İstanbul Bilgi Üniversitesi, ana şirketi Can Holding'e yönelik düzenlenen kapsamlı adli operasyonların ve kara para aklama suçlamalarının ardından bu noktaya ulaştı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu el koyma kararlarıyla başlayan yasal süreç, cumhurbaşkanlığı kararıyla üniversitenin kapısına kilit vurulmasıyla son buldu.
Kapatılma kararının hukuki ve finansal gerekçeleri
Üniversitenin kapısına kilit vurulmasına neden olan süreç, 2025 yılının son aylarında holding genelinde yürütülen soruşturmalarla başladı. Emniyet güçlerinin suç örgütü kurmak, dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarıyla gerçekleştirdiği operasyonlar sonucunda grubun 121 şirketine el konuldu. Bu şirketlerin bünyesindeki eğitim iştirakleri de yasal incelemelerin odağı haline geldi.
Adli makamlarca yürütülen takibat kapsamında, vakfın mütevelli heyeti Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla görevinden uzaklaştırıldı. Devletin kontrolündeki Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından atanan kayyım heyeti, kurumu bir süre yönetse de nihai kapatma kararının önüne geçemedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi kurumsal geçmişi ve sahibi
Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 7 Haziran 1996 tarihinde sivil bir girişim olarak kurulan okul, Türkiye'nin çağdaş yükseköğretim yapısında önemli roller üstlendi. Kurulduğu günden bu yana binlerce mezun veren ve geniş bir akademik kadroya ulaşan yapı, 2019 yılında Can Holding bünyesine katıldı.
Can Holding yönetiminde Doğa Bilgi Okulları İşletmeciliği üzerinden idare edilen eğitim kurumu, son dönemde mali sıkıntılarla anılmaya başlandı. Sekiz fakültesi ve 150'den fazla programıyla 20 bini aşkın öğrenciye hizmet sunan kampüslerin mülkiyeti, bu süreçte tamamen kayyım heyetine geçti.
Öğrencilerin eğitim süreçleri ve gelecekleri
Alınan bu şok kararın ardından okulda eğitim alan binlerce genç ve mezun büyük bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı. Öğrencilerin eğitim hayatının sekteye uğramaması adına Yükseköğretim Kurulu devreye girerek mevzuat hükümlerini uygulamaya koydu.
Yasal prosedürler uyarınca faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumlarının öğrencileri garantör okul bünyesine aktarılıyor. Bu kapsamda, tüm kayıtlı öğrenciler eğitimlerine resmi garantör olarak belirlenen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi çatısı altında devam edecek.
