İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
63.457,47 %-0.49
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM İYİ Parti'den Balıkesir'de "Bayrak Açıyoruz" mitingi: Dervişoğlu'ndan dikkat çeken sözler

İYİ Parti'den Balıkesir'de "Bayrak Açıyoruz" mitingi: Dervişoğlu'ndan dikkat çeken sözler

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Balıkesir'de düzenlenen "Bayrak Açıyoruz" mitinginde çerçeve yasaya tepki gösterdi. Dervişoğlu, "Bu af yasası Türk milletinin infazıdır" diyerek hükümete yönelik sert eleştirilerde bulundu.

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

İYİ Parti, daha önce düzenlediği bayrak mitinglerinin ardından bu kez "Bayrağı açma vakti, işte tam da bu zaman!" sloganıyla Balıkesir'de vatandaşlarla buluştu.

Partinin milli değerler, birlik ve beraberlik mesajlarıyla düzenlediği ikinci büyük bayrak mitingine binlerce vatandaş katıldı.

DERVİŞOĞLU TÜRK BAYRAĞINI GÖNDERE ÇEKTİ

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalık bayrak mitinginde Türk bayrağını göndere çekti. Meydanda "Meydandan Şehitler ölmez vatan bölünmez." "Ne Mutlu Türk'üm diyene" sloganları atıldı.

Dervişoğlu, miting alanında yaptığı konuşmada Türkiye'nin gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

"ERDOĞAN, BAHÇELİ VE ÖCALAN'DAN OLUŞAN ÜÇLÜ KOALİSYON"

AKP iktidarının dış politikasını ve geçmişteki siyasi süreçlerini eleştiren Dervişoğlu, 1 Mart tezkeresinden Büyük Ortadoğu Projesi'ne kadar çeşitli konulara değindi. "25 yıldır ellerinde aynı balyoz var. Cumhuriyetimize, milli devletimize vurdukça vuruyorlar" diyen Dervişoğlu, "Etiketini okuyayım size o balyozun: ‘İsrail’de tasarlanmıştır. Amerika’da üretilmiştir. İngiltere’den ithal edilmiştir.’ Yirmi beş yıldır bu Cumhuriyet o balyozla sarsılıyor" ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmesinde ise, “Çerçeve çerçeve diye konuştukları rezaletin yaldızlı varaklarını değil, içindekini söylüyoruz. Şimdi de ressamlarını söyleyeyim: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’dan oluşan üçlü koalisyondur. İlham kaynaklarını ve hocalarını da pekâlâ hepimiz tanıyoruz” dedi.

"KİM KİMLE SAVAŞTI DA SEN BARIŞTIN?"

Süreç boyunca dile getirilen "barış ve kardeşlik" söylemine de karşı çıkan Dervişoğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a seslenerek, "Diyorlar ki herkes barış ve kardeşlik diliyle konuşmak zorundaymış, bizler ‘barış’ ortamını bozuyormuşuz. Kim kiminle barışıyor Numan Efendi? Kim kimle savaştı da sen barıştın ve biz geri kaldık?" diye konuştu.

Dervişoğlu, sürecin daha hızlı ilerlemesi gerektiği yönündeki açıklamalara da tepki göstererek, "Diyorlar ki atılacak adımlarda acele edilmeliymiş, yoksa süreç enfekte edilirmiş. Yahu sizin Cumhuriyet düşmanlığınızdan âlâ enfeksiyon mu var? Sizin komün fantezilerinizden öte, Öcalan sevdanızdan âlâ hastalık mı var? Türkiye’nin Lübnanlaşmasından, Iraklaşmasından, Suriyelileşmesinden âlâ felaket mi var?" dedi.

"YETMEZ AMA EVETÇİLERE DE YETER"

Çerçeve yasayı hazırlayan siyasi anlayışın Cumhuriyet'e yönelik yaklaşımını eleştiren Dervişoğlu, "Bu sözde süreci pişirenlerin, bu paçavra yasayı hazırlayanların bir yarısı bu ülkenin 103 yıllık Cumhuriyet tarihini reklam arası olarak görürken, bir yarısı da zulüm tarihi olarak görüyor. Ve bu zihinler bir araya gelip sözde süreç başlatıyor. Bu ihanete karşı çıkanlar da buradadır. İşte seçilecek taraf budur" ifadelerini kullandı.

