İstanbul
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM İran-İsrail gerilimi için kritik anket: %69 tek görüşte birleşti

İran-İsrail gerilimi için kritik anket: %69 tek görüşte birleşti

Türkiye’de yapılan ankete göre halkın büyük çoğunluğu İsrail-İran geriliminde dengeli politika ve arabuluculuk istiyor. Katılımcıların %69’u bu görüşte birleşirken, İran’a destek %23’te kaldı.

Türkiye’nin dış politikadaki yön arayışı sürerken, ASAL Araştırma’nın Mart 2026 tarihli anketi kamuoyunun beklentilerine ışık tuttu. Özellikle İsrail-İran gerilimi konusunda ortaya çıkan sonuçlar, toplumun büyük ölçüde temkinli ve stratejik bir yaklaşımı benimsediğini gösteriyor.

Dengeli Politika Talebi Öne Çıktı

Araştırmaya katılanların yüzde 69,2’si, Türkiye’nin taraf olmak yerine dengeli bir politika izleyerek arabulucu rolü üstlenmesi gerektiğini savundu. Bu sonuç, Türkiye’nin bölgesel güç kimliğini pekiştirecek akılcı ve istikrarlı adımlara duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor.

İran’a Destek Görüşü İkinci Sırada

Ankette “İran’ı desteklemeli” diyenlerin oranı yüzde 23,0 olarak ölçüldü. Buna karşılık “İsrail’i desteklemeli” görüşü yalnızca yüzde 3,6’da kaldı. Katılımcıların yüzde 4,2’si ise herhangi bir görüş belirtmedi.

26 İlde 2 Bin Kişiyle Yapıldı

Türkiye genelinde 26 ilde 2 bin kişiyle gerçekleştirilen araştırma, halkın dış politikada çatışmadan ziyade denge ve diplomasiye öncelik verilmesini istediğini net biçimde ortaya koydu. Bu tablo, Türkiye’nin bölgesel krizlerde yapıcı ve yönlendirici bir aktör olabileceğine işaret ediyor.