İstanbul
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM İstanbul'da korkutan tablo! Risk giderek büyüyor

İstanbul'da korkutan tablo! Risk giderek büyüyor

İstanbul’da kış aylarında beklenen yağışların yetersiz kalmasıyla baraj doluluk oranı yüzde 40 seviyesinde ölçüldü. Prof. Dr. Meriç Albay, hazirana en az yüzde 70 dolulukla girilmesi gerektiğini, aksi halde su sıkıntısının ağustosta başlayabileceğini belirtti.

Kış mevsiminde beklenen yağışların yetersizliği, İstanbul'daki barajların rezerv seviyelerini olumsuz etkiledi. Son veriler, baraj doluluk oranlarının sadece yüzde 40 civarında seyrettiğini gösterirken, bu durumun normalin altında olduğu ve bahar dönemine kadar iyileşme beklentisinin bulunduğu ifade edildi.

Barajların Doluluk Durumu

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, Marmara Bölgesi'ndeki su seviyelerinin mevsim normlarının oldukça altında kaldığını belirtti. Özellikle İstanbul'daki barajların yaklaşık yüzde 60’lık bir oranının boş olduğunu vurgulayan Albay, ocak ayı itibarıyla doluluk oranlarının en az yüzde 60 seviyesinde olması gerektiğinin altını çizdi. Hiç şüphesiz, ideal doluluk oranlarının hedeflenmesi gereken değerler arasında yüzde 70 ile 80 arası yer alıyor. Bu seviyelerin altındaki durumlar, yaz ayında su sıkıntısına yol açabilecek riskleri beraberinde getiriyor.

Kritik Haziran Dönemi

Prof. Dr. Albay, mayıs-haziran dönemi yaklaşırken doluluk seviyesinin kritik bir eşik olduğunu belirtti. Haziran ayına en az yüzde 70 doluluk oranıyla girilmesi gerektiğini ifade eden Albay, bu düzeye ulaşılamaması durumunda geçmişte yaşanan su krizlerinin tekrar edebileceği uyarısında bulundu. Özellikle yaz aylarında İstanbul'un günlük su tüketiminin 3 milyon metreküpü aşması, bu durumu daha da önemli kılıyor. Tüketimin yüksek olması ve buharlaşmanın artması, su rezervlerinin hızla azalmasına neden olabilir.

Buharlaşmanın Etkisi

Hava sıcaklıklarındaki artışla birlikte buharlaşmanın su yönetimi üzerindeki etkisi de belirgin bir şekilde artmakta. Albay, bu durumda geçen yılki verilerle karşılaştırıldığında buharlaşmanın kritik bir faktör haline geldiğini vurguladı. Başka yıllarda bu durum göz ardı edilirken, günümüzde barajlardaki suyun önemli bir kısmı buharlaşma yoluyla kaybolmakta. Dolayısıyla, haziranda olabildiğince yüksek doluluk oranlarına ulaşılmasının su yönetimi için elzem olduğunu belirtmekte fayda var.

Melen Çayı ve Nüfus Baskısı

Melen Çayı, İstanbul'un su ihtiyacının karşılanmasında önemli bir kaynak olsa da, yalnız başına yeterli olmayacağı konusunda uyarılar yapıldı. Prof. Albay, uzun süreli kuraklık durumlarında Melen Çayı'nın debisinin azalabileceğinden endişe duyuyor. Ayrıca, İstanbul'un nüfus artışı, su bütçesi üzerinde ek bir baskı oluşturuyor. Marmara Bölgesi, Türkiye'nin toplam su varlığının yaklaşık yüzde 4'ünü barındırmasına rağmen, bu bölgedeki nüfusun yaklaşık yüzde 29'unun burada yaşadığı gerçeği, su sıkıntısı riskini artırıyor.

Sapanca ve İznik Su Seviyeleri

İstanbul'un içme suyu kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, son dönemdeki kuraklık ve artan tüketim baskısıyla su seviyesinin kritik rakamlara gerilediğini göstermekte. Albay, son yağışlarla birlikte göldeki su seviyesinin 28,8 metre kotuna yükseldiğini ancak bu seviyedeki birkaç santimetrelik düşüşlerin bile önemli miktarda su kaybı anlamına geldiğini kaydetti. Ayrıca, İznik Gölü’nde de benzer şekilde su seviyelerinin düşmesi, ekosistem üzerindeki baskıyı artırıyor. Sanayi kullanımının etkileri, su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından ciddi tehditler oluşturuyor.

Su Verimliliği ve Gri Su Kullanımı

Sonuç olarak, su krizine karşı alınması gereken önlemler arasında gri su kullanımının yaygınlaşması ve su verimliliğinin artırılması da yer almakta. Prof. Albay, barajlar dolu olsa bile suyun dikkatli bir şekilde kullanılması gerektiğini ifade etti. Sadece rezervlerin dolu olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Albay, su tasarrufunun sürdürülebilir yönetim stratejileri arasında yer aldığını belirtiyor.