2007, 2009, 2010, 2017 ve 2025 yıllarında yaşanan siyasi süreçlere değinen Dervişoğlu, "Hepsi özenle seçilmiş sözcüklerle, ‘yetmez ama evet’lerle geldi. Hepsiyle bu ülkenin kurucu ilkelerini sakatladılar. Şimdi yine aynı türküyü söylüyor, herkesin de eşlik etmesini istiyorlar. Biz ise bunu ne olursa olsun reddediyoruz" dedi.

Dervişoğlu, sözlerini, "Yeter artık, size de ortaklarınıza da yeter diyoruz. Evetçilere de, ‘havetçilere’ de, yetmez ama evetçilere de yeter. Siz kanmaktan bıkmadınız, biz kandırılmanızdan bıktık" diye sürdürdü.

"EY KÜRT KARDEŞİM, GEL BERABER SORALIM"

Dervişoğlu, Kürt vatandaşlara da hitap ederek, "Ey Kürt kardeşim, seni Cumhuriyet’ten hesap sormaya itenler var. Hepsi bir ağız etmiş, sana bunu söylüyorlar. Bunlar ki biri 35 senedir seni temsil ettiğini söylüyor, bir diğeri de 25 senedir ülke yönetiyor" dedi.

Dervişoğlu, "Sen onlara, hepimize çocuk gelinleri sor. Kadın cinayetlerini, sana yaşatılan zorbalıkları sor. 25 yıldır bitiremedikleri GAP’ı, yapılmamış tren yollarını, söz verilip açılmayan fabrikaların hesabını sor. Gel beraber soralım. İşte o zaman o zılgıtlar, halaylar, zeybekler, horonlar; hepsi hürriyete yükselir, demokrasiye yükselir" ifadelerini kullandı.

GAZİLERİN MECLİS'E ALINMAMASINI HATIRLATTI

İktidarın toplumsal sorunlara çözüm üretemediğini savunan Dervişoğlu, maden işçilerinin yaşadığı sorunlara değindikten sonra gazilerin TBMM önünde karşılaştığı olayları da gündeme getirdi. Dervişoğlu, "Bunlar terör gazisinin bile hakkına giriyor. Bacağını vatana feda etmiş kahramanları tehlikeli görüp Meclis’e sokmuyorlar. Önlerine polis ekipleri yığıyorlar. Soruyorum, bunlar mı bizim sorunlarımızı çözecekler?" dedi.

"BİZİM İÇİN BU TERÖRİSTE AF YASASIDIR"

İYİ Parti'nin çerçeve yasaya karşı tutumunda herhangi bir değişiklik olmayacağını belirten Dervişoğlu, "Kim ne derse desin, biz bu kalkışmayı ceketimizi ilikleyip normalleştirmeyeceğiz. Bugünün bir yarını olduğunu biliyoruz. Bizim için bu teröriste af yasasıdır. Tsunaminin ilk dalgasıdır" dedi.

Partisine yönelik saldırıların artacağı yönündeki değerlendirmelere de değinen Dervişoğlu, "Bize bunların bedelini ödeteceklermiş. Partimize saldırıları arttıracaklarmış. Umurumda bile değil. Demek ki doğru yoldayız. Ben kutlu çınarların budaklarında büyümüşüm, gözümü hiçbir şeyden sakınmam" ifadelerini kullandı.

Partisinden ayrılan isimleri de eleştiren Dervişoğlu, "Bu Cumhuriyet yeksan olduktan sonra, 150 yıllık meşveretimiz yıkıldıktan sonra bunu dert etmeyip anket puanı peşinde her kim koşuyorsa alsın o puanların hesabını görsün. Vekillik maaşı peşinde koşuyorsa rozet değil, isterse boynuna tasma taksın, umurumda bile değil. Sokakta milletin, aynada kendinin, evde çocuğunun yüzüne bakamıyorsa Allah onun cezasını zaten vermiştir" diye konuştu.

