu, 3 dosyada ise karar sonrası işlemlerin sürdüğü belirtildi.
25 iddiada Yavaş’ın imza ya da talimatı bulunamadı
Bakan Çiftçi’nin verdiği bilgilere göre, incelemeler yalnızca suç isnadı yönüyle değil, somut sorumluluk tespiti bakımından da değerlendirildi. Bu kapsamda:
- 25 iddiada Mansur Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi
- 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı
- 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi
- 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına iletildi
- 2 tazmin raporu belediyeye gönderildi
- 11 araştırma ve ön inceleme süreci ise halen devam ediyor
Çiftçi, bütün bu işlemlerin siyasi değil, idari ve hukuki prosedürler çerçevesinde yürüdüğünü bir kez daha vurguladı.
“Son sözü bağımsız ve tarafsız yargı söyleyecek”
İçişleri Bakanı, soruşturma izinlerinin kamuoyunda zaman zaman yanlış yorumlandığını da belirterek, bu kararların nihai hüküm anlamına gelmediğini söyledi. Çiftçi, sürecin 4483 sayılı kanun kapsamında işlediğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Ayrıca burada altını çizmek gerekir ki, İçişleri Bakanlığımızca verilen soruşturma izinleri nihai hüküm niteliği taşımaz. Bu kararlar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun çerçevesinde alınan idari kararlardır ve yargı denetimine tabidir. Nitekim bu süreçlerde Danıştay incelemesi söz konusudur. Son sözü söyleyecek olan merci, bağımsız ve tarafsız yargıdır.”
