İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında savunmasını sürdüren Ekrem İmamoğlu, belediyenin kendi döneminde yaklaşık 1600 kez denetlendiğini belirterek hiçbir kamu zararı tespit edilmediğini savundu. İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş hakkındaki değerlendirmelerinin yanı sıra Ertan Yıldız'ın kendisi için hayal kırıklığı olduğunu söyledi.
Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının 99. günündeki duruşma, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görüldü. Savunmasının ikinci gününde konuşan İmamoğlu, belediyeye yönelik denetimleri, iddianamedeki suçlamaları ve birlikte çalıştığı isimlerle ilişkilerini anlattı.
İmamoğlu: Yaklaşık 1600 Denetim Yapıldı
İmamoğlu, belediyede kendilerinden önceki beş yıllık dönemde toplam 147 denetim gerçekleştirildiğini, kendi dönemlerinde ise bu sayının yaklaşık 11 katına çıktığını ileri sürdü.
İçişleri Bakanlığı müfettişleri ve kontrolörleri tarafından İBB, İSKİ, İETT ve iştiraklerde yapılan denetimlerin 115'ten 1042'ye yükseldiğini belirten İmamoğlu, iştiraklerdeki Sayıştay denetimlerinin de 5'ten 82'ye çıktığını söyledi.
Savcılık soruşturmalarının önceki dönemde sıfır, kendi dönemlerinde 26 olduğunu ifade eden İmamoğlu, Ticaret, Hazine ve Maliye ile Çalışma Bakanlığına bağlı birimlerin iştiraklere yönelik denetimlerinin ise sıfırdan 378'e yükseldiğini kaydetti.
İmamoğlu'ndan Kamu Zararı Açıklaması
İmamoğlu, denetimlere karşı olmadıklarını ancak soruşturmaların yürütülme biçimine itiraz ettiklerini savundu.
Belediyede özel ve genel teftişler gerçekleştirildiğini belirten İmamoğlu, bu incelemelerde kamu zararı bulunmadığını ileri sürdü.
"Tek bir kuruş kamu zararı tespit edilemedi." diyen İmamoğlu, yaklaşık 1600 denetimin ardından böyle bir sonuca ulaşılmasının iddianamedeki suçlamalar açısından önemli olduğunu savundu.
İddianamede yer alan 155 eyleme ilişkin suçlamaların siyasi amaçlarla hazırlandığını öne süren İmamoğlu, belediye yönetiminin suç örgütü olarak nitelendirilmesine karşı çıktı.
2021'deki Özel Teftişi Hatırlattı
Savunmasında 27 Aralık 2021'de başlatılan özel teftişe de değinen İmamoğlu, incelemelerde eski AK Parti milletvekili adayı Arif Yıldırım'ın yanı sıra mülkiye, ticaret ve Hazine ve Maliye müfettişleri ile MASAK ve 50'den fazla uzmanın görev aldığını söyledi.
Belediye personelinin, ihalelerin ve ruhsatların incelendiğini belirten İmamoğlu, kurumda terör örgütü bağlantılı personel bulunduğu yönündeki iddiaların doğrulanmadığını savundu.
İmamoğlu, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 557 kişiyle ilgili açıklamalarını hatırlatarak belediyenin 90 bini aşkın çalışanının zan altında bırakıldığını ileri sürdü. Cumhurbaşkanı'nın da benzer açıklamalar yaptığını söyleyen İmamoğlu, söz konusu süreci eleştirdi.
Murat Ongun İçin "Yol Arkadaşım" Dedi
İddianamede suç örgütü olarak tanımlanan yapının İBB'nin kurumsal teşkilatı olduğunu savunan İmamoğlu, Murat Ongun ile çalışma geçmişini anlattı.
Ongun'la 2014 sonrasında arkadaşlarının tavsiyesi üzerine tanıştığını belirten İmamoğlu, yaklaşık 10 günlük görüşmenin ardından birlikte çalışmaya başladıklarını söyledi.
Beylikdüzü Belediye Başkanlığı ve İBB dönemlerinde Ongun'la verimli bir çalışma ilişkisi yürüttüklerini ifade eden İmamoğlu, "Kendisinden razıyım." dedi.
Ongun'u eleştirel yaklaşımı bulunan, gerektiğinde kendisine karşı çıkan ve görüşlerini açıkça dile getiren bir çalışma arkadaşı olarak tanımladı.
Fatih Keleş Hakkındaki Suçlamalara Tepki Gösterdi
Fatih Keleş'i 2000'li yılların başından beri tanıdığını anlatan İmamoğlu, Keleş'in madencilik ve mermer sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı olduğunu söyledi.
Keleş'in kendi ısrarıyla CHP'ye katıldığını ve daha sonra İBB Spor Kulübü Başkanlığı yaptığını belirten İmamoğlu, eski arkadaşının yargılama sürecinde kötü muameleye maruz bırakıldığını iddia etti.
İmamoğlu, Keleş'e yönelik uygulamaları eleştirerek uzun yıllardır tanıdığı arkadaşının yaşadıklarını üzüntüyle karşıladığını ifade etti.
İmamoğlu: Ertan Yıldız Benim İçin Hayal Kırıklığı
Ertan Yıldız ile 2014-2019 yılları arasında Beylikdüzü'nde tanıştığını belirten İmamoğlu, Yıldız'a iş dünyasındaki deneyimi nedeniyle sorumluluk verdiğini anlattı.
İBB'nin 32 iştirakinin daha koordineli, şeffaf ve hesap verebilir biçimde yönetilmesi amacıyla yeni bir yapı oluşturduklarını söyleyen İmamoğlu, Yıldız'ı iştirakleri denetlemekle görevlendirdiğini belirtti.
Yıldız'ın suç örgütü yöneticisi olmadığını savunan İmamoğlu, "Örgüt yöneticisi falan değildir ama sıkıntılı halleri vardır. Sıkıntı hallerini de burada gördük. Ne yazık ki benim için bir hayal kırıklığıdır." ifadelerini kullandı.
Adem Soytekin'e İlişkin Açıklama
İmamoğlu, davada itirafçı olarak yer alan Adem Soytekin'i 2007-2008 yıllarından beri tanıdığını söyledi.
Soytekin'i kamuya da işler yapmış başarılı bir inşaatçı olarak bildiğini belirten İmamoğlu, savcılığın Soytekin üzerinden kendisine yönelik suçlamaları güçlendirmeye çalıştığını ileri sürdü.
Savunmasının bu bölümünde iddianamedeki suç örgütü tanımını bir kez daha reddeden İmamoğlu, İBB'nin yöneticileri ve çalışanlarıyla kamu hizmeti yürüten bir kurum olduğunu ifade etti.
İmamoğlu'nun denetim sonuçları, kamu zararı ve soruşturma sürecine ilişkin açıklamaları mahkemedeki savunmasının bir parçasını oluşturuyor. Davada yöneltilen suçlamalara ilişkin yargılama sürüyor.