"BİZ TÜRKLÜK MEVZİİSİNİ TERK ETMEYECEĞİZ"

Türkiye'nin içinde bulunduğu süreci Kurtuluş Savaşı dönemine benzeten Dervişoğlu, "Bizim için 1921’de Polatlı’dan gelen düşman top sesleri neyse, ihanet süreci de odur. Bunu düğün davulu zanneden varsa zil takıp oynayabilir. Ama biz 41 Bayrak Adam’ın yolundan yürüyoruz. Biz Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz. Cumhuriyet menzilinden sapmayacağız. Bir vatan daha kaybetmeyecek, bir millet daha yitirmeyeceğiz. Herkes bunu böyle bilsin" dedi.

Dervişoğlu konuşmasını, "Adaletsizliğe açtık bayrağımızı. Riyakârlığa açtık bayrağımızı. Gazinin bıraktığı can parçasına, şehidin akıttığı kan hatırına, nice anne, baba, evladın ve eşlerin gözyaşları için açtık. Bizim olanı bizden alanlara açtık. Bizi bizden koparanlara açtık bayrağımızı. Yemin yere düşmesin diye açtık. Bir vatanımız var, bir Cumhuriyetimiz var, bize bırakılmış bir emanet var, bunun için açtık bayrağımızı" sözleriyle sürdürdü.

"Her gecenin bir gündüzü var, bakmak istersek. Her Firavun’un bir Musa’sı var, bulmak istersek. Her yanımızda umut var, tutmak istersek" diyen Dervişoğlu, yurttaşlara "O halde tutun ellerimden, düşün peşime" diye seslendi.

Dervişoğlu, konuşmasını "Çaresiz de değiliz, umutsuz da. Son bulsun teslimiyet, yıkılsın zillet. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın millet" sözleriyle tamamladı. Mitingin ardından Dervişoğlu liderliğinde kentte "Bayrak Açıyorum" yürüyüşü gerçekleştirildi. Binlerce vatandaş, "Bebek katiline af yok", "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganları atarak ve dövizler taşıyarak yürüdü.

Dervişoğlu, açıklamalarının devamında şunları söyledi,

"KAYYUM HEPİMİZİN BAŞINDADIR"

"Türkiye’yi birbirine güvensiz, kırgın ve kızgın kılan tezgahı ve şeytanlığı ifşa etmek istiyorum. Bu siyaset ki kendini tek başına kılmak için siyaseti butlanlarla cendereye alıyor, İmralı’yı iktidarına ortak edebiliyor. Bütün bunlar eş zamanlıdır ve ortak amaçlıdır. Kısaca kayyum hepimizin başındadır. Tüm muhataplar dinlesin isterim.

"ŞAHIS REJİMİNDEN ŞAHIS DEVLETİNE GEÇİŞİN GİRİZGAHI"

Bugün, malum milletvekillerine sarayın ikna odalarında yarınlar yokmuşçasına ruhlarını sattırabilen utanmazlık sadece bir aritmetik hesabından ibaret değildir. Belediye başkanlarının ya rozet ya Silivri kumpaslarıyla "Erdoğan’ın elini öpüp hizmete devam" diyebildiği yüzsüzlük sadece korkudan değildir. Bu, şahıs rejiminden şahıs devletine geçişin girizgahıdır.

"TÜRKİYE'Yİ TUTSAK ALAN SİSTEM"

Bu meselenin bütün toplumu ilgilendirdiğini savunan Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu sorun hepimizin ortak sorunudur. Ortada apaçık duran bir şey var: Tüm Türkiye’yi, tüm siyaseti tutsak almış; ekonomiyi, piyasaları, üretim sektörlerini, medyayı, akademiyi, yargıyı, odaları, dernekleri, sendikaları, siyasi partileri ve elbette Türkiye’nin tüm organlarını yedi kollu canavar gibi saran bir sistemden bahsediyorum.

"SİSTEMİN MERKEZİ BEŞTEPE SARAYIDIR"

O sistemin merkezi Kuvayı milliye Meydanı değil, Beştepe Sarayı'dır.

