CHP’de son dönemde gündeme gelen yolsuzluk iddiaları ve parti içi tartışmalar sürerken, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamalar siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı. Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından yayımladığı videonun ardından, kendisine yakın isimler tarafından 10 maddelik manifesto paylaşıldı.
Parti içinde yaşanan gelişmeler nedeniyle tepkilerin arttığı süreçte açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu, videolu mesajında CHP yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu. Kılıçdaroğlu açıklamasında, “CHP, bize bir emanettir. Emanete kara çalınamaz. Bu ulu çınarın gölgesi haramın sığınağı olamaz. Gerektiğinde arınmayı da bilir. Susmamı ya da başka şeyler söylememi bekleyenler var. İftiralarınız da tehditleriniz de vız gelir” ifadelerini kullandı.
CHP içinde destek mesajları paylaşıldı
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının ardından parti içerisindeki bazı milletvekilleri destek mesajları yayımladı. İddialara göre 22 milletvekili, eski Genel Başkan’ın videosunu sosyal medya hesaplarından yeniden paylaştı.
Destek açıklamaları yalnızca milletvekilleriyle sınırlı kalmadı. CHP’li Ali Haydar Fırat ile Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin sosyal medya üzerinden mevcut parti yönetimine karşı 10 maddelik manifesto yayımladığı belirtildi.
Manifestoda parti yönetimine eleştiriler sıralandı
Yayımlanan manifestoda CHP’nin ideolojik çizgisinden uzaklaştırıldığı öne sürülürken, parti tabanına “Ayağa kalkın” çağrısı yapıldı. Açıklamada yer alan maddelerde şu ifadeler kullanıldı:
“1- Büyük bir krizin içindeyiz. Ortaya atılan iddialar, dile getirilen ifadeler, itiraflar sadece partimizin bugününü değil, tarihi mirasımızı zedelemekte, geleceğimizi karartmaktadır. Bu çerçevede partimizin üst yönetimi üzerine aldığı tarihsel ve siyasal sorumluluğu yerine getirememektedir.”
“2- Partimizin her türlü operasyona açık hale getirilmesi, buna karşı gerekli politik tavrın örgütlenememesi yönetimsel bir sorundur. Partimizin tarihsel birikimi, mücadele deneyimi, örgütsel gücü bir araya getirilememekte ve yeni bir siyasal tavır üretilememektedir. Bu siyasetsizlik hali partimizi iktidar alternatifi olmaktan çıkarmaktadır.”
“3- Ülkemizin ve partimizin kurucusu, devrimimizin önderi Büyük Atatürk’ten Kemal Kılıçdaroğlu’na hiçbir dönem partimizden bu denli büyük kopuşlar yaşanmamıştır. Buna seyirci kalınamaz. Dün ittifak yaptığımız partilerden milletvekili ya da belediye başkanı transferi ahlaki bir tutum değildir.”
“4- En önemli sermayemiz olan temiz siyasete hiçbir dönem bu kadar ağır darbe vurulmamıştır. Bu konuda bir özeleştiri yapılmaması ve iddialara konu olan üst yönetim ve milletvekillerine ilişkin hiçbir tedbirin alınmaması parti vicdanını yaralamakta ve kamuoyunu derin şüphelere sevk etmektedir.”
“5- Hiçbir dönem partimizin örgütleri, milletvekilleri, belediye başkanları parti üst yönetiminin hatalarına bu denli seyirci kalmamışlardır. Bu suskunluk, iddiaların yüzde 1’i bile doğru olsa asla partimize yakışmayacak bütün olumsuzlukları kabul etmek ve onaylamak anlamını taşımaktadır. Tarih bu suskunluğu affetmeyecektir.”
“6- Partimizde her dönem Genel Başkanlarımız ve parti yönetimimiz demokratik değerler ve kurallar içinde eleştirilmiştir. Bugün buna imkan tanınmasa da tek yol partide kalmak ve parti içi mücadeleyi büyütmektir.”
“7- Kendi iç dinamikleri ile ayağa kalkmayan, özeleştiri yapmayan, cesur bir çıkış ortaya koyamayan siyasal yapıların iktidara alternatif olması söz konusu olamaz. Bugün bir arkadaş grubuyla ve bir belediye başkanı ekibiyle yönetimi pay edilen partimiz, örgütsel dinamiklerinden kopartılmaktadır.”
“8- Partimizin genetik kodlarına dönmesi, kurucu misyonuna ve ideolojik hattına sabitlenmesi popülist ve lümpen kişiliklerin partide yükselişine en büyük engel olacaktır.”
“9- Gün susma, koltuğu koruma, konfor alanında saklanma günü değildir. Gün partiye sahip çıkma günüdür. Gün ülkemizin birliği, dirliği ve özgür geleceği için yeni bir siyaset üretme günüdür.”
“10- Cumhuriyet Halk Partisi sadece ve sadece ülkenin birlik ve bütünlüğüne, Cumhuriyetin kazanımlarına, demokratik düzene ve toplumsal barışa siper olur. Gün ayrışma günü değil, partide birleşerek halkçı ve devrimci bir iradeyi ülke sathına yayma günüdür.”
