İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, kamuoyunda “yüksek kârlı gizli fon” olarak bilinen dolandırıcılık davasına ilişkin istinaf incelemesini tamamladı. Daire, sanık Seçil Erzan hakkında verilen hapis cezasını bozarak dosyayı yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderdi.
İstinaf incelemesi tamamlandı
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen hükmün incelenmesi kapsamında yapılan değerlendirmede, “nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından kurulan hüküm ele alındı. İstinaf dairesi, kararın usul yönünden eksiklikler içerdiğini belirledi.
Usul eksiklikleri tespit edildi
Daire, yerel mahkemenin kararında birleşen dosyalara ilişkin bilgilerin hükümde yer almamasının denetimi zorlaştırdığını ifade etti. Bu durumun usul eksikliği oluşturduğunu belirten mahkeme, istinaf başvurularını kabul etti.
Karar bozuldu, dosya geri gönderildi
İstinaf mahkemesi, tespit edilen eksiklikler doğrultusunda yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu. Dosyanın yeniden değerlendirilmesi için İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmedildi.
Diğer sanıklar hakkında da değerlendirme yapıldı
Aynı dosyada yargılanan bazı sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararları da benzer gerekçelerle bozuldu. Bazı sanıklar yönünden verilen kararların ise hukuka uygun olduğu değerlendirildiği bildirildi.
Davanın geçmişi
İddianamede, Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent şubesinde müdür olarak görev yaptığı dönemde, yüksek kâr vaadiyle çok sayıda kişiden para topladığı belirtildi. Mağdurlara, kamuoyunda tanınan bazı isimlerin de içinde yer aldığı bir fon bulunduğu izlenimi verildiği ancak böyle bir fonun gerçekte olmadığı ifade edildi.
Sahte belgelerle güven oluşturduğu iddiası
İddianamede ayrıca, sanığın müştekilerden aldığı paralara ilişkin sahte belgeler düzenlediği, bu belgelerde banka kaşesi ve ıslak imza kullanarak güven oluşturduğu kaydedildi.
Yerel mahkemenin önceki kararı
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Aralık 2025 tarihinde açıkladığı kararda Seçil Erzan’ı “nitelikli dolandırıcılık”, “özel belgede sahtecilik” ve “güveni kötüye kullanma” suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı.