"MİLLETİ SİYASETTEN SOĞUTMAK İSTİYORLAR"

İstiyorlar ki bu meydanlar olmasın, olursa da dolmasın. İstiyorlar ki kimse kendilerine "Yok öyle yağma!" demesin. Bu meydanda toplanan bizleri; gönlü, kalbi bu meydanda atan, bizim gibi düşünen milleti bu hayattan silmek istiyorlar. Siyasi partileri anlamsız, Meclis’i de gereksiz kılarak milletin kurallara ve kurumlara olan güvenini tamamen yok etmek istiyorlar. Türk milletini siyasetten uzaklaştırmak istiyorlar.

O eski hikayelerin leş yiyici akbabaları gibi etimizden et kopartarak bizi yok etmek istemeleri de bundandır. Ne zaman hoşlarına gitmeyecek bir şey olsa zaman ayarlı bombaları harekete geçirmeleri de bundandır. "Bizi beğenmiyorsunuz ama bakın bunların haline!" dedirtmek suretiyle milleti siyasetten soğutmak istiyorlar.

"BİZİM KALEMİZ ANADOLU KALESİDİR"

Milli Mücadele'nin bu önemli şehrinde Mehmet Akif'in Zağnos Paşa Camii'nden yükselen vaazına atıfta bulunan Dervişoğlu şöyle konuştu:

"Milletler topla, tüfekle, zırhlı ordularla, teyyarelerle yıkılamıyor ve yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki bağlar çözülerek herkes kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek sevdasına düştüğü zaman yıkılır. Atalarımızın 'Kale içinden alınır' sözü kadar büyük söz söylenmemiştir."

Bunu söyleyen Mehmet Akif; ben bu sözü tekrarlamayı bir vazife biliyorum. Bilsinler ki bizim kalemiz Anadolu kalesidir.

"İYİ PARTİ MİLLİ DEVLET DÜSTURUNUN YIKILMAZ SON KALESİDİR"

Dervişoğlu, İYİ Parti'nin siyasi duruşuna ilişkin, "İYİ Parti, Türk’ün milli devlet düsturunun yıkılmaz son kalesidir. Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Türkiye’yi işgal etmiş ve çepeçevre kuşatmış düşman, Türk milletini nasıl yıkamadıysa sen de bu kaleyi yıkamazsın Recep Tayyip Erdoğan. Bu kalenin taşlarında kazılı sözler vardır. Sen bu kaleyi yıkamazsın Recep Tayyip Erdoğan. Her bir taşından yeni bir kale yükselir de hangi sarayda oturursan otur, senin yine karşına dikilir. Bir ölür, bin diriliriz; sen bu kaleyi yıkamazsın Erdoğan." dedi.

"BU ÜLKENİN BAŞINA GELEN BELA EN AZ ÖCALAN KADAR..."

APO denen o eşkıya, vatan haini kim? Kim ki siz onun adını anarak ağızlarınızı kirletiyorsunuz? Bu ülkenin başına gelen bela, en az Öcalan kadar bu ülkeyi yönettiğini zannedenlerdir!

"SEN NE YAPARSAN YAP, BU MİLLET SANA MECBUR KALMAYACAK"

Ben Erdoğan’a sesleniyorum: Hangi akbabayı etimizden et koparması için gönderirsen gönder, bizi acıtmaz. Sana "Hayır!" dediğimiz için, ihanete baş eğmediğimiz için sen bizi cezalandırdığını zannediyorsun da bu yaptığın iş bizi azaltmaz. Senin hanedan planına itiraz ettiğimiz için bize fatura kestiğini zannediyorsun ya, hepsi bize vız gelir! Sen ne yaparsan yap, kimse sana mecbur olmayacak. Bu millet sana mecbur kalmayacak!

"ALNIMIZ AK, BAŞIMIZ DİKTİR"

Bu meydana milletin susmayacağını haykırmaya geldim. Kardeşlerin, 41 bayrak adamın bir asır önce bayrak açtığı topraklarda tek yumruk olduğu cesaretteyiz. Aynı duygularla, aynı iradeyle, aynı iman kudretiyle ayaktayız. Alnımız o günkü gibi, 41 bayrak adam gibi aktır; başımız onların başı gibi diktir. Çünkü hürriyet ile istiklal, bir annenin evladına sevgisi gibi bu milletin bütünleştirici parçasıdır. Onsuz olmaz. Bu millet, istiklali tam olmadan yaşayamaz.

"BİZ BUNLARI DİYEMEYİZ, BİZ SUSMAYACAĞIZ"

Büyük milletimin asil evlatları, sevgili kardeşlerim; diyorlar ki bizlerin sayısı azmış, daha da azaltacaklarmış. Onlar ise çokmuş, pek çoklarmış. Bu yüzden ne diyorlarsa "Evet" diyecekmişiz! Cumhuriyetimizi yıkacaklar, biz "Baş üstüne" diyecekmişiz! "FETÖ’de kandırıldık", "Ekonomide dış güçler", deprem olunca "Kader", İmralı'daki caniye de "Kardeş" diyecekmişiz! 25 yıldır devam eden yağmaya, helal rızıklarımızdan çalıp Karun gibi zengin olanlara, vergimizle sefa sürenlere ses çıkarmayacak, "Bir ömür yetmez" diyecekmişiz!

Biz bunları diyemeyiz! Biz susmayacağız!

"TÖRENİ KİM BOZABİLİR?"

Büyük Türk milleti; üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin ilini ve senin töreni kim bozabilir?

"TÜRK MİLLETİ BUNA KAYITSIZ KALACAK ÖYLE Mİ?"

Türk milleti; İmralı’nın bileklerine, iktidarın açık pazarlığına, Kandil'in gediklerine ses etmeyecekmiş... Hapishanelerden, terör kamplarından, Avrupa’dan gelecek 9 bin teröristin, zehir tacirinin elini kolunu sallayarak dolaşmasını izleyecekmiş, öyle mi? Şehirlerimizde, sokaklarımızda, çarşılarımızda mafyası, çetesi, karteli azmış gibi milletin başına yeni belalar musallat edecekler; biz de bunlara kayıtsız kalacağız, öyle mi?

50 yıl silahla başaramadıklarını siyasette yapmalarına izin veren bu yasaya karşı bizler de dilimize dikkat edecekmişiz, öyle mi? Ve yine bizler; Kürt kardeşlerimizi PKK ile eşitleme formülünü demokrasi diye kutsayacakmışız, öyle mi? Kardeşin kardeşle arasına duvarlar koyacakmışız, Öcalan’ın kayyum memurluğuna minnettar olacakmışız, öyle mi?

"BU AF YASASI TÜRK MİLLETİNİN İNFAZIDIR"

Çıkartılan af değilmiş, infazmış! Bu eğer infazsa Türk milletinin infazıdır! Cumhuriyetin infazıdır. Onun temeli olan milli devletin infazıdır. Tepeden tırnağa Türk hukukunun infazıdır. Bu kalkışma ancak Yassıada kararları kadar meşrudur, 12 Eylül kadar yasaldır, 28 Şubat kadar demokrattır!

"HİKAYE ANLATMAYI BIRAKIN, BİR KERE DE MERT OLUN!"

Anlatıyorlar; kurullar olacakmış, TBMM izleyecekmiş... Kaç kişi yararlanacak sen onu söyle, hikaye anlatmayı bırak. Şeytan alemine açtığınız bu kapıdan kaç zebani geçecekmiş sen onu anlat, palavrayı bırak.

Bir kere olsun da bu millete doğruyu söyleyin. Bir kere de mert olun, çıkın söyleyin: "Ben bu milletin evlatlarının insanca yaşamasına düşmanım" deyin. "Bu milletin hakça yönetilmesine karşıyım" deyin! "Türk milletini kimsesiz bırakmak için uğraşıyoruz" deyin.

Neden mi? Çünkü onlar çoğunluk, biz azınlıkmışız... Çünkü onlar Meclis’te 467 kişi, biz ise azmışız.

"KUVAYI MİLLİYE YALNIZ BEN DEĞİLİM, BÜTÜN MİLLETTİR"

Kuvayı milliye yalnız ben değilim, bütün millettir! Türk milleti bu çerçeve yasaya baş eğmeyecektir. Teklif henüz yayınlanmadı; ama şunu bilin: Hiçbir çoğunluk yanlışı doğruya, haksızı haklıya çıkarmaz. Tek çare mücadeledir, tek yol mukavemettir. Bilsinler ki bize şerefimizle yaşayacak, haysiyetimizle ölecek vatandan başkası lazım değildir! Bize lazım olan şey vatanımızdır.

"O BALYOZ İSRAİL’DE TASARLANMIŞ, ABD’DE ÜRETİLMİŞTİR"

AK Parti iktidarının 25. yılını kutladığını belirten Dervişoğlu, iktidarın kutlamalarına ilişkin eleştirilerini de dile getirdi.

AK Parti iktidarının 25. yılını kutluyor. Salonları süslemiş, ışıkları yakmış, şakşakçıları da toplamışlar... Bir de milletin karşısına geçip çeyrek asırlık hikayelerini anlatıyorlar. Ben size buradan işin gerçeğini anlatayım:

Daha "Bismillah" deyip iş başına geldiler, 1 Mart Tezkeresi'yle çıktılar yola. Amerikan askerlerini Türkiye’ye sokmaya kalktılar. Kıbrıs’ı iktidarlarının diyeti olarak vermeye çalıştılar. BOP projesinde eş başkan olduklarını millete haykırdılar. 25 yıldır ellerinde balyoz var; Cumhuriyetimize ve milletimize vurdukça vuruyorlar! O balyozun etiketini okuyayım size: İsrail’de tasarlanmıştır, ABD’de üretilmiştir, İngiltere’den de ithal edilmiştirç

25 yıldır bu Cumhuriyet ellerindeki balyozla sarsılıyor. Hürriyetlerimiz tırpan yiyor, mutluluğumuz kıyıma uğruyor, huzurumuz her gün biçiliyor, alın terimiz yağmalanıyor. 25 yıllık destan bu işte.

"SİZİN BAŞARI DEDİĞİNİZ ŞEY BAŞTAN SONA MİLLİ FELAKETTİR"

Dervişoğlu, iktidarın ekonomi politikalarını da eleştirerek, "Dünya 7 dolara yerken Türkiye’ye 21 dolara et yedirmek midir başarı? Enerji fiyatı Avrupa’da yüzde 7 artarken Türkiye’de yüzde 277 artırmak mıdır başarı?" dedi.

Sözlerini sürdüren Dervişoğlu, "Sizin başarı dediğiniz şey baştan sona milli felakettir! 25 yılda en çok büyüyen şey trafik ve cezaevleri oldu. Refahı değil, sefaleti büyüttüler. Toprağın bereketini kuruttular. Şimdi bir de bunu başarı diye takdim etmeye çalışıyorlar. Millete taksitle bulgur, yağ aldıran başarı bu. Nüfusumuzu tüketen, ailemizi dağıtan başarı bu. Emeklinin ömrünü yediniz, gençlerin hayalini yıktınız; hâlâ başarıdan bahsediyorsunuz. Çalışanın yarısını asgari ücrete sıkıştırıp o ücreti de açlık sınırının altına gömdünüz. İşte sizin 25 yıllık destanınız budur." ifadelerini kullandı.

"SİZİ MEHTER MARŞI İLE UĞURLAYACAĞIZ"

Dervişoğlu, iktidara yönelik eleştirilerini sürdürerek, "Mehter marşı çalmıştınız ya, sizi o marşla uğurlayacağız! Ama önce seçimde hücum marşı çalacağız, ne olacağınızı göstereceğiz size." dedi.

Konuşmasının sonunda Dervişoğlu, "Hiç bu milleti boş yere kandırmayın. İngiltere ile borsacılık oynuyorsunuz, Trump ile "Emret komutanım!" oynuyorsunuz. Bütün bunların hesabını sormak için geliyoruz. Sıkı durun." ifadelerini kullandı